Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, Türkiye’de öğrencilerin beslenme koşullarındaki kırılganlığın derinleştiğini belirterek, PISA 2022 verilerinin her 5 öğrenciden birinin haftada en az bir kez parası olmadığı için düzenli yemek yiyemediğini ortaya koyduğunu ifade etti. Kızıltaş, gıda yoksulluğunun ekonomik bir sorun olmanın ötesine geçerek eğitimde fırsat eşitliğini tehdit eden bir sosyal risk hâline geldiğini söyledi.
PISA ve OECD Verileri Gıda Yoksulluğunu Gözler Önüne Seriyor
PISA 2022 raporunda Türkiye’deki öğrencilerin en az yüzde 20’sinin düzenli öğün tüketemediğinin görüldüğünü dile getiren Kızıltaş, “Benzer bulgular OECD raporlarında da dikkat çekmektedir. Bunun yanında Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün (TÇE), OECD ve PISA verileriyle yaptığı analize göre de Türkiye’deki öğrencilerde gıda yoksulluğu ciddi düzeye erişmiş durumda. Bazı öğrenciler öğün atlamak zorunda kalırken bazıları ise okullara aç gidebilmektedir” dedi.
Kızıltaş, bu durumun çocukların sağlıklı beslenme koşullarına erişimde ciddi kırılganlık yarattığını vurguladı.
“Boş Beslenme Çantaları Yaygın ve Ciddi Bir Sorunu Gösteriyor”
Devam eden bir araştırmada önemli bulgular elde ettiklerini söyleyen Kızıltaş, özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük öğrencilerde beslenme çantalarının çoğunlukla boş olduğunu belirtti. Kızıltaş, “Bununla birlikte beslenme çantası dolu olan öğrencilerin beslenme çantasındaki gıdalar da oldukça sağlıksız” diyerek okul kantinlerinin de bu ihtiyacı karşılamada yetersiz kaldığını ifade etti.
Kızıltaş, birçok köy okulunda kantin bulunmadığını hatırlatarak, kantinlerin tek başına çözüm olamayacağını aktardı.
Ulusal Beslenme Programı İhtiyacı Vurgulandı
Dünyanın birçok ülkesinde ulusal beslenme programlarının yürürlükte olduğunu hatırlatarak Türkiye’de de böyle bir desteğe ihtiyaç olduğunu söyleyen Kızıltaş, şunları aktardı: “Ülkemizde bu anlamda bir eksiklik ve ihtiyaç olduğu aşikârdır. Tüm devlet okullarında, okul öncesi ve ilkokul düzeyindeki öğrencilere (özellikle de kırsal bölgelerde) beslenme desteği verilmelidir. Hiçbir çocuğumuzun okula aç gitmemesi gerekir.”
“Dengeli Beslenmeyen Çocuklarda Gelişim ve Akademik Başarı Geriliyor”
Dengeli beslenmenin çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimi için zorunlu olduğunu ifade eden Kızıltaş, öğretmenlerin kendi imkânlarıyla hazırladıkları beslenme programlarının kırsal bölgelerde sürdürülebilir olmadığını anlattı.
Geçmişte uygulanan okul sütü ve kuru üzüm desteklerinin bugün bulunmadığını hatırlatan Kızıltaş, “O yüzden önceki uygulamaların dışında daha geniş kapsamlı ve süreklilik arz eden ulusal beslenme programlarına gerçekten ihtiyacımız var” diye konuştu.
“Bu Sorunu Çözebilecek Gücümüz ve İmkânımız Var”
Son olarak kurumlar arası iş birlikleri ve yerel yönetimlerin desteğiyle tüm öğrencilere beslenme desteği sağlanabileceğini dile getiren Kızıltaş, “Hiçbir çocuğumuz okulda aç kalmamalıdır. Devletimizin bu sorunu kökten çözebilecek gücü de iradesi de imkânı da var” dedi.






