Van’ın Tuşba ilçesinde etkili olan sağanak yağışların ardından Akköprü Deresi taştı. Taşkınla birlikte dere yatağında biriken plastik atıklar sürüklenerek Van Gölü’ne ulaştı. Son yıllarda su seviyesindeki düşüşle sık sık gündeme gelen göl, bu kez kirlilik tehdidiyle karşı karşıya.

Yağışlarla birlikte kontrolsüz şekilde taşınan plastik çöpler yalnızca görsel kirlilik yaratmıyor; aynı zamanda gölün hassas ekosistemine, endemik canlı türlerine ve uzun vadede insan sağlığına zarar veriyor. Kapalı havza özelliği taşıyan Van Gölü, dışarıya akışı olmayan yapısı nedeniyle kirleticilerin zamanla biriktiği bir sistem olarak biliniyor. Bu durum, göle ulaşan atıkların etkisini katlayarak büyütüyor.

Düzce Valiliği’nden mevsimlik tarım işçileri açıklaması
Düzce Valiliği’nden mevsimlik tarım işçileri açıklaması
İçeriği Görüntüle

Plastik atıkların zamanla parçalanarak mikroplastiklere dönüşmesi ise sucul yaşam açısından daha derin bir risk oluşturuyor. Gözle görülmeyecek kadar küçük bu parçacıklar, balıklar ve diğer canlılar tarafından yutuluyor; ardından besin zinciri yoluyla insanlara kadar ulaşabiliyor.

Öte yandan bölgede yeterli altyapı önlemlerinin alınmaması ve bazı yurttaşların dere yataklarına çöp bırakmaya devam etmesi, sorunun boyutunu daha da büyütüyor. Bu tablo, Van Gölü’nü tehdit eden kirliliğin yalnızca anlık bir durum değil, giderek derinleşen bir çevre sorunu olduğunu ortaya koyuyor.

Van’da çevre aktivistleri, son dönemde artan kirlilik riski nedeniyle Van Gölü için yetkililere ve topluma çağrıda bulundu. Van Gölü Aktivistleri tarafından yapılan yazılı açıklamada, gölün yalnızca bir su kaynağı olmadığı, bölgenin hafızası, yaşam alanı ve geleceği olduğu vurgulandı. Açıklamada, Akköprü Deresi üzerinden yağmur sularıyla taşınan plastik atıkların göle ulaşmasının ciddi bir çevre tehdidi oluşturduğu belirtilerek, bu durumun yalnızca geçici bir sorun olmadığına dikkat çekildi. Plastik atıkların hem ekosisteme hem de canlı yaşamına zarar verdiği, aynı zamanda insan sağlığını da tehdit ettiği ifade edildi. Açıklamada, Van Gölü’nün yalnızca bir su kaynağı olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

"Yaşanan kirliliğin yapısal bir sorun olduğunu görüyoruz. Bu nedenle özellikle Van Gölü’ne dökülen su yollarında önleyici tedbirlerin artırılması gerekiyor. Atık tutucu sistemlerin kurulması, düzenli temizlik çalışmalarının yapılması ve denetimlerin sıkılaştırılması artık kaçınılmazdır. Aynı zamanda toplum olarak da sorumluluğumuz var. Doğaya bırakılan her atığın eninde sonunda yaşam alanlarımıza geri döndüğünü unutmamalıyız. Van Gölü’nü korumak hepimizin ortak görevidir ve bu noktada hem kurumların hem de yurttaşların birlikte hareket etmesi şarttır. Van Gölü sahipsiz değildir. Çevresel risklerin daha da büyümemesi için bugün harekete geçmeliyiz.”

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