Milyonlarca öğrencinin geleceğini şekillendirecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde Uzman Psikolojik Danışman ve Türk Psikolojik Danışmanlar Derneği Van İl Başkanı Ferhat Men, öğrenci ve ailelere yönelik kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Sınava sayılı günler kala öğrencilerin akademik hazırlığın yanı sıra psikolojik olarak da sürece doğru şekilde hazırlanmasının önemine vurgu yapan Men, başarıyı artıracak önerilerini paylaştı.

Son Günlerde Yeni Konu Değil, Tekrar Yapılmalı
Sınava kısa süre kala yeni konular öğrenmeye çalışmanın öğrencileri gereksiz yere yorabileceğini belirten Men, “Sınava kısa süre kala yeni konular öğrenmeye çalışmak yerine mevcut bilgilerinizi gözden geçirin. Özet notlarınızı inceleyebilir, daha önce çözdüğünüz sorulara göz atabilir ve eksik hissettiğiniz noktaları kısa tekrarlarla destekleyebilirsiniz. Bu süreçte amaç yeni bilgi yüklemek değil, mevcut bilgileri zihinde aktif tutmaktır. Beyne yapılacak yeni bilgi yüklemeleri zihni yorabilir ve sınav esnasında dikkat eksikliği için zemin oluşturabilir” diyerek mevcut bilgilerin pekiştirilmesinin daha yararlı olacağını söyledi.

Uyku Düzeni Başarı İçin Kritik Öneme Sahip
Sınav performansının temel unsurlarından birinin sağlıklı uyku olduğunu ifade eden Men, “Sınav gecesine bırakılan uyku düzeni ne yazık ki isteneni veremez. Sınav heyecanı da eklenince uykuya dalmakta güçlük çekilebilir. O nedenle uyku düzeninizi en az bir hafta öncesinde ayarlamanız gerekmektedir” sözleriyle öğrencilerin son hafta içerisinde uyku saatlerini sınav sabahına göre ayarlamaları gerektiğini aktardı.

Men, sosyal medya kullanımının da sınırlandırılmasını önererek, “Uyumanıza mani olan sosyal medya platformlarının kullanım süresi azaltılmalı ve yatağa telefonla girilmemelidir. Vaktinizin çoğunu alıp uyku sorunları yaşamanıza neden olan uygulamaları telefonunuzdan kaldırmalısınız” şeklinde konuştu.

Kaygıyı Yönetmek Başarının Anahtarı
Sınav öncesinde heyecan, stres ve kaygı yaşamanın son derece doğal olduğunu anlatan Men, “Kaygılandığınızda nefes egzersizleri yapabilir, kısa yürüyüşlere çıkabilir veya hoşlandığınız aktivitelerle zihninizi rahatlatabilirsiniz” ifadesiyle önemli olanın bu duyguların kontrolü ele geçirmesine izin vermemek olduğunu söyledi.
Men, sınav sırasında yaşanabilecek fiziksel belirtilerin geçici olduğunu vurgulayarak, “Avuç içleriniz terleyebilir ve odaklanmakta sorun yaşayabilirsiniz. Bu durumların geçici olduğunu bilip felaketleştirmeden sınava devam etmeniz durumunda normale döneceğini unutmayın. Çok kısa olacak şekilde suyunuzdan bir yudum alarak birkaç derin ve düzenli nefes aldıktan sonra daha iyi odaklandığınızı göreceksiniz” şeklinde konuştu.

Kendinizi Başkalarıyla Kıyaslamayın
Her öğrencinin öğrenme sürecinin ve çalışma yönteminin farklı olduğuna dikkat çeken Men, “Bu süreçte en önemli kıyaslama, dünkü siz ile bugünkü siz arasındadır” yorumuyla öğrencilerin kendi gelişimlerine odaklanmaları gerektiğini ve sınav anında da yalnızca kendi sınav kağıdına odaklanmalarını tavsiye etti.
Men, “Başkalarının çıkardıkları sesler ve soru çözüm hızları bizi ilgilendirmemelidir. Sınav anında kendinizi başkalarıyla kıyaslayıp geride kaldığınızı düşünmek gerçekçi bir düşünce değildir. Bu, kaygı ve stresin oluşturduğu gerçekçi olmayan bir düşüncedir” dedi.

Sosyal Medya ve Bilgi Kirliliğinden Uzak Durun
Sınav öncesi dönemde sosyal medyada yayılan söylenti ve tahminlerin öğrencilerin kaygısını artırabileceğini hatırlatan Men, “Özellikle sosyal medyada sıklıkla kullandığımız platformlar aracılığıyla ne yazık ki birçok yanlış bilgiye maruz kalmaktayız. Menşeini bilmediğimiz sayfalardaki bilgilere güvenmemeliyiz. Son günlerde dijital ortamda geçirilen süreyi azaltmak ve zihni gereksiz uyaranlardan korumak faydalı olacaktır” anlatımıyla güvenilir olmayan kaynaklardan uzak durulması gerektiğini ifade etti.

