DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında Van'ın ekonomik, sosyal ve yapısal sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. İşsizlik ve yoksulluktan doğal gaz altyapısına, ulaşım sorunlarından hava kirliliğine kadar birçok konuyu gündeme taşıyan Sayyiğit, özellikle kış koşulları ağırlaşmadan gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu.

Van'da uzun yıllardır devam eden sorunların geçici uygulamalarla çözülemeyeceğini savunan Sayyiğit, bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi için uzun vadeli ve bütüncül bir kent planlamasına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Van'ın sosyoekonomik göstergelerini açıkladı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2025 yılı Sosyoekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması'na (SEGE) değinen Sayyiğit, Van'ın 81 il arasında 74'üncü sırada yer aldığını belirtti.

Van'ın Hakkari'den sonra işsizliğin en yüksek olduğu ikinci il olduğunu söyleyen Sayyiğit, kentteki işsizlik oranının Türkiye genelindeki işsizlik oranının yaklaşık iki katına ulaştığını ifade etti.

SEGE araştırmasındaki diğer göstergelere de değinen Sayyiğit, Van'ın istihdamda 79'uncu, eğitimde 75'inci, sağlıkta 70'inci, mali göstergelerde 78'inci ve erişilebilirlikte 73'üncü sırada bulunduğunu aktardı.

Kentte sosyal güvenlik primleri devlet tarafından karşılanan nüfus oranının yüksek olduğunu belirten Sayyiğit, bu durumun yoksulluk ve sosyal yardımlara bağımlılıkla ilişkili olduğunu savundu.

Sayyiğit, "Bugün Van'da çözüm bekleyen tüm sorunlar, yapısal sorunlardır. Dolayısıyla eğer sorun yapısalsa, çözümün de yapısal olması gerekiyor." dedi.

Kentteki sorunların giderilmesi için uzun vadeli ve bütüncül planlamaya ihtiyaç olduğunu belirten Sayyiğit, günlük ve geçici çözümler yerine kapsamlı politikalar geliştirilmesini istedi.

Elektrik kesintileri ve fatura sorunlarını gündeme taşıdı

Van'da enerjiye erişim konusunda yaşandığını belirttiği sorunlara değinen Sayyiğit, bazı vatandaşlara kullanmadıkları su ve elektrik için fatura çıkarıldığını ileri sürdü.

Kentte planlı elektrik kesintilerinin sık yaşandığını savunan Sayyiğit, bu uygulamaların vatandaşların enerjiye erişimini olumsuz etkilediğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

"Kömürün tonu 20 bin lirayı buluyor"

Van'da kış aylarının sert geçtiğini hatırlatan Sayyiğit, ısınma giderlerinin dar gelirli aileler için önemli bir ekonomik yük oluşturduğunu söyledi.

Kentte doğal gazın yanı sıra kömür ve odun kullanımının da yaygın olduğunu belirten Sayyiğit, birinci kalite kömürün ton fiyatının 20 bin liraya kadar ulaştığını ifade etti. İkinci kalite kömürün de maliyet oluşturduğunu belirten Sayyiğit, odunun ton fiyatının ise kalitesine göre 8 bin ile 12 bin lira arasında değiştiğini aktardı.

Kira, gıda ve fatura giderleriyle mücadele eden ailelerin kış hazırlıklarında zorlandığını dile getiren Sayyiğit, özellikle işsizliğin ve yoksulluğun yüksek olduğu kentte ısınma maliyetlerinin vatandaşların bütçesini zorladığını söyledi.

"Bardakçı'da 150 haneye doğal gaz verilmiyor"

Van'da doğal gaz altyapısının yeterli olmadığını savunan Sayyiğit, bazı ilçe ve mahallelerde vatandaşların doğal gaz hizmetinden yararlanamadığını belirtti.

Aksa Doğalgaz'ın bazı bölgelerde imar izni bulunmadığı gerekçesiyle abonelik ve altyapı taleplerini karşılamadığını ileri süren Sayyiğit, belediyeler tarafından gerekli kararların alınmasına rağmen bazı sorunların devam ettiğini ifade etti.

Bardakçı Mahallesi Yurtlu Sokak'ta yaşayan 150 hanenin doğal gaz hizmetinden yararlanamadığı yönünde kendilerine başvuru yapıldığını aktaran Sayyiğit, Çaldıran ilçesinde de 522 hanenin doğal gaz erişim sorunu yaşadığını söyledi.

Bahçesaray, Saray ve Çatak ilçe merkezlerinde doğal gaz altyapısının bulunmadığını belirten Sayyiğit, Aksa Doğalgaz'ın Van merkez ve 7 ilçede faaliyet yürüttüğünü ifade etti.

Van’da hastane bahçesinde çocukluk ihmale terk edildi
Van’da hastane bahçesinde çocukluk ihmale terk edildi
İçeriği Görüntüle

Van'ın yüzde 92'sinde doğal gaz bulunduğu yönündeki açıklamalara da değinen Sayyiğit, bu oranın hangi yerleşim alanlarını kapsadığının açıklanmasını istedi.

Sayyiğit, "Isınma bir haktır, Van halkının ısınma hakkı en kısa süre içinde eksiksiz bir şekilde sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.

Van'daki hava kirliliğine dikkat çekti

Kentteki hava kirliliğinin özellikle kış aylarında arttığını savunan Sayyiğit, doğal gaz altyapısının bulunmadığı bölgelerde kömür ve odun kullanımının yaygın olduğunu belirtti.

Isınma maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle bazı vatandaşların düşük kaliteli kömür kullanmak zorunda kaldığını ifade eden Sayyiğit, sosyal yardımlar kapsamında dağıtılan kömürlerin kalitesine ilişkin de eleştirilerde bulundu.

Trafik yoğunluğundan kaynaklanan egzoz gazlarının da hava kirliliğine katkıda bulunduğunu belirten Sayyiğit, kentin coğrafi yapısının kirleticilerin dağılmasını zorlaştırdığını ve bu durumun solunum yolu hastalıkları açısından risk oluşturduğunu söyledi.

Van'da hava kalitesinin genellikle orta düzeyde değerlendirildiğini ancak mevcut ölçümlerin yeterliliğinin araştırılması gerektiğini dile getiren Sayyiğit, kentte uzun yıllar yalnızca bir hava kalitesi izleme istasyonu bulunduğunu hatırlattı.

Ölçüm noktalarının artırıldığına ilişkin bilgiler bulunduğunu ancak mevcut istasyonların kent merkezi ve ilçeler açısından yeterli olmadığını savunan Sayyiğit, geçmiş yıllardaki resmî değerlendirmelerde de partikül madde sınırlarının aşılması ve ölçüm eksikliklerinin gündeme geldiğini ifade etti.

Hava kirliliğine bağlı ölümlerin araştırılmasını istedi

Temiz Hava Hakkı Platformunun raporlarına değinen Sayyiğit, hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre hava kirliliğiyle ilişkili hastalıklar nedeniyle dünyada her yıl yaklaşık 7 milyon kişinin yaşamını yitirdiğini aktaran Sayyiğit, Temiz Hava Hakkı Platformunun Türkiye için açıkladığı ölüm sayısının da 60 binin üzerinde olduğunu belirtti.

TÜİK verilerine göre Van'da 2025 yılında 3 bin 445 kişinin hayatını kaybettiğini söyleyen Sayyiğit, bu ölümlerin kaçında hava kirliliğinin doğrudan veya dolaylı etkisi bulunduğunun araştırılması gerektiğini ifade etti.

Sayyiğit, kentte hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin kapsamlı araştırmalar yapılmasını istedi.

Van'daki trafik kazalarını gündeme taşıdı

Van'ın ulaşım ve erişim sorunlarına da değinen Sayyiğit, özellikle Van-Hakkari, Van-Yüksekova ve Van-Bitlis kara yollarında sık sık trafik kazalarının meydana geldiğini belirtti.

Son 10 gün içerisinde Van-Bitlis kara yolundaki Gevaş yol ayrımında gerçekleşen iki ayrı kazada 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 kişinin yaralandığını ve yaralılardan birinin durumunun ağır olduğunu aktardı.

Van-Yüksekova kara yolunda meydana gelen bir başka kazada ise 3'ü ağır olmak üzere 10 kişinin yaralandığını belirten Sayyiğit, ulaşım altyapısının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.

Kış şartlarıyla birlikte yollardaki risklerin artacağına dikkat çeken Sayyiğit, sürücülerin trafik kurallarına uymasının yanı sıra ulaşım yatırımlarının da ihtiyaçlara göre gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bahçesaray yolu ve çığ tehlikesi için çağrı

Van'ın Bahçesaray ilçesinin kış aylarında yaşadığı ulaşım sorunlarına değinen Sayyiğit, ilçe yolunun uzun süre ulaşıma kapanmasının vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilediğini söyledi.

Bahçesaray'ın bazı kış dönemlerinde yaklaşık 6 ay boyunca ulaşım sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Sayyiğit, geçmişte yapılan kar tünelinin yanlış yerde ve eksik inşa edildiğini savundu.

Gevaş-Bahçesaray güzergâhında yeni tüneller yapılacağına ilişkin açıklamaları hatırlatan Sayyiğit, projelerin hayata geçirilmesini istedi.

Kış mevsiminde çığ riskine karşı önlem alınması gerektiğini vurgulayan Sayyiğit, ilk kar yağışından itibaren ulaşımda tehlike oluşmaması ve yolların kapanmaması için gerekli çalışmaların yapılması çağrısında bulundu.

Çevre yolu, Van-Şırnak yolu ve demir yolu talepleri

Van Çevre Yolu'nun uzun yıllardır tamamlanamadığını belirten Sayyiğit, kentin 16 yıldır projenin bitirilmesini beklediğini söyledi.

Çevre yolunun tamamlanan bazı bölümlerinde çökmeler meydana geldiğini ileri süren Sayyiğit, Van-Şırnak kara yolunun da 13 yıldır bitirilmediğini ifade etti.

Demir yolu ulaşımındaki eksikliklere dikkat çeken Sayyiğit, Van Gölü Ekspresi'nin Tatvan'da son bulduğunu belirterek trenin Van'a ulaşmasını sağlayacak çalışmaların yapılmasını istedi.

Hava yolu ulaşımının yetersiz ve pahalı olduğunu savunan Sayyiğit, hızlı tren projelerinde Van, Hakkari ve Bitlis'in yer almamasını da eleştirdi.

Van YYÜ'nün Sayıştay raporundaki bulgulara değindi

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinin (Van YYÜ) 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu'nu da gündeme taşıyan Sayyiğit, yaklaşık 30 bin öğrencinin eğitim gördüğü üniversitede idari ve mali uygulamalara ilişkin sorunlar bulunduğunu söyledi.

Raporda toplam 15 bulgu yer aldığını belirten Sayyiğit, personel atamaları, hizmet alımları, yurt işletmeleri ve yemekhane uygulamalarına ilişkin tespitlere dikkat çekti.

Sayyiğit'in aktardığına göre raporda, hemşire kadrosunda görevli iki personelin hastane müdür yardımcılığı kadrosuna gerekli sınav yapılmadan atandığı, bazı işlerin ihalesiz verildiği ve kimi ihalelerde şartname hükümlerine uyulmadığı yönünde bulgular yer aldı.

Ayrıca doğrudan temin yoluyla yapılan alımlarda mevzuatta belirtilen yüzde 10 sınırının aşıldığını ve üniversiteye ait öğrenci yurtlarının işletme yetkisinin yasal dayanak bulunmadan bir vakfa bırakıldığını belirten Sayyiğit, söz konusu uygulamaları eleştirdi.

Üniversitenin yemekhane ve ulaşım sorunlarını da gündeme getirdi

Van YYÜ öğrencilerinin kampüse ulaşımda güçlük yaşadığını söyleyen Sayyiğit, yemekhanelerde sunulan yemeklerin hijyeni, miktarı ve fiyatlarına ilişkin daha önce öğrenci protestoları düzenlendiğini hatırlattı.

Sayıştay raporundaki yemekhane denetimlerine de değinen Sayyiğit, yemek reçetelerinin tutulmadığı, porsiyonlarda bulunması gereken malzeme miktarlarının kontrol edilmediği ve yüklenici firmanın önceden belirlenen yemek listelerine uymadığı yönündeki bulguları aktardı.

Bu eksikliklerin öğrencilerin sağlıklı ve dengeli beslenme koşulları açısından önem taşıdığını belirten Sayyiğit, üniversite yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu.

Van YYÜ öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümünü de gündeme getiren Sayyiğit, olayın aydınlatılması ve öğrencilerin taleplerinin karşılanması konusunda üniversite yönetiminin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini savundu.

Sayyiğit, söz konusu iddialar ve denetim bulgularına ilişkin Millî Eğitim Bakanlığından açıklama beklediklerini ifade etti.

"Van depreme hazır değil"

Van'da 2011 yılında meydana gelen iki büyük depremin 15'inci yıl dönümünü hatırlatan Sayyiğit, kentte deprem hazırlığı konusunda sorunların devam ettiğini savundu.

23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde 604 kişinin, 9 Kasım 2011 tarihinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremde ise 40 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Sayyiğit, yaşamını yitirenleri andı.

Depremlerin ardından konutlar yapıldığını ancak ekonomik güçlük yaşayan çok sayıda kişinin borçlandırıldığını savunan Sayyiğit, depremden zarar gören otogar ve stadyum için de ancak yakın dönemde adım atıldığını söyledi.

Kentte yapı güvenliği açısından ciddi sorunlar bulunduğunu belirten Sayyiğit, uzman değerlendirmelerine dayanarak yapı stokunun yaklaşık yüzde 50'sinin riskli olduğunu ve yıkılması gereken hasarlı yapı sayısının 12 bin olarak ifade edildiğini aktardı.

Van için deprem bütçesi talep etti

Sayyiğit, 2027 yılı merkezi bütçesinde deprem hasarlarının giderilmesi için 769 milyar lira, kentsel dönüşüm için ise 276 milyar lira ayrıldığının açıklandığını belirtti.

Söz konusu kaynaklardan Van'ın da ihtiyaçları doğrultusunda yararlanması gerektiğini ifade eden Sayyiğit, deprem hazırlığı ve kentsel dönüşüm çalışmalarına yönelik kente yeterli bütçe ayrılması çağrısında bulundu.

Van'daki sorunların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Sayyiğit, bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi ve kentte yaşam koşullarının iyileştirilmesi için kalıcı politikalar geliştirilmesini istedi.

Kaynak: Haber Merkezi