Türkiye'de milyonlarca çalışanın uzun süredir yakından takip ettiği sosyal güvenlik düzenlemeleri, yeni bir yasama hamlesiyle tekrar hareketlendi. Geçtiğimiz yıllarda yasalaşan kapsamlı emeklilik reformunun dışında kalarak çok kısa süre farkıyla emeklilik hakkını kaybeden vatandaşlar için hazırlanan yeni yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu sevk edildi. Muhalefet milletvekilleri tarafından hazırlanan bu metin, özellikle sigorta başlangıç tarihi kritik eşiğin biraz gerisinde kalan kesimler arasında büyük bir heyecan yaratmayı başardı.

Mevcut yasal çerçeve içerisinde yer almayan ve kademeli geçiş hakkından yararlanamayan milyonlarca sigortalı, çalışma hayatlarında çok büyük adaletsizlikler yaşandığını dile getiriyor. Uzmanlar tarafından yapılan detaylı analizlerde, sadece birkaç günlük veya aylık farklar nedeniyle insanların emeklilik hayallerinin neredeyse çeyrek asır kadar ertelendiği açıkça görülüyor. Bu durum, aynı dönemlerde ter döken iş arkadaşları veya akranlar arasında çok ciddi ve telafi edilmesi güç sosyal eşitsizliklerin ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Sigorta Başlangıç Tarihlerindeki Büyük Farklılıkların Ortaya Çıkardığı Mağduriyetler

Geçmiş yıllarda hayata geçirilen düzenleme milyonlarca vatandaşa yaş şartı aranmadan emeklilik kapısını aralarken, bu tarihten hemen sonra iş hayatına atılanlar tam anlamıyla bir geçiş süreci duvarına çarptı. Sistemde herhangi bir kademeli yumuşatma öngörülmemesi, 8 Eylül 1999 tarihinden sonra işe girenlerin 58 ve 60 gibi ileri yaşları beklemek zorunda kalmasına neden oldu. Yapılan aktüeryal hesaplamalar ve sosyal güvenlik uzmanlarının değerlendirmeleri, bu kişilerin normal şartlarda hak etmeleri gereken süreden çok daha uzun süre sistemde kalmak zorunda bırakıldığını kanıtlıyor.

Çalışma hayatına yeni atıldığı dönemde yasalardaki ani değişimlerden haberdar olmayan vatandaşlar, bugün orta yaş dönemine geldiklerinde ciddi istihdam problemleriyle karşı karşıya kalıyor. İleri yaşlarda iş bulma imkanlarının oldukça daralması, bu kitlenin ekonomik olarak büyük bir çıkmaza girmesini hızlandırıyor. Prim gün sayılarını fazlasıyla tamamlamış olmalarına rağmen sadece yaş engeline takılan bu insanlar, yıllar boyunca ödedikleri primlerin karşılığını zamanında alamamanın yarattığı psikolojik ve maddi sıkıntılarla mücadele ediyor.

EYT sonrası kademeli emeklilik teklifi Meclis’te: Kimleri kapsıyor?
EYT sonrası kademeli emeklilik teklifi Meclis’te: Kimleri kapsıyor?
İçeriği Görüntüle

Yeni Kanun Tasarısının İçerdiği Maddeler Ve Detaylı Kapsam Alanı

Meclise sunulan yeni kanun teklifi, karmaşık bürokratik süreçleri ortadan kaldırmayı hedefleyen 3 temel maddeden oluşuyor. Tasarının özünü oluşturan düzenleme, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na geçici bir madde eklenmesini öngörüyor. Bu sayede 8 Eylül 1999 sonrasında ilk defa sigortalı statüsüne kavuşmuş olan SSK, Bağ-Kur, tarım sigortası ve Emekli Sandığı mensuplarının tamamının kapsama dahil edilmesi amaçlanıyor.

Kanun teklifinin yasalaşması halinde, gerekli prim gün sayısını ve sigortalılık süresini eksiksiz olarak tamamlayan vatandaşlar, yaş sınırına takılmaksızın doğrudan yazılı başvuru yoluyla emekli aylığı almaya hak kazanacak. Tasarının yürürlük maddesine göre, metnin Resmi Gazete üzerinden yayımlandığı gün itibarıyla uygulamaya geçmesi planlanıyor. Uygulamanın idari ve yürütme sorumluluğunun ise doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamında olacağı taslak metinde açıkça yer alıyor.

Tasarının Yasalaşma İhtimali Ve Sosyal Güvenlik Sistemine Olan Muhtemel Etkileri

Muhalefet partileri tarafından hazırlanarak Meclis'e sunulan kanun tekliflerinin komisyon aşamasında kabul görmesi ve genel kurula gelmesi genellikle zorlu siyasi süreçleri beraberinde getiriyor. İktidar kanadından ve ilgili bakanlıklardan konuyla ilgili yapılan resmi açıklamalarda, sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliğinin korunmasının hayati önem taşıdığı sıkça vurgulanıyor. Bu doğrultuda, teklifin mevcut haliyle doğrudan kabul edilmesinden ziyade, önümüzdeki dönemde gündemde kalmaya devam edeceği ve kapsamlı reform tartışmalarında masada duracağı öngörülüyor.

Sosyal güvenlik uzmanları, bütçe dengeleri gözetilerek yapılacak adil bir kademelendirme formülünün hem çalışanların mağduriyetini gidereceğini hem de devlete olan güveni artıracağını savunuyor. Günümüzde 40 yaş ile 50 yaş aralığında bulunan ve prim gününü çoktan doldurduğu halde yaş bekleyen devasa bir kitle, hükümetten gelecek olumlu sinyalleri yakından izliyor. Önümüzdeki süreçte atılacak adımların, Türkiye'deki çalışma hayatının geleceğini ve milyonlarca ailenin ekonomik refahını doğrudan şekillendirmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi