Van’da İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi ve Van Barosu İnsan Hakları Merkezi tarafından basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, STK’lara yapılan başvurulara göre kentte bazı vatandaşların baskı ve tehdit gördüklerini, kayıt dışı görüşmelere zorlandıklarını ve çeşitli yöntemlerle üzerlerinde baskı oluşturulduğunu belirttikleri aktarıldı.
“Kaçırılma Girişimi İddiasıyla Suç Duyurusunda Bulunuldu”
Kurumların açıklamasında, 2 Eylül ve 4 Ekim 2026 tarihlerinde kent merkezinde DEM Parti Gençlik Meclisi üyelerinin kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından kaçırılmaya çalışıldığı yönünde başvurular yapıldığı belirtildi. Başvurular üzerine ilgili kişilere hukuki destek sağlandığı ve Van Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu aktarıldı.
Açıklamada, baskı ve tehdit yoluyla ifade alma, mülakat yapma, kişileri çeşitli iş birliklerine yönlendirme ve kaçırılma girişimi gibi iddiaların özellikle 2016 yılından sonra daha fazla gündeme geldiği öne sürüldü. Söz konusu uygulamaların Türk Ceza Kanunu kapsamında çeşitli suçlarla ilişkilendirilebileceği ifade edildi.
“Kişi Özgürlüğü Ve Güvenliği Hakkına Dikkat Çekildi”
Açıklamada, söz konusu iddiaların Anayasa’nın 19’uncu maddesi ile İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 3 ve 9’uncu, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 9’uncu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5’inci maddesinde düzenlenen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Kurumlar, Anayasa Mahkemesi’nin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını devletin bireylerin özgürlüğüne keyfi olarak müdahale etmemesini güvence altına alan temel bir hak olarak tanımladığını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de bu hakkın demokratik toplum düzenindeki önemine dikkat çektiğini ifade etti.
STK’lara yapılan başvuruların yaşananların yalnızca bir bölümünü yansıttığı belirtilen açıklamada, bazı kişilerin yaşadıkları olayları yakınlarıyla dahi paylaşmakta çekinceler yaşadığı ve güvenlik endişesi taşıdığı ileri sürüldü.
Açıklamada ayrıca, bazı suç duyurularının failin kimliğinin belirlenememesi veya yeterli delil bulunmaması gibi gerekçelerle sonuçsuz kaldığı ve kişilerin güvenliğine yönelik tedbirlerin yeterince uygulanmadığı yönündeki değerlendirmelere yer verildi.
“Sürece Zarar Verecek Uygulamalardan Kaçınılmalı”
Kurumlar, ülkede Demokratik Toplum ve Barış Süreci’nin devam ettiğine dikkat çekerek, toplumun beklentisinin hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda örgütlenme özgürlüğü ve siyaset yapmanın önündeki engellerin kaldırılması, demokratikleşme adımlarının atılması, geçmişte yaşananlarla yüzleşilmesi ve adaletin tesis edilmesi olduğunu belirtti.
Açıklamada, vatandaşlar üzerinde baskı oluşturabilecek uygulamaların sürece zarar verebileceği ve sürecin toplumsallaşmasını zorlaştırabileceği ifade edilerek, bu tür iddiaların etkin şekilde araştırılması çağrısı yapıldı.
“Çok Sayıda Kişi Başvuruda Bulundu”
Kurumlara yapılan başvurulara göre üniversite öğrencileri, gazeteciler, siyasetçiler ve aktivistler başta olmak üzere çok sayıda kişinin kayıt dışı görüşmelere ve ifadelere zorlandığı, çeşitli baskı ve tehdit iddialarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Açıklamada, bu tür talepleri kabul etmeyen bazı kişilerin kötü muamele gördüklerini, kaçırılmaya çalışıldıklarını veya tutuklanmakla tehdit edildiklerini bildirdikleri aktarıldı.
Kurumlara Etkin Soruşturma Çağrısı
İHD Van Şubesi, ÖHD Van Şubesi ve Van Barosu İnsan Hakları Merkezi; Cumhuriyet Başsavcılıkları başta olmak üzere İçişleri Bakanlığı, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumu, TİHEK ve Valiliklerin İnsan Hakları Kurullarının söz konusu iddiaları takip ederek gerekli inceleme ve soruşturmaların yürütülmesine katkı sunması çağrısında bulundu.
Açıklamada, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun kolluk uygulamalarına yönelik bir alt komisyon kurarak başvuruları değerlendirmesi istendi. Yakalama, gözaltına alma ve ifade alma usullerinin yasalarla düzenlendiğine dikkat çekilerek, güvenlik ve istihbarat birimlerinin faaliyetlerini hukuka uygun şekilde yürütmesi talep edildi.
TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu’nun da istihbarat faaliyetlerine ilişkin iddiaları araştırmak üzere bir alt komisyon kurması istendi. İçişleri Bakanlığı’na bağlı Kolluk Gözetim Komisyonu’nun ise uluslararası kriterlere uygun şekilde faaliyet göstererek kolluk uygulamalarının denetlenmesine katkı sunması çağrısında bulunuldu.
Açıklamaya Çok Sayıda Kişi Katıldı
Basın açıklamasına İHD Van Şube Eş Başkanı Avukat M. Salih Coşkun, DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar, yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal, DBP Van İl Eş Başkanı Gönül Uzunay, DEM Parti Van İl Eş Başkanı Gülşen Kurt, Van Barosu avukatları ve çok sayıda STK temsilcisi katıldı.




