Van’daki bazı kafeler, artık sadece yiyecek ve içecek sunmanın ötesine geçerek şehrin kültürel yaşamına katkı sağlıyor. Birçok kafede ise müşteriler hem kendi takılarını tasarlıyor hem de beklerken çaylarını yudumlayabiliyor. Kimi kafelerde tiyatro, stand-up, film gösterimleri, şiir dinletileri, felsefik tartışmalar ve müzik geceleri düzenleniyor.
Cumhuriyet Caddesi’nde, neredeyse herkesin adını bildiği bir iş merkezinin içinde ancak çoğu kişinin henüz fark etmediği butik bir kafe yer alıyor. Burası Shimaya Cafe… Pasaja girdiğinizde, fotokopi dükkanlarının soğuk ve anlamsız renkleri arasında, cıvıl cıvıl renkleri ile hemen göze çarpıyor. İşte tam karşıda…
Buraya gelenler, çaylarını yudumlarken aynı zamanda renkli taşlardan takılar tasarlayabiliyor. Kafenin girişinde o renkli taşların yaratmış olduğu atmosfer, görülmeye değer. Kafenin sahibi Berivan Şahin, bu mekanı şöyle tanımlıyor: “Modernin dışına çıkmak, alışılmış dekordan uzak olmak”
Üstelik Shimaya’ya gelenler sadece renkli ipler ve boncuklarla değil, tablolarla da ilgilenebiliyor. Fırçasını eline alan resim yapabilir ya da isteyen kitabını açıp keyifle okuyabilir. Şahin, bu butik mekan için, “İsteyen gelip buraya bir şey takabiliyor, resim yapabiliyor ya da bir kitap bırakabiliyor. Bir tasarım yapıp ‘bu da burada kalsın’ dediğinde bizim için hiçbir engel yok” diyor.

Harabe bir görünüme sahip Eskici Kafe de Van’daki farklı konsepte sahip mekanlardan biri. Sanat Sokağı’nı da bilmeyen yoktur Van’da. Sokağın hemen aşağısında, eski bir binanın çatı katında, eski malzemelerle döşenmiş, eski aksesuarların uyum içinde sergilendiği değişik bir kafe…
Oturacağınız koltuk ya da sandalye de eskidir, pek de konforlu sayılmaz ama oraya gelenlerin de böyle bir beklentisi yok sonuçta. Eskici Kafe, genellikle film gösterimleri ile şiir ve müzik dinletilerinin yapıldığı bir mekan. O ‘eskici’ atmosferinin içinde, bir Ahmed Arif mısrası duymak, misafirlerini şaşırtmayacaktır.
İşletme sahibi Mikail Haskan, “Kafenin sanatsal etkinliklerle müşterilerle kurduğu bağ oldukça güçlü. Klasik çay-kahve ortamlarının ötesinde, resimler, fotoğraflar, heykeller, müzik ve etkinliklerle mekanı renklendiriyoruz. Böylece hem kültürel bir deneyim sunuyor hem de kitlesel bir bağ yaratıyoruz. Sanatsal etkinlikler, kafenin atmosferini güzelleştiriyor ve daha vizyoner bir ortam sağlıyor” diyerek mekanı anlatıyor.
Konu insan olunca, farklılık arayışı hemen kendini göstermeye başlıyor. Birbirinin benzeri olan kafelerden ise, farklı olanlar bu yüzden hemen dikkat çekiyor. ‘İnsan’ demişken biraz da Human Kafe’den söz etmek gerekiyor. Geniş bir bodrum kata sahip olan kafe, oraya çok güzel değerlendirmiş. Merdivenlerden aşağı indiğinizde karşıda duran ufak sahne hemen dikkatinizi çekiyor. Burası ise Human Sahne… Yani “İnsan sahnesi”...
Burası, misafirlerine eğlenceli bir vakit geçirmek üzere tasarlanmış. Van’daki bu kafe farklılıklarına, yeni bir bakış açısı getirmiş. Dileyen müşteriler, giriş katta oturup yemeklerini yiyip çaylarını yudumlarken, dileyen bodrum kattaki sahnede düzenlenen gösterimleri izleyebiliyor. Burada, film geceleri, stand-up gösterimleri, küçük tiyatro oyunları sahneleniyor.

Kafenin işletmecisi Zafer Uraz, kafe ortamında yapılan sanatsal faaliyetlerin daha samimi ve sıcak olduğunu vurguluyor. Uraz, insanlar etkinliklerde bir araya gelip, gülerek, eğlenerek ve kendilerinden bir şeyler katarak zaman geçirdiğini anlatıyor ve şunları ekliyor: “Etkinlikler sonrasında gençler haftalarca deneyimlerini paylaşıyor, filmler, espriler ve etkinlikler üzerinden birbirleriyle etkileşim kuruyorlar. Müşterilerimizin %90’ından olumlu geri dönüş alıyoruz ve olumsuz geri bildirimleri değerlendirip gerekli düzeltmeleri yapıyoruz”





