Son yıllarda derinleşen ekonomik krizle birlikte gıda fiyatlarında yaşanan artış, market raflarındaki ürün kalitesini de doğrudan etkiledi. Artan maliyetler, düşen alım gücü ve yetersiz denetimler nedeniyle özellikle sebze ve meyve reyonlarında çürük, ezilmiş ya da tüketim ömrünü tamamlamış ürünlerin sayısında gözle görülür bir artış yaşanıyor.

Kâr kaybını telafi etmeye çalışan bazı işletmelerin, standartlara uygun olmayan ürünleri satışa sunuyor. Özellikle denetim mekanizmalarının yetersiz kalması, bu tür uygulamaların yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor. Bu kapsamda biz de bugün Vanlı yurttaşlara mikrofon uzatarak market raflarındaki ürün kalitesine ilişkin düşüncelerini sorduk.

Vanlı yurttaşlar hem yüksek fiyatlar hem de düşük kalite nedeniyle çift yönlü mağduriyet yaşadıklarını dile getirerek, ekonomik koşullar ne olursa olsun marketlerin temiz, sağlıklı ve tüketilebilir ürün sunmakla yükümlü olduğunu vurguladı. Standart dışı ürünlerin satışına karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiğinin altını çizen yurttaşlar, “doğru düzgün hizmet almanın bir lüks değil, hak” dedi.

5906525573805182111

“Aldığımız ürün iki günde çöpe gidiyor”

Mikrofon uzattığımız Gülfer Avcı isimli yurttaş, marketlerdeki ürün kalitesinden şikâyet ederek çoğu zaman alışveriş yapmadan geri döndüklerini söyledi. Avcı, yurttaş olarak bunu haketmediklerini sözlerine ekleyerek, “Özellikle meyveler çok kalitesiz. mandalina, muz gibi ürünler neredeyse çürük denecek durumda. Biz yurttaş olarak bunu hak etmiyoruz. Zaten ekonomik durumumuz kötü, verdiğimiz parayı da çürük meyve ve sebzeye vermek istemiyoruz” şeklinde konuştu.

Avcı, ürünlerin kısa sürede bozulduğunu belirterek bunun hem sağlık hem de ekonomik kayıp yarattığını ifade etti: “Aldığımız ürün iki günde bozuluyor, çöpe gitmek zorunda kalıyor. Bu da hem sağlığımıza hem cebimize zarar veriyor. Marketlerde seçebileceğimiz düzgün ürün bırakılmıyor. Sürekli aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Yetkililerin bu konuda daha sık ve ciddi denetim yapması gerekiyor”

5906525573805182118

“Ne yediğimizi bilmiyoruz”

Gülay Çakır isimli yurttaş ise özellikle kış aylarında sağlıklı gıdaya ulaşmanın zorlaştığını dile getirerek, “Artık ne yediğimizi bilmiyoruz. Aldığımız mandalina mandalina değil, portakal portakal değil. Kış ayları geldi, meyve almamız gerekiyor çünkü hastalanıyoruz ama raflardaki ürünleri görünce almaktan vazgeçiyoruz” dedi. Çakır, yüksek fiyatlara rağmen kalitesiz ürünlerle karşılaştıklarını söyleyerek, “Zaten her şey çok pahalı, en azından aldığımız ürün buna değsin istiyoruz. Eve götürdüğümüzde çocuklar bile yemek istemiyor. Görüntüsü güzel olmayan, tadı olmayan ürünlerle karşılaşıