Dernek, düzenli temizlik çalışmalarının artırılmasını, sahillerde daha etkin denetim yapılmasını ve çevreyi kirletenlere karşı caydırıcı önlemler alınmasını istedi.
Van Gölü sahillerinde özellikle plastik atıklar ve çeşitli çöplerin oluşturduğu kirliliğin giderek daha fazla dikkat çektiği belirtilirken, yaşanan durumun yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda Van’ın doğal yaşamı ve turizm potansiyeli açısından da önemli bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.
Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Van Gölü’nün korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı. Açıklamada, dünyanın önemli sodalı göllerinden biri olan Van Gölü’nün doğal güzellikleri, ekosistemi, tarihi ve turizm değeriyle gelecek kuşaklara aktarılması gereken önemli bir doğal miras olduğu belirtildi.
“Van Gölü’ne hiç yakışmıyor”
Dernek, Van Gölü kıyılarında karşılaşılan çöp yığınları ve plastik atıkların gölün doğal görünümüyle bağdaşmadığını belirterek, sahillerde temizlik çalışmalarının daha etkin şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Yapılan açıklamada, “Birçok sahilimizde karşılaştığımız çöp yığınları, plastik atıklar ve çevre kirliliği Van Gölü’ne hiç yakışmamaktadır” ifadelerine yer verildi.
Dernek tarafından yapılan değerlendirmede, Van Gölü’nün sahip olduğu doğal yapının korunabilmesi için yalnızca dönemsel temizlik çalışmalarının yeterli olmadığı, düzenli bakım ve denetim mekanizmasının da oluşturulması gerektiği belirtildi.
Belediyelere temizlik ve denetim çağrısı
Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği, başta Van Büyükşehir Belediyesi olmak üzere Van Gölü sahillerinin sorumluluğunu taşıyan tüm belediyelere çağrıda bulundu.
Dernek, sahillerde düzenli temizlik çalışmalarının yapılmasını ve mevcut denetimlerin artırılmasını talep etti. Çevreyi kirleten kişi ve işletmeler hakkında gerekli idari işlemlerin uygulanması gerektiği belirtilirken, kirliliğin önüne geçebilmek için daha caydırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Sahillerde özellikle yoğun kullanılan alanlarda oluşan atıkların zamanında toplanmasının hem çevre kirliliğinin önüne geçilmesi hem de Van Gölü kıyılarının turizm açısından daha sağlıklı ve temiz bir görünüme kavuşması açısından önemli olduğu ifade edildi.
“Sorumluluk sadece belediyelerde değil”
Açıklamada çevre temizliği konusunda vatandaşlara da önemli görevler düştüğü vurgulandı. Özellikle piknik ve sahil kullanımı sonrasında çöplerin geride bırakılmasının, plastik atıkların göle veya çevresine atılmasının ve ortak yaşam alanlarının kirletilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.
Dernek, Van Gölü’nün korunmasının yalnızca belediyelerden beklenemeyeceğine dikkat çekerek vatandaşların da çevre konusunda daha duyarlı davranması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, “Ancak sorumluluk yalnızca belediyelerde değildir. Van Gölü’nü kirleten vatandaşlarımızın da artık bu konuda duyarlı olması gerekiyor” denildi.
“Gelecek nesillere bırakmak zorundayız”
Van Gölü’nün yalnızca bugün yaşayan insanların değil, gelecek kuşakların da ortak değeri olduğu belirtilen açıklamada, gölün korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı F. Erdem Güngör, Van Gölü’nün sıradan bir göl olmadığını belirterek, doğal yapısının korunması gerektiğine dikkat çekti.
Güngör, “Van Gölü bize miras bırakılmış sıradan bir göl değildir. Bu göl, gelecek nesillere bırakmak zorunda olduğumuz doğal bir emanettir” ifadelerini kullandı.
“Kirliliğin takipçisi olacağız”
Dernek Başkanı Güngör, Van Gölü sahillerindeki çevre kirliliğinin takipçisi olacaklarını da belirtti. İlgili kurumların sorumluluk almaya ve sahillerde gerekli denetimleri gerçekleştirmeye çağrıldığı açıklamada, gölün korunması için kamu kurumları, yerel yönetimler ve vatandaşların birlikte hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
Van Gölü’nün sahip olduğu doğal ve turistik değerlerin korunabilmesi için sahillerdeki kirliliğin azaltılması, temizlik çalışmalarının düzenli hale getirilmesi ve çevre bilincinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.




