Van Bölge Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Süleyman Kozat, girdi maliyetlerindeki hızlı artışın hayvancılığı sürdürülemez hale getirdiğini ifade etti. Kozat, hem sahada çalışan veteriner hekimlerin hem de üreticilerin ciddi ekonomik baskı altında olduğunu vurgulayarak, son bir yılda hayvancılık faaliyetlerinde yaklaşık yüzde 20 düşüş yaşandığını söyledi.

Girdi Maliyetleri, Saha Zorlukları Ve Üreticinin Gerileyen Kârlılığı
Hayvancılık sektöründe en temel sorunun girdi maliyetlerindeki artış olduğunu aktaran Kozat, özellikle akaryakıt ve ilaç fiyatlarındaki yükselişin sahada ciddi bir yük oluşturduğunu ifade etti. Veteriner hekimlerin kırsal alanda aktif şekilde hizmet verdiğini hatırlatan Kozat, ulaşım maliyetlerinin bile artık büyük bir sorun haline geldiğini söyleyerek, “Özellikle akaryakıta gelen zamlar birçok veteriner hekimi ciddi anlamda etkiliyor. 40 kilometrelik bir köy yoluna eskiden 200 liraya gidilirken bugün bu maliyet 500 liraya çıktı. Bu da hekim için ciddi bir yük oluşturuyor.” bilgisini verdi.

İlaç ve aşı fiyatlarındaki artışın çok daha yüksek seviyelere ulaştığını vurgulayan Kozat, maliyet artışlarının yalnızca hizmet veren kesimi değil doğrudan üreticiyi de etkilediğini anlatarak, “2021 ile 2026 yılları arasında ilaç ve aşı fiyatlarında yüzde 350 ile 500 arasında artış yaşandı. Bu artış hem veteriner hekimleri hem de üreticiyi etkiliyor.” şeklinde konuştu.

Bu durumun hayvancılıkta kârlılığı ciddi şekilde düşürdüğünü dile getiren Kozat, üreticinin giderek sektörden çekildiğini belirterek, “Akaryakıt giderleri ve ilaç fiyatlarındaki artış doğrudan üreticiye yansıyor. Maliyetler yükseldikçe insanlar bu sektörden çekiliyor. Girdi ne kadar artarsa hayvancılıktaki kâr oranı o kadar düşer. Bir hayvanı bir yıl önce 5 liraya tedavi ederken bugün 20 liraya ediyorsanız gelir ciddi şekilde azalmış demektir.” değerlendirmesini yaptı.

Üretimde Düşüş, Gıda Erişimi Ve Veteriner Hekimlerin Artan Yükü
Kozat, hayvancılık faaliyetlerindeki gerilemenin somut şekilde üretime yansıdığını ve bunun gıda piyasasında zincirleme bir etki oluşturduğunu ifade ederek, “Son bir yılda Türkiye genelinde hayvancılık faaliyetlerinde yaklaşık yüzde 20 düşüş var. Üretim azaldıkça fiyatlar artıyor ve temel gıdalara ulaşım daha da zorlaşıyor.” sözlerini sarf etti.

Hayvansal üretimin azalmasının et, süt ve yumurta gibi temel ürünlerde fiyat artışlarını beraberinde getirdiğini söyleyen Kozat, bu durumun hem üreticiyi hem de tüketiciyi zorladığını dile getirdi.
Sahada görev yapan veteriner hekimlerin de ciddi ekonomik baskı altında olduğunu belirten Kozat, destek taleplerine rağmen yeni mali yüklerin getirildiğini aktararak, “Meslektaşlarımız için mazot desteği, sigorta primlerinde kolaylık gibi taleplerde bulunduk. Ancak bu yıl kliniklere yaklaşık 20 bin liralık ek ruhsat harcı getirildi. Bu durum mesleği desteklemek yerine yeni bir yük oluşturuyor.” anlatımında bulundu.

Kırsal Yapı, İstihdam Sorunu Ve Sosyoekonomik Etkiler
Kırsal kalkınmanın hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu vurgulayan Kozat, hane bazlı üretimin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Büyük ölçekli işletmelerin artmasının küçük üreticiyi zayıflattığını belirten Kozat, kırsal yaşam koşullarının iyileştirilmesinin üretimi doğrudan artıracağını açıklayarak, “Anadolu’nun birçok bölgesinde insanlar hayvancılığı seviyor ve yapmak istiyor. Kırsalda hayvancılığı ve tarımı güçlendirir, istihdamı artırır ve yaşam koşullarını iyileştirirsek üretim de artar.” bilgisini kaydetti.

Her yıl yaklaşık 3 bin veteriner hekimin mezun olduğunu ancak kamuda alım yapılmadığını hatırlatan Kozat, sahada ciddi bir yığılma yaşandığını diyerek, “Son üç yıldır kamuda veteriner hekim alımı yapılmıyor. Bu da sahada ciddi bir birikmeye neden oluyor. Özel klinik açan hekimler de ekonomik olarak desteklenmediği için zorlanıyor.” dedi.

Toplumsal Sonuç Ve Üretimin Önemi
Kozat, kırsaldaki ekonomik sorunların yalnızca tarım ve hayvancılık sektörünü değil, tüm toplumsal yapıyı etkilediğini vurguladı. Üretimin azalmasının işsizlik ve göç gibi sorunları artırdığını belirten Kozat, şu değerlendirmeyi yaparak, “Kırsaldaki sorun çözülmeden şehirleşme ve işsizlik çözülemez. Bu bir kısır döngüye dönüşüyor.” diyerek konunun öneminin altını çizdi.
Açıklamasının sonunda üretimin insan yaşamındaki yerine dikkat çeken Kozat, “İnsan ürettikçe mutlu olur. Üretmeyen toplumlar mutlu olamaz.” Sözleriyle konuşmasını tamamladı.