Beslenme ve Sıvı Tüketimine Dikkat
Sınav öncesinde alışık olunmayan yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Men, “Düzenli öğünler tüketmeye, yeterli su içmeye ve sindirimi zor gıdalardan uzak durmaya özen gösterin” açıklamasıyla düzenli beslenmenin ve yeterli sıvı tüketiminin zihinsel performansı doğrudan etkilediğini ve aşırı acılı ve yoğun soslu yiyeceklerin de tercih edilmemesi gerektiğini kaydetti.
Men ayrıca sınav akşamından itibaren sıvı tüketiminin kontrollü yapılmasının önemine dikkat çekerek, “Bu kendimizi susuz bırakmak anlamına gelmemelidir. Ancak sınav esnasında heyecandan dolayı mesane normalden fazla çalışma eğilimi gösterebilir. Bu nedenle aşırı sıvı tüketiminden kaçınmak faydalı olacaktır” sözlerini sarf etti.

Sınav Günü Hazırlıkları Önceden Tamamlanmalı
Kimlik kartı, sınav giriş belgesi ve ulaşım planının önceden hazırlanmasının sınav günü yaşanabilecek stresi azaltacağını vurgulayan Men, “Sınavdan en az bir gün önce mutlaka sınav yerimize gidip kontrol etmeliyiz. Sınav saatinden bir saat önce sınav yerinde bulunacak şekilde planlama yapmamız olası çıkacak sorunları engelleyecektir” bilgisini paylaşarak öğrencilerin sınav merkezini önceden görmelerinin önemine değindi.

Sonuca Değil Sürece Odaklanın
Sınavın önemli bir dönüm noktası olduğunu ancak hayatın tamamını belirleyen tek unsur olmadığını belirten Men, “Bugüne kadar gösterdiğiniz çaba ve emek değerlidir. Sınav anında yapmanız gereken şey elinizden gelenin en iyisini ortaya koymaktır. Sınavda başarılı ya da başarısız olmak kendimize verdiğimiz değerin tek belirleyicisi olmamalıdır. Sınav olmaksızın hepiniz çok kıymetlisiniz” şeklinde konuşarak öğrencilerin bugüne kadar gösterdikleri emeğin değerli olduğunu söyledi.

Velilere Önemli Görevler Düşüyor
Ailelerin sınav sürecindeki tutumlarının öğrenciler üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Men, “‘Sakın heyecan yapma’, ‘Bu sınav hayatını belirleyecek’, ‘Mutlaka kazanmalısın’ gibi ifadeler iyi niyetli olsa da öğrencinin üzerindeki baskıyı artırabilir. Bunun yerine güven veren ve destekleyici bir dil kullanmak daha yararlıdır” diyerek baskı oluşturan söylemlerden kaçınılması gerektiğini söyledi.
Öğrencilerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin koşulsuz kabul görmek olduğunu vurgulayan Men, “Sonucu değil emeği takdir edin. Öğrencinin gösterdiği çabanın fark edildiğini hissetmesi özgüvenini güçlendirir” ifadelerini kullandı.

Karşılaştırma ve Baskıdan Kaçının
Velilere seslenen Men, çocukların başka öğrencilerle kıyaslanmasının motivasyonu artırmak yerine yetersizlik hissine yol açabileceğine değinerek, “Komşunun çocuğu ya da çevredeki çocuklarla kendi çocuğumuzu kıyaslamak sadece sınavda ona stres yüklemekle kalmaz, benliği için de zarar vericidir” değerlendirmesiyle son günlerde ders baskısının artırılmaması gerektiğini belirtti.

Sınav Sonrası Süreç de Önemli
Sınav sonrasında öğrencilerin farklı duygular yaşayabileceğini ifade eden Men, “TYT ile AYT arasında sınav sorularının sonuçlarını irdelemeye girişmeyin. Bunun için çocuğu da zorlamayın. İkinci sınavda çocukları demoralize edecek şeylerden kaçınalım” bilgisini vererek özellikle TYT ile AYT arasında soru analizlerinin yapılmaması gerektiğini vurguladı.

“Sizler Puanlardan ve Sıralamalardan İbaret Değilsiniz”
Açıklamasının sonunda öğrencilere ve velilere seslenen Men, “Uzun ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından emeklerinizi ortaya koyacağınız bir sınava giriyorsunuz. Sınav anında yalnızca sorulara odaklanın, kendinize güvenin ve bildiklerinizi en iyi şekilde kullanmaya çalışın. Unutmayın; bir sınav sonucu sizin değerinizi belirlemez. Sizler yalnızca puanlardan ve sıralamalardan ibaret değilsiniz” diye konuşarak sınavın bireyin değerini belirleyen tek ölçüt olmadığını bir kez daha hatırlattı.

Velilere yönelik mesajında ise Men, “Çocuklarımızın bu süreçte en çok ihtiyaç duyduğu şey anlayış, güven ve koşulsuz destektir. Sonuç ne olursa olsun onların yanında olduğunuzu hissettirmeniz verebileceğiniz en kıymetli destektir. Emeğe değer veren, karşılaştırmadan uzak ve destekleyici bir yaklaşım çocuklarımızın hem sınav sürecini hem de yaşam yolculuklarını daha sağlıklı geçirmelerine katkı sağlayacaktır” bilgisini kaydetti.





