Van’da 19 yaşında geçirdiği kazanın ardından iki yıl yatağa bağımlı yaşayan Hanımzer Melet, tekerlekli sandalye basketboluyla hayatını yeniden kurdu. Milli takım formasıyla Türkiye’yi yurt dışında temsil eden Melet, bir yandan spor kariyerini sürdürürken diğer yandan engelli bireylere eve kapanmamaları çağrısı yapıyor. Melet’in hikâyesi, bireysel mücadelenin yanı sıra engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımının önündeki engelleri de gündeme getiriyor.

Van’da yaşayan Hanımzer Melet’in hayatı, 19 yaşında ikinci kattan düşmesi sonucu geçirdiği omurilik yaralanmasıyla değişti. Belden aşağısı felç kalan Melet, kazanın ardından yaklaşık iki yıl yatağa bağımlı yaşadı. Fiziksel zorlukların yanı sıra içine kapandığı ve kimseyle konuşmak istemediği bir dönem geçiren Melet, kazadan yaklaşık altı ay sonra babasını da kaybetti. Yaşadığı kayıp, toparlanma sürecini daha da zorlaştırdı.
Yeniden hayata karışması yıllar alan Melet’in yaşamındaki değişim, tedavi için gittiği Ankara’da karşılaştığı tekerlekli sandalye basketboluyla başladı. GATA’da fizik tedavi gördüğü sırada kendisi gibi engelli bireylerin basketbol oynadığını gören Melet, sporun kendi yaşamında da yeni bir kapı açabileceğini düşündü.
“Ben neden yapmayayım?”
Basketbol oynayan sporcuları izlerken kendisini onların yerine koyduğunu anlatan Melet, o gün aklından geçen “Ben neden yapmayayım?” düşüncesinin hayatında yeni bir başlangıca dönüştüğünü söyledi.

Van’a döndükten sonra Van Bedensel Engelliler Spor Kulübü Başkanı Hanefi Baykara ile tanışan Melet, böylece sporla tanıştı. Ancak sahaya çıkmak, onun için başlangıçta kolay olmadı. Takımdaki 12 erkek sporcunun arasında tek kadın olarak yer alan Melet, yaklaşık bir yıl boyunca sporcuların yanına gitmekte zorlandığını ve kendisini nasıl ifade edeceğini bilemediğini anlattı.
Zamanla çekingenliğini aşan Melet, bugün hem takımının hem de kendisi gibi engelli bireylerin örnek aldığı bir sporcu olarak mücadelesini sürdürüyor.
Spor, sahadaki mücadelenin ötesinde
Basketbolun kendisine yalnızca fiziksel güç kazandırmadığını belirten Melet, spor sayesinde özgüvenini yeniden kazandığını ve sosyal yaşamla bağının güçlendiğini ifade etti.
“Maç ve antrenman sırasında kendimi özgür hissediyorum. Sahanın içinde hiçbir engel yokmuş gibi rahatça oynayabiliyorum. Orada stres ve sıkıntılarımı unutuyorum, sadece oyuna odaklanıyorum” diyen Melet, spora başladıktan sonra “Keşke daha önce başlasaydım” diye düşündüğünü aktardı.
Melet, engelli bireylerin yaşadıkları psikolojik zorluklar karşısında kendilerini tamamen toplumdan soyutlamamaları gerektiğini belirterek, “Hayata tamamen küsmemek gerekiyor. Hayata tutunacak şeyler bulmamız gerekiyor. Bu spor olabilir, basketbol olabilir, badminton olabilir, yüzme olabilir. Bir şekilde hayata tutunacak şeyler bulmalıyız” diye konuştu.
Fizyoterapi sürecinde yeni hedefler
Melet’in fiziksel gelişimini takip eden fizyoterapist Hayati Karimiş da tedavi sürecinde yaşanan değişime dikkat çekti. Melet’in merkeze ilk geldiğinde tekerlekli sandalye kullandığını, destekle dahi ayakta duramadığını belirten Karimiş, başlangıçta onun yeniden yürüyebileceğine dair umudunun düşük olduğunu söyledi.
