Van’ın Özalp yolu üzerindeki çöp alanında yakılan çöpler yoğun siyah duman oluşturuyor. Filtreleme sistemi olmaması, havaya yayılan gazların toprağı, suyu ve insan sağlığını tehdit etmesine yol açıyor. Bölgeye Entegre Katı Atık Tesisi inşa edilmesine rağmen duman ve kötü koku problemi tamamen önlenemiyor. Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Van Çev-Der Başkanı Ali Kalçık, çöp yakmanın çözüm olmadığını ve çöpün yakılmasının hem havayı hem toprağı hem de suyu kirlettiğini söyledi.
“FİLTRE YOKSA, DUMAN ZEHİRE DÖNÜŞÜR”
Van Çev-Der Başkanı Ali Kalçık, açık alanda yapılan yakma işlemlerine dikkat çekerek, “Filtreleme olmadan yapılan her yakma işlemi, zehirlenmeye devam etmek demektir” dedi. Kalçık, “Çöpte yakma diye bir kavram yoktur. Çöpün yakılmasının hem havayı hem toprağı hem de suyu kirlettiğini, özellikle Sıhke Gölü gibi sulama alanlarını doğrudan etkilediğini belirtmek gerekir. Orada çıkan gazlar ve dumanlar sadece o bölgeyi değil, hepimizin hayatını etkiliyor. Sıhke Gölü bu ilin en çok sebze ve meyvesinin sulandığı yerdir. Su kirlenince toprak kirlenir, toprak kirlenince de yediğimiz ürünler kirlenir.”
“VAN’IN ÇÖPLERİ TEK NOKTADA TOPLANIYOR AMA AYRIŞTIRMA YAPILMIYOR”
Van’ın tüm ilçelerinin çöplerinin Özalp yolu üzerindeki depolama alanına taşındığını söyleyen Kalçık, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını ifade ederek, “Van’ın nüfusu 1 milyon 150 bin civarında. Her bir insan 1,3 kilogram çöp üretiyor. Bu da günlük 1 milyon 400 bin kilogram çöp anlamına geliyor. Bu atıkların ayrıştırılması gerekiyor ama şu an bu yapılmıyor. Gelen çöp ya yakılıyor ya da gelişi güzel bırakılıyor,” dedi.
Kalçık, çevre konularında rant odaklı yaklaşımın değişmesi gerektiğini belirterek, “Biz hâlâ vahşi kapitalist anlayıştan çıkamadık. Her şey rant ve kazanç amacıyla yapılıyor. Açık alanda yakma olmaz; bu büyük bir çevre suçudur. Özellikle büyükşehir belediyesine ve diğer bütün yerel yönetimlere çağrıda bulunuyorum. Bir kilogram çöp dahi gelişi güzel bırakılmamalıdır. Bütün evsel atıkların toplanıp ayrıştırılarak ekonomiye katkı sunması gerekiyor. Bu hem ilimizin, bölgemizin, coğrafyamızın kirlenmemesi; suyumuzun ve toprağımızın korunması açısından önemlidir hem de ilimiz için ekonomik anlamda büyük bir değerdir,” dedi.

“VATANDAŞ DA EVİNDE AYRIŞTIRMA YAPMALI”
Kalçık, çevre duyarlılığının yalnızca belediyelerin değil, vatandaşların da sorumluluğu olduğunu söyleyerek, “Evsel atıkları komple poşete koyup sokağa atmak doğru değil. Evde ayrıştırma yaparak kâğıdı, camı, metali ayırmamız gerekiyor. Kızartmalık yağları lavaboya dökmek büyük bir felakettir. On gram yağ, milyonlarca canlı organizmayı yok eder; kanalizasyonu tıkar, suyu kirletir,” ifadelerini kullandı.
“ÇÖP, VAN İÇİN KAYBEDİLMİŞ BİR EKONOMİK DEĞER”
Van’ın sanayisinin yetersiz olduğuna dikkat çeken Kalçık, çöpün geri dönüşümle büyük bir sanayi girdisine dönüşebileceğini vurgulayarak, “Van’ın sanayisi yok. Oysa en büyük sanayi girdisi toplanan evsel atıklardır. Sağlıklı bir ayrıştırma yapılsa, Van’ın ekonomisine büyük katkı sağlar. Avrupa ülkelerinde artık çöp satın alınıyor çünkü çöp hem enerji hem de madde olarak değer taşıyor,” dedi.
“BU MALİYET DEĞİL, YAŞAM MESELESİ”
Kalçık, çevre yatırımlarına maliyet gözüyle bakılmaması gerektiğini ifade ederek, “Bazı şeylerin maliyeti olmaz. Eğer önlemler alınır, yasalar doğru uygulanırsa çöpten elde edilen kazanç, bugünkü maliyetlerin katbekat üzerinde olur. Ama biz hâlâ maliyet bahanesiyle doğayı yok ediyoruz. Temiz çevre bir hak, lüks değil,” şeklinde konuştu.
“SON BALIK ÖLDÜĞÜNDE PARANIN YENMEYECEĞİNİ ANLAMALIYIZ”
Kalçık, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Her insan, her canlı temiz bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Biz bu hakkı hem doğaya hem birbirimize ihlal ediyoruz. Afrikalıların dediği gibi; son nehir kuruduğunda, son balık öldüğünde paranın yenmeyeceğini anlamamız gerekiyor. Su, toprak ve hava konusunda herkesin, özellikle kadınların ve çocukların, bu bilinçle yetiştirilmesi gerekiyor.”




