Basında yer alan bilgilere göre, 10 Şubat 2026 günü sabah saat 06.00 sıralarında Lorin Aryen Turğut’un evine polis baskını düzenlendi. Baskın sırasında evin kapısının kırılarak içeri girildiği, aile bireylerinin yere yatırılarak darp edildiği ve Kürtçe konuştukları gerekçesiyle aynı polisler tarafından ölümle tehdit edildikleri öne sürüldü.
Aranan kişinin evde bulunmaması üzerine ablasının gözaltına alındığı, diğer aile üyelerinin ise kelepçelenmek ve işkenceye maruz bırakılmakla tehdit edildiği aktarıldı. Aynı operasyon sırasında evde bulunan kardeşin, polisler tarafından silah kabzasıyla başına vurulduğu, ameliyatlı olduğunu belirtmesine rağmen defalarca darbe aldığı ve bu şiddet sonucunda kafasında kırık oluştuğunun tespit edildiği ifade edildi.
İçişleri Bakanı’na yöneltilen sorular
Van Milletvekili Zülküf Uçar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yönelttiği soru önergesinde şu konulara açıklık getirilmesini istedi:
Aileye yönelik işkence ve saldırgan tutumla ilgili Bakanlığın herhangi bir girişiminin olup olmadığı,
Kolluk görevlilerinin Kürtçe konuşma gerekçesiyle ölüm tehdidi ve işkence uyguladığı iddiaları karşısında neden herhangi bir tavır alınmadığı,
Irkçı ve hukuk dışı yaklaşımlara yönelik yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı,
Baskın sırasında aile bireylerine yönelik işkence boyutuna varan şiddetin talimatının kim tarafından verildiği,
Ameliyatlı bir yurttaşa ağır şiddet uygulayan polisler hakkında açığa alma ya da idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığı,
Kolluk eliyle işlenen işkence iddialarına rağmen Bakanlığın sessiz kalmasının gerekçesi,
Bu sessizliğin işkence ve hukuk dışı uygulamaların onaylandığı anlamına gelip gelmediği,
Söz konusu kolluk görevlileri hakkında hangi adli ve idari yaptırımların uygulanacağı.
Adalet Bakanı’na da yazılı soru
Uçar, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelttiği ayrı bir yazılı soru önergesinde ise, işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin yargısal süreçlerin neden işletilmediğini sordu. Ev baskınlarının birer işkence yöntemine dönüştüğü iddialarına dikkat çeken Uçar, anayasal hakları güvence altına alacak mekanizmaların kurulup kurulmayacağını da gündeme taşıdı.
Milletvekili Uçar, kamuoyunda sıkça tartışılan işkence vakaları karşısındaki sessizliğin, bu uygulamaların teşvik edildiği ya da onaylandığı anlamına gelip gelmediğinin de açıklığa kavuşturulmasını istedi.






