Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olayları, öğrencilerin ve ebeveynlerin güvenlik kaygılarını artırıyor. Ancak çocukların şiddetle karşılaşması yalnızca okulda yaşanan olaylarla sınırlı kalmıyor. Televizyon, telefon ve sosyal medya aracılığıyla şiddet görüntüleri ve haberleri çocukların günlük yaşamının bir parçası haline gelebiliyor.
Bir olayın doğrudan tanığı olmayan çocuklar dahi aynı görüntü ve haberlerle defalarca karşılaşabiliyor. Özellikle okul saldırıları gibi çocukların kendilerini doğrudan tehdit altında hissedebileceği olaylar, “Benim okuluma da olur mu?” ve “Ben güvende miyim?” gibi kaygıların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Bu noktada çocukların gördükleri haberleri nasıl anlamlandırdığı kadar, yetişkinlerin onlarla nasıl konuştuğu da önem taşıyor. Çocuğun korkusunu küçümsemek ya da “Korkacak bir şey yok” diyerek konuyu kapatmak yerine, duygusunu ifade etmesine alan açılması öneriliyor.
Medya ve Çocuk Hakları Derneği tarafından hazırlanan ve derneğin sosyal medya hesaplarında yayımlanan “Çocuklar Şiddet Haberleriyle Karşılaştığında Ne Yapmalıyız?” başlıklı 12 sayfalık kitapçık, çocukların şiddet içerikli haberlerle karşılaşması durumunda yetişkinlerin nasıl bir iletişim kurması gerektiğine odaklanıyor.
Kitapçıkta; okul saldırıları, bıçaklama ve silahlı saldırılar başta olmak üzere şiddet olaylarına ilişkin haberlerin çocuklarda yaratabileceği kaygı, korku ve güvensizlik ele alınıyor. Çocukların haberlerle hangi yollarla karşılaştığına dikkat çekilirken, özellikle televizyon, sosyal medya ve dijital platformlarda aynı görüntü ve haberlerin tekrar tekrar karşılarına çıkmasının çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin yetişkinlerin dikkat etmesi gereken noktalar aktarılıyor.
“Korkmuş veya üzülmüş olman çok anlaşılır”
Örneğin, kitapçığın 11’inci sayfasında, çocuklarla şiddet içerikli haberler konuşulurken kullanılabilecek güvenli ve destekleyici iletişim cümlelerine yer veriliyor. Çocukların duygularının dinlenmesi ve sorularının birlikte karşılanması önerilirken, yetişkinlerin “Bunu gördüğünde ne hissettiğini benimle paylaşabilirsin”, “Korkmuş veya üzülmüş olman çok anlaşılır”, “Aklına takılan her şeyi bana sorabilirsin” gibi ifadeler kullanabileceği belirtiliyor.
Çocuğa “Seni dinlemek için buradayım” denilmesi, yaşananların onun suçu olmadığının anlatılması ve çocuğun kendisini güvende hissetmesinin desteklenmesi de öneriler arasında yer alıyor.
“Haberlerde gördüğümüz her şey bizim bulunduğumuz yerde yaşanmıyor”
Çocukların şiddet haberleri karşısında gerçek ile kendi yaşadıkları çevre arasındaki ayrımı kurabilmesinin de önemli olduğu belirtiliyor. Kitapçıkta yetişkinlere, çocuklara “Şu anda güvendesin ve yalnız değilsin” ve “Haberlerde gördüğümüz her şey bizim bulunduğumuz yerde yaşanmıyor” gibi ifadelerle güven duygusu vermeleri öneriliyor. Çocuğun anlamadığı konularda soru sormasına izin verilmesi, haber hakkında birlikte konuşulması ve gerekirse habere maruz kalmaya ara verilmesi de önerilen yaklaşımlar arasında bulunuyor.
“Korkacak bir şey yok” demek yerine dinleyin
Çocuklarla şiddet haberleri konuşulurken bazı ifadelerden kaçınılması gerektiğine de dikkat çekiliyor. “Korkacak bir şey yok”, “Bunları düşünme” ve “Sen daha çocuksun, anlamazsın” gibi ifadelerin çocuğun yaşadığı duyguyu küçümseyebileceği belirtilirken, bunun yerine çocuğun korkusunun ve sorularının dinlenmesi öneriliyor. Çocuğun kendisini kötü hissettiğinde güvendiği bir yetişkinden yardım isteyebileceğinin hatırlatılması da öneriler arasında yer alıyor.




