Ağrı’nın Kadın Futbolcuları Şampiyonluk İçin Sahaya Çıkıyor
Ağrı’nın Kadın Futbolcuları Şampiyonluk İçin Sahaya Çıkıyor
İçeriği Görüntüle

Bir evladın kaybı, bir anne için zamanla geçmeyen, yıllar geçtikçe özlemi daha da büyüyen bir acıya dönüşüyor. Balkis Özer Alkan da 16 yıldır bu acıyla yaşıyor. Henüz 21 yaşındayken askerlik görevini yaptığı sırada hayatını kaybeden oğlu Erdi Alkan'ın ölümünün üzerindeki soru işaretlerinin giderilmesini isteyen anne, yıllardır çaldığı kapılardan sonuç alamadığını söylüyor.

Erdi Alkan, 2010 yılında Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesindeki 3'üncü Zırhlı Tugay Komutanlığı bünyesinde askerlik yaparken koğuşunda ölü bulundu. Ailesine ölümün nedeni konusunda farklı açıklamalar yapıldığı iddiaları ise olayın ardından tartışmalara neden oldu.

Askere sağlıklı gitti, kışlada defalarca revire başvurdu

Oğlunu askere göndermeden önce sağlık kontrollerini yaptırdığını belirten Balkis Özer Alkan, askerlik öncesinde herhangi bir sağlık sorununun bulunmadığını ifade ediyor.

Oğlunun askerlik yaptığı sırada sık sık revire götürüldüğünü ise ölümünden sonra öğrendiğini anlatan anne, bazı günler iki kez sağlık birimine başvurduğunu, 39-40 derece ateşle revire gittiğini belirtiyor.

Alkan'ın en çok üzerinde durduğu konulardan biri de oğlunun sağlık durumunun neden ailesine bildirilmediği ve sık tekrarlanan revir başvurularına rağmen neden hastaneye sevk edilmediği.

“Bana söyleselerdi, ben evladımı oradan çıkarırdım” diyen anne, oğlunun yaşadığı sağlık sorunlarından haberdar edilmediğini dile getiriyor.

Ölümünden bir saat önce annesiyle konuşmuş

Erdi Alkan'ın hayatını kaybetmeden yaklaşık bir saat önce annesiyle görüştüğü belirtiliyor. Oğlunun kendisini ısrarla aradığını ve konuşmak istediğini söyleyen Balkis Özer Alkan, o son telefon görüşmesinin ardından yaşananları hâlâ sorguluyor.

Koğuşta yaşananlara ilişkin anlatımların da kendisini tatmin etmediğini belirten anne, nöbetçi askerin ifadeleri ile olayın gerçekleşme şekli arasında açıklığa kavuşturulması gereken noktalar bulunduğunu savunuyor.

Oğlunun önce yatağında görüldüğünün, daha sonra yerde bulunduğunun anlatıldığını belirten anne, aynı koğuşta uyuyan diğer askerlerin olaya ilişkin ne gördüğünün ve ne duyduğunun açıklanmasını istiyor.

Bir Yıllık Askerdi, Ölüm Sebebi Hâlâ Açıklanmadı Annenin Yürek Yakan Isyanı

Ölüm nedeni konusunda çelişkili açıklamalar iddiası

Ailenin yıllardır yanıt aradığı en önemli sorulardan biri ise Erdi Alkan'ın kesin ölüm nedeni.

Dönemin basınında yer alan haberlerde, aileye önce kalbinin durduğu, daha sonra dilinin boğazına kaçtığı, son olarak da zehirlenme ihtimalinden bahsedildiği aktarılmıştı.

Bu açıklamaların birbirinden farklı olduğunu belirten anne, oğlunun ölümünün bütün yönleriyle araştırılmasını istiyor.

Özellikle oğlunun gözlerinin kan dolduğu bilgisini ölümünden sonra öğrendiğini söyleyen Alkan, askerî revirde yapılan müdahalelerin ve verilen ilaçların da açıklığa kavuşturulmasını talep ediyor.

Ayrıca oğlunun görev yaptığı birlikteki kazan dairesiyle ilgili de şüpheleri olduğunu dile getiren anne, olası zehirlenme ihtimalinin araştırılmasını istiyor. Bu konuda kesinleşmiş bir bulgu bulunduğuna dair ise kamuoyuna yansımış doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

Askerî yargı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı

Erdi Alkan'ın ölümü, dönemin şüpheli asker ölümleri tartışmalarında da gündeme gelmişti.

Sabah ve Evrensel gazetelerinde yayımlanan haberlerde, dönemin Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın milletvekillerine verdiği yanıtlar kapsamında, kışlalarda hayatını kaybeden askerlerle ilgili askerî savcılık kararlarına yer verilmişti.

Bu bilgiler arasında Erdi Alkan'ın ölümü de bulunuyordu. Haberlere göre, 5'inci Kolordu Komutanlığı Askerî Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. Bu karara yapılan itirazın da 3'üncü Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesi tarafından reddedildiği aktarıldı.

Ancak anne Balkis Özer Alkan, verilen kararlara rağmen olayın aydınlatılmadığını düşünüyor. Yıllarca savcılıklara, devlet kurumlarına ve yetkililere başvurduğunu belirten anne, özellikle olay günü görevli kişilerle yüzleşememekten ve sorularına cevap alamamaktan yakınıyor.

Bir Yıllık Askerdi, Ölüm Sebebi Hâlâ Açıklanmadı Annenin Yürek Yakan Isyanı2

Meclis'in kapısına kadar gitti, sesini duyuramadı

Oğlunun ölümünün aydınlatılması için Ankara'ya defalarca gittiğini anlatan anne, Meclis ve Millî Savunma Bakanlığına kadar başvurularda bulunduğunu söylüyor.

Dosyalarını yetkililere ulaştırmaya çalıştığını, Cumhurbaşkanlığına da sesini duyurmak istediğini belirten Alkan, bütün çabalarına rağmen beklediği sonucu alamadığını ifade ediyor.

Yıllar boyunca sürdürdüğü mücadelede kendisini yalnız hissettiğini belirten anne, oğlunun ölümüne ilişkin sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü kişiler hakkında şikâyetçi olduğunu vurguluyor.

“Ben artık sessiz bir mezar taşıyla konuşuyorum”

Balkis Özer Alkan'ın anlattıkları arasında en acı veren bölüm ise oğlunun mezarı başında yaşadığı yalnızlık.

16 yıldır oğlunun mezarını ziyaret ettiğini belirten anne, her gidişinde aynı soruları sorduğunu söylüyor.

“Ne oldu o gün? Ne oldu sana? Hani beni bekliyordun. O gün bana ne diyecektin? Niye beni bu kadar ısrarla çağırdın?” sözleriyle oğluna duyduğu özlemi anlatıyor.

Oğlunun isminin yaşatılmasını ve yaşananların unutulmamasını isteyen Alkan, başka ailelerin benzer acılar yaşamaması için olayın aydınlatılması gerektiğini dile getiriyor.

Yıllardır süren mücadelesini bir kez daha kamuoyuna duyuran anne, yetkililere şu sözlerle sesleniyor:

“Benim sesimi duyun. Herkes elini vicdanına koysun, kendini benim yerime koysun. Ne olur benim yanımda olun. Ne olur bir an önce bu acım son bulsun. Ben de bir derin nefes alayım.”

Muhabir: Büşra Tekin