Doğu Anadolu Bölgesi Gaziler ve Şehit Aileleri Federasyonu Genel Başkanı Abdurrahman Er, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi Hematoloji Servisi’nin fiziki kapasitesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Yaklaşık beş gündür ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) tedavisi gördüğünü belirten Er, yaşanan sorunların yalnızca kendi adına değil, aynı serviste tedavi gören ve sesini duyuramayan hastalar adına dile getirildiğini ifade etti.

Er, yaptığı açıklamada sağlık çalışanlarına yönelik herhangi bir eleştirinin olmadığını vurgulayarak, “Öncelikle özellikle belirtmek isterim ki; burada dile getirdiğimiz hiçbir eleştiri, gece gündüz demeden fedakârca çalışan hekimlerimize, hemşirelerimize ve sağlık personelimize yönelik değildir” dedi.

Hematoloji servisinde görev yapan sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına dikkat çeken Er, “Buradaki değerli hocalarımızın hastalarına yaklaşımı, ilgisi, bilgisi ve özverisi gerçekten takdire şayandır. En zor anlarımızda bizlere moral veren, sorularımızı sabırla cevaplayan ve tedavimizi büyük bir titizlikle yürüten tüm sağlık çalışanlarına gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“En iyi hekim bile yetersiz fiziki şartları tek başına aşamaz”

Mevcut fiziki koşulların sağlık hizmetlerini zorlaştırdığını belirten Er, “Ancak en iyi hekim bile yetersiz fiziki şartların oluşturduğu sorunları tek başına ortadan kaldıramaz” diye konuştu.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’nin sadece Van’a değil, çevre illere de hizmet veren önemli bir sağlık merkezi olduğunu belirten Er, “Hakkâri, Bitlis, Muş, Ağrı, Iğdır, Şırnak ve çevre illerden binlerce hasta umutla bu hastaneye geliyor. Böyle büyük bir sorumluluk taşıyan üniversite hastanesinde hematoloji servisinin fiziki kapasitesinin yıllardır aynı kalması düşündürücüdür” dedi.

“Lösemi hastaları enfeksiyon riskine karşı korunmalı”

Kemoterapi gören lösemi ve hematoloji hastalarının enfeksiyonlardan korunmasının tedavinin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Er, servis koşullarına dikkat çekti.

Van'da Duygu Dolu Mezuniyet! Genç Hekimler Diplomalarına Kavuştu
Van'da Duygu Dolu Mezuniyet! Genç Hekimler Diplomalarına Kavuştu
İçeriği Görüntüle

Er, “Bağışıklık sistemi ağır kemoterapi nedeniyle baskılanan hastaların enfeksiyonlardan korunması gerekiyor. Buna rağmen aynı odada birden fazla hastanın tedavi görmek zorunda kalması, hem hastalar hem de yakınları açısından ciddi kaygılara neden oluyor” ifadelerini kullandı.

Tedavi sürecinde yalnızca ilaçların değil, hijyen, uygun izolasyon, moral, psikolojik destek ve sağlıklı beslenmenin de büyük önem taşıdığını belirten Er, servis koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yetkililere sorular yöneltti

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü ve ilgili yetkililere çağrıda bulunan Er, şu soruları yöneltti:

“Bölgenin referans hastanesi olan bu üniversitede hematoloji servisinin fiziki kapasitesi neden yıllardır güçlendirilmemiştir? Türkiye’nin birçok ilinden hasta kabul eden böyle önemli bir merkezde neden daha fazla tek kişilik hasta odası ve uygun izolasyon alanları oluşturulmamıştır? Artan hasta yoğunluğuna rağmen yeni bir hematoloji servisi veya modernizasyon çalışması neden öncelikli yatırım programına alınmamıştır?”

“Ayrıcalık değil, insan onuruna yakışır koşullar istiyoruz”

Amaçlarının ayrıcalık ya da lüks olmadığını belirten Er, “Bizler ayrıcalık istemiyoruz. Bizler lüks istemiyoruz. Bizler yalnızca insan onuruna yakışır, güvenli ve modern koşullarda tedavi görmek istiyoruz” diye konuştu.

İnsan hayatının ertelenemeyecek kadar önemli olduğunu vurgulayan Er, “Bugün yapılacak her yatırım, yarın kurtulacak hayatlar demektir” ifadelerini kullandı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yönetiminin hematoloji servisinin koşullarını çağdaş standartlara ulaştıracağına inandığını belirten Er, “Güçlü hastaneler yalnızca başarılı hekimleriyle değil; o hekimlerin en iyi hizmeti sunabileceği modern fiziki altyapılarıyla da güçlüdür” dedi.

Er, açıklamasının sonunda büyük fedakârlıkla görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, çağrılarının sağlık çalışanlarına değil, fiziki şartların iyileştirilmesine yönelik olduğunu kamuoyuna duyurdu.

Muhabir: Selim Tekin