Melet’in zaman zaman ağlamasına rağmen mücadeleyi bırakmadığını anlatan Karimiş, “Pes etmedi. Ağladı ama buna rağmen yine pes etmedi, dayandı. Çok şükür bugünlere gelebildi. Şu an destekli de olsa yürüyebiliyor” dedi.
Tedavide bacak kaslarının güçlendirilmesi, denge ve koordinasyonun geliştirilmesi üzerinde çalıştıklarını belirten Karimiş, ilerleyen süreçte Melet’in desteksiz yürümesine yardımcı olmayı hedeflediklerini ifade etti. Karimiş, Melet’i disiplinli, pes etmeyen ve başaran biri olarak tanımladı.
Milli takım formasıyla Türkiye’yi temsil etti
Spor çalışmalarını sürdüren Melet, kadın sporcular arasındaki değerlendirme ve elemelerin ardından 12 kişilik milli takım kadrosuna girmeyi başardı. Milli takımla Hollanda’ya giden Melet, uluslararası müsabakalarda Türkiye’yi temsil etmenin kendisi için büyük bir gurur olduğunu söyledi.
Yurt dışında Türk bayrağını taşımanın ve İstiklal Marşı’nı dinlemenin kendisi için tarif edilmesi güç bir duygu olduğunu belirten Melet, “Yurt dışında bayrağımı göğsümde taşımak ve İstiklal Marşı’nı dinlemek inanılmaz bir duygu. 12 ülkeden oyuncularla yarışıyorsunuz. Zorluklar büyük ama sonunda başarıya ulaşıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Başarısıyla farklı kulüplerin de dikkatini çeken Melet, Beşiktaş ve Diyarbakır takımlarından transfer teklifleri aldığını belirtti. Ancak geçirdiği ameliyat nedeniyle teklifleri değerlendiremediğini aktaran Melet, spor yaşamını Van’daki takımıyla sürdürdü.
“Ben başarabildiysem diğer arkadaşlarım da başarabilir”
Melet’in değişimini yakından gözlemleyen Van Bedensel Engelliler Spor Kulübü Başkanı Hanefi Baykara, onun geçmişteki karamsar haliyle bugünkü yaşamı arasında büyük fark bulunduğunu söyledi. Melet’in bugün kendisi gibi engelli bireylere örnek olduğunu belirten Baykara, takım arkadaşlarının onu gördüklerinde “Biz de yapabiliriz” diyerek cesaret bulduklarını ifade etti.
Melet ise benzer süreçlerden geçen engelli bireylere kendilerini eve kapatmama çağrısı yaptı. Herkesin kendisine uygun bir spor dalı bulabileceğini söyleyen Melet, “Ben yapamam, edemem demesinler. Herkesin kendisine uygun bir spor dalı mutlaka vardır” dedi.
Engelli bireylerin yalnızca fiziksel zorluklarla değil, toplumsal tutumlar ve erişilebilirlik sorunlarıyla da mücadele ettiğini belirten Melet, rampaların önüne park edilen araçların ve insanların bilinçsiz davranışlarının günlük yaşamı zorlaştırdığını vurguladı.
“İçinize kapanmayın, sürekli araştırın. Okuyun, kendinizi geliştirin. Kendinizi eve kapatıp ‘Ben engelliyim, yapamam’ demeyin. Ben bunu başarabildiysem, diğer arkadaşlarım da başarabilir” diyen Melet, topluma da engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırma çağrısında bulundu.
“Önümüze duvar değil, yol koyun”
Hanımzer Melet’in hikâyesi, bir kazanın ardından değişen yaşamını sporla yeniden kurma mücadelesini anlatıyor. Ancak Melet’in çağrısı yalnızca kişisel azimle sınırlı değil. Engelli bireylerin toplumsal yaşama katılabilmesi için anlayışın, desteğin ve erişilebilirliğin önemine işaret eden Melet, sözlerini şöyle tamamladı:
“Tek istediğim, diğer insanların önümüze duvar değil, yol koyması. Bize abla, abi gibi destek olsunlar. Yol gösteren insanlar sayesinde her engeli aşabilirsiniz.”





