Türkiye’de tam kapsamlı son genel affın 1974 yılında çıkarıldığı biliniyor. O dönemde hem adli hem de siyasi suçları kapsayan geniş bir düzenleme yürürlüğe girmiş ve çok sayıda hükümlü bu aftan yararlanmıştı. Bu tarihten sonra ülkede kısmi aflar, ceza indirimleri ve infaz düzenlemeleri uygulandı.
2000 yılında çıkarılan ve kamuoyunda “Rahşan Affı” olarak bilinen düzenleme de teknik olarak genel af kapsamına girmedi, daha çok belirli şartlara bağlı ceza indirimi niteliği taşıdı.

Türkiye’de barış sürecinin yeniden konuşulmaya başlanması ise “genel af uygulanacak mı?” sorularını beraberinde getirdi. Van’da bazı yurttaşlar, genel af tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, ülkedeki ortamın önceye göre daha sakin olduğunu belirtti, affın toplumsal barışa katkı sağlayacağı görüşünü paylaştı.

“BİRÇOK MAHKÛM BEKLİYOR, BARIŞ İÇİN ADIM ATILMALI”
Erdoğan Çolak, yaptığı değerlendirmede genel affın geciktiğini söyleyerek, “Ortama bakınca daha da sakinleşmesi için böyle bir adımın gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir sürü mahkûm var, aileleri bekliyor” ifadelerini kullandı.
Metin Erçağlar ise affın kapsayıcı olması gerektiğini savunarak, “Özellikle Selahattin Demirtaş gibi isimlere de uygulanmalı. Özgürlük bütün insanlara gelmeli” dedi.

“GENEL AF BARIŞIN TEMELİDİR”
Benzer görüşleri paylaşan Ertuğrul İzicioy, affın toplumsal kaynaşma açısından önem taşıdığını dile getirdi. İzicioy, “Genel af barışın temelidir. İnsanların birbirine düşman gibi bakmasını engeller. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı bir araya getirir. Biz barışa hazırız, iyi bir gelecek için adım atılmalı” şeklinde konuştu.






