Türkiye’nin farklı kentlerinden çalışmak ve geçimini sağlamak için başka illere giden mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar, Zonguldak ve Düzce’den gelen saldırı haberleriyle yeniden gündeme geldi.
Şırnak ve Mardin’den fındık hasadı için Karadeniz bölgesine giden Kürt işçilere yönelik saldırı iddiaları tartışılırken, konuya ilişkin Van Bölge Gazetesi’ne konuşan Saadet Partisi Van İl Başkanı Özay İlhan, yaşananlara tepki gösterdi.Mevsimlik tarım işçilerinin yıllardır ağır ve güvencesiz çalışma koşulları altında yaşamlarını sürdürmeye çalıştığını belirten İlhan, son olaylarla birlikte ırkçı ve ayrımcı saldırı iddialarının da gündeme geldiğini ifade etti. İlhan, değerlendirmelerinin belirli bir kesimi hedef almadığını belirterek, "“Son günlerde ülkemizin farklı bölgelerinden gelen haberler, mevsimlik işçilerin yalnızca ağır ve güvencesiz çalışma koşullarıyla değil, aynı zamanda ırkçı ve ayrımcı saldırı iddialarıyla da karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Elbette bu değerlendirmeyi genellemeden yapıyor; burada yalnızca ırkçı ve ayrımcı zihniyete sahip kişi ve grupları kastediyoruz.” dedi.

“Ekmek parası için giden işçiler hedef olmamalı”
Şırnak’ın Silopi ilçesinden çalışmak ve geçimini sağlamak amacıyla Zonguldak’a giden mevsimlik tarım işçilerine yönelik saldırı iddialarının kamuoyunda büyük tepki yarattığını belirten İlhan, olayla ilgili görüntülerin endişe verici olduğunu söyledi. İlhan, “Şırnak’ın Silopi ilçesinden Zonguldak’a çalışmak ve ekmeğini kazanmak için yola çıkan mevsimlik tarım işçilerinin, bölgeden ayrıldıkları sırada bir grubun saldırısına uğradığına ilişkin görüntüler hepimizi derinden yaralamış ve endişelendirmiştir” dedi. Zonguldak’taki olay kamuoyunda tartışılırken, Düzce’nin Cumayeri ve Gümüşova ilçelerinde çalışmak üzere Mardin’den bölgeye giden Kürt işçilerin de saldırıya uğradığına ilişkin haberlerin gündeme geldiğini belirten İlhan, olayların toplum açısından tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. İlhan, “Kamuoyu bu olayı konuşurken, benzer şekilde Düzce’nin Cumayeri ve Gümüşova ilçelerinde çalışmak üzere Mardin’den bölgeye giden Kürt işçilerin de bir grubun ırkçı saldırısına uğradığına ilişkin haberler kamuoyuna yansımıştır. Yaşanan olayların münferit olduğu kabul edilse dahi, bu tür iddialar toplumda ırkçı ve ayrımcı zihniyetin ne denli tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
‘Barış konuşulurken provokasyonlara dikkat edilmeli’
Türkiye’de barış, kardeşlik ve toplumsal birlik mesajlarının daha fazla konuşulduğu bir dönemde yaşanan olayların dikkatle ele alınması gerektiğini vurgulayan İlhan, olası provokasyonlara karşı toplumun ortak bir tutum alması gerektiğini söyledi.
İlhan, şöyle devam etti: “Barışın, kardeşliğin, birlik ve beraberliğin konuşulduğu bu dönemde; toplumsal huzuru, barışı, birlik ve kardeşliği hedef alabilecek olası provokasyonlara karşı hep birlikte hassasiyet göstermeli; doğudan batıya, güneyden kuzeye hep birlikte tepki vermeliyiz.”
‘Şırnak da bizim, Edirne de’
Türkiye’nin hiçbir bölgesinin ve hiçbir yurttaşının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten İlhan, farklılıkların ayrımcılık gerekçesi haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
İlhan, “Çünkü Şırnak da bizim, Edirne de; Zonguldak da bizim, Hatay da… Bu vatanın hiçbir evladı; memleketi, kimliği, dili veya kökeni nedeniyle vatanın hiçbir noktasında kendisini yabancı hissetmemelidir” dedi.
‘Ekmek parası için yola çıkan insanlar hedef alınamaz’
Farklı kentlerden çalışmak ve geçimini sağlamak amacıyla başka illere giden insanların etnik kimlikleri, kökenleri, dilleri veya yaptıkları işler üzerinden hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan İlhan, saldırıların kimlik temelli olup olmadığına ilişkin iddiaların da titizlikle araştırılması gerektiğini söyledi.
İlhan, “Farklı illerden ekmeklerini kazanmak için yola çıkan insanların, çalışmak için gittikleri yerlerde etnik kimlikleri, kökenleri, dilleri veya yaptıkları iş üzerinden hedef alınması kabul edilemez. Temennimiz, yaşanan saldırıların iddia edildiği gibi kimlik veya köken temelli olmamasıdır” ifadelerini kullandı.
‘Irkçılığı ve ayrımcılığı açıkça kınıyoruz’
Her türlü ayrımcı ve ırkçı yaklaşımın karşısında olduklarını söyleyen İlhan, siyasilerin ve medyanın kullandığı dile de dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. İlhan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:“Ancak insanları doğdukları yer, etnik kimlikleri veya yaşam biçimleri üzerinden ayrıştıran her türlü ırkçı ve ayrımcı yaklaşımı açıkça kınıyoruz. Siyasiler; yazılı, görsel ve sosyal medya üzerinden kin, nefret, ötekileştirme, ayrıştırma ve hedef göstermeye dayalı söylemlerden kaçınmalı; nefret dilinin toplum içerisinde normalleştirilmesine asla izin verilmemelidir.”




