Dijital teknolojiler çocuklara bilgiye erişim, öğrenme ve iletişim alanlarında çeşitli fırsatlar sunarken kontrolsüz kullanım önemli riskleri de beraberinde getiriyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, çocukların dijital dünyada korunmasına ilişkin değerlendirmesinde aile ve öğretmenlerin sorumluluklarına dikkat çekti. Çocukların mahremiyeti, kişisel verileri ve psikososyal gelişiminin korunması gerektiğini vurgulayan Kızıltaş, dijitalleşmenin çocukları koruma sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, aksine yetişkinlere yeni görevler yüklediğini ifade etti.

Yusuf Kızıltaş 800X600

“Tehditler evlerin ve sınıfların içine sızdı”

Dijital çağda çocukların karşılaştığı tehlikelerin değiştiğini belirten Kızıltaş, geçmişte daha çok fiziksel çevredeki risklerin öne çıktığını, bugün ise dijital platformların da çocuk güvenliğinin bir parçası hâline geldiğini kaydetti.

Kızıltaş, “Geçmişte çocuğu korumak denildiğinde daha çok onun fiziksel çevrede karşılaşabileceği tehlikeler düşünülmekteydi” sözleriyle değişime dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Ancak bugün tehditler evlerin, sınıfların, okulların ve ailelerin içine sızmış ve onlara sirayet etmiş durumdadır.”

Sosyal medya, akıllı telefonlar, tabletler, dijital oyunlar ve üretken yapay zekâ araçlarının yalnızca fırsatlardan ibaret olmadığını belirten Kızıltaş, çocukların dijital mahremiyetinin, kişisel verilerinin ve eğitim hakkının korunmasının da yetişkinlerin sorumlulukları arasında bulunduğunu dile getirdi.

Teknolojinin tamamen reddedilmesi yerine bilinçli kullanımın önemini vurgulayan Kızıltaş, asıl sorunun “teknolojinin kontrolsüz, bilinçsiz ve çocuğun gelişim özellikleri dikkate alınmaksızın kullanılması” olduğunu belirtti.

Ekran Bağımlılığı Ve Çocuk (1) 800X450

“Çocuğun dijital kimliği kime aittir?”

Ebeveynlerin çocuklarına ait fotoğraf, video ve kişisel bilgileri sosyal medya hesaplarında paylaşması anlamına gelen “sharenting” konusunu ele alan Kızıltaş, çocukların henüz kendi dijital kimlikleri hakkında karar verebilecek gelişim düzeyine ulaşmadan dijital ayak izlerinin oluşturulduğunu kaydetti.

Van Güzeldere’de kaza: 3’ü ağır 10 yaralı
Van Güzeldere’de kaza: 3’ü ağır 10 yaralı
İçeriği Görüntüle

Doğum günü, okul yaşamı, tatil, hastalık ve aile içindeki özel anların paylaşılmasıyla çocukların kişisel yaşamlarının geniş kitlelere açılabildiğini belirten Kızıltaş, şu ifadeleri kullandı:

“Ebeveyn olmak, çocuğun özel hayatını sınırsız biçimde kamuya açma hakkı vermemektedir.”

Çocukların görüntülerinin takipçi artışı, marka iş birlikleri ve ekonomik kazanç amacıyla kullanılmasının yeni sorunlar doğurabileceğini aktaran Kızıltaş, çocukluğun ticarileştirilmesi riskine işaret etti.

Ekran Bağımlılığı Ve Çocuk (1) 800X426

“Öğrenci, öğretmenin sanal kariyerinin hammaddesi değildir”

Kızıltaş'ın dikkat çektiği bir diğer konu, öğretmenlerin öğrencileri sosyal medya içeriklerinde kullanmasıyla gündeme gelen “fenomen öğretmenlik” oldu. Sosyal medyada eğitim materyali paylaşmanın ve mesleki bilgi alışverişinde bulunmanın yararlı olabileceğini belirten Kızıltaş, pedagojik amaçların yerini takipçi, beğeni ve popülerlik hedeflerinin almasının sorun oluşturduğunu vurguladı.

Öğrencilerin sürekli fotoğraf ve videolarının çekilmesiyle sınıf yaşamının sosyal medya içeriğine dönüşebildiğini ifade eden Kızıltaş, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Öğrencilerin sürekli fotoğraf ve videolarının çekilmesi, gündelik sınıf yaşamının sosyal medya içeriğine dönüştürülmesi ve çocuğun öğretmenin dijital görünürlüğünü artıran bir araca indirgenmesi öğretmenlik etiği bakımından ciddi sorular doğurmaktadır.”

Öğretmenlik mesleğinin itibarının sosyal medya üzerinden kazanılan görünürlükle ölçülemeyeceğini belirten Kızıltaş, “Fakat öğretmenlik mesleğinin itibarı bu dijital apoletlerle değil, çocuğun gelişimine yapılan katkıyla ölçülmelidir” dedi.

Kızıltaş, çocukların öğretmenlerin dijital kariyerleri için bir araca dönüştürülmesine karşı çıkarak “Öğrenci, öğretmenin sanal kariyerinin hammaddesi değildir” ifadesini kullandı.

Ekran Bağımlılığı Ve Çocuk (2) 800X426

Yapay zekâ ile görüntülerin değiştirilmesi riski

Üretken yapay zekâ araçlarının çocukların dijital güvenliği açısından yeni tehlikeler oluşturduğunu belirten Kızıltaş, internete yüklenen sıradan fotoğrafların kişilerin iradesi dışında değiştirilebildiğini ve sahte cinsel içeriklere dönüştürülebildiğini aktardı.

Bu tür görüntülerin yayılmasının akran zorbalığı, utandırma, tehdit, şantaj ve dijital cinsel istismar gibi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çeken Kızıltaş, çocukların yalnızca kendi fotoğraflarını korumayı değil, başkalarının görüntülerini izinsiz biçimde değiştirmenin de ciddi bir ihlal olduğunu öğrenmesi gerektiğini vurguladı.

Kızıltaş, yapay zekâ destekli görüntü manipülasyonlarının ortaya çıkardığı tehlikeye ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Artık dijital cinsel istismar için çocuğun gerçek bir çıplak görüntüsünün bulunması dahi gerekmeyebilir.”

Çocukların fotoğraflarının internette paylaşılması konusunda ailelerin daha dikkatli davranması gerektiğini belirten Kızıltaş, şu sözlerle uyarıda bulundu:

“İnternete hiç yüklenmeyen bir çocuk fotoğrafının kötüye kullanılma ihtimali, herkese açık biçimde yüklenen bir fotoğrafa göre doğal olarak çok daha düşüktür.”

Ekran Bağımlılığı Ve Çocuk (3) 800X426

Dijital oyunlar ve kısa videolar için aile denetimi

PUBG, Fortnite ve Roblox gibi oyunların çocuklar açısından yaş uygunluğu, çevrim içi iletişim, oyun içi satın alma ve kullanım süresi yönlerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kızıltaş, ailelerin yalnızca çocuklarının oyun oynayıp oynamadığıyla ilgilenmesinin yeterli olmayacağını kaydetti.

Kızıltaş, ailelerin çocuklarına “Hangi oyunu ve kimlerle oynadığı” konusunda sorular yöneltmesi gerektiğini ifade etti. TikTok ve Instagram gibi platformlarda ise algoritmaların çocukların karşısına çıkan içerikleri etkilediğini belirterek sürekli kaydırma davranışının çocukları başlangıçta aramadıkları içeriklerle karşılaştırabileceğine dikkat çekti.

Çocukların dijital ortamda kimlerle iletişim kurduğunun, hangi bilgilerini paylaştığının ve ne kadar zaman geçirdiğinin takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Kızıltaş, yetişkin içeriklerine erişimin sınırlandırılması ve yaşa uygun alternatiflerin sunulması çağrısında bulundu.

Ekran Bağımlılığı Ve Çocuk (5) 800X533

“Dijital disiplin ailenin ortak yaşam kültürüne dönüşmeli”

Çocuklardan beklenen davranışların yetişkinler tarafından da sergilenmesi gerektiğini belirten Kızıltaş, sürekli telefon kullanan ebeveynlerin ve öğretmenlerin çocuklara ekran sınırlaması konusunda örnek olamayacağını ifade etti.

Kızıltaş, bu konuda şu değerlendirmeyi paylaştı:

“Elinden telefonu bırakmayan bir annenin, babanın veya öğretmenin çocuğuna ya da öğrencisine sürekli ‘Telefonu bırak, sürekli video çekmeyi bırak.’ demesi, karakter eğitimindeki model olma ilkesiyle çelişir.”

Aile içinde telefonsuz zamanlar oluşturulmasını, kitap okuma saatleri düzenlenmesini, yürüyüş, spor ve ortak etkinliklere daha fazla yer verilmesini öneren Kızıltaş, dijital disiplinin cezalandırma yöntemine indirgenmemesi gerektiğini belirtti.

“Dijital disiplin, yalnızca çocuğa uygulanan bir ceza olmaktan çıkarılmalı ve ailenin ortak yaşam kültürüne dönüştürülmelidir” diyen Kızıltaş, okul ve aile iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Ekran Bağımlılığı Ve Çocuk (4) 800X533

“Çocuğun fotoğrafı bir içerik değildir”

Çocukların dijital dünyada korunması için aile, okul ve çocuğun birlikte ele alınması gerektiğini belirten Kızıltaş, yetişkinlerin kendi dijital davranışlarını sorgulaması ve çocukların üstün yararını öncelikli tutması gerektiğini vurguladı.

Kızıltaş, çocukların mahremiyetinin, güvenliğinin ve gelişiminin sosyal medya popülerliğinden daha önemli olduğunu belirterek değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Çünkü çocuğun fotoğrafı bir içerik değildir. Sınıf bir sosyal medya stüdyosu değildir. Öğrenci takipçi kazanmanın aracı değildir. Çocukluk bir markanın reklam alanı değildir. Çocuğun bedeni yapay zekânın manipülasyon malzemesi değildir.”

Dijital teknolojilerin çocukların öğrenmesine ve gelişimine hizmet ettiği sürece fırsat sunduğunu belirten Kızıltaş, çocukların algoritmalara, beğeniye, takipçi sayısına veya yetişkinlerin dijital kariyerlerine hizmet eden araçlara dönüştürülmemesi gerektiğini kaydetti.

Ekran Bağımlılığı Ve Çocuk (6) 800X800

Muhabir: Belkıs Yakut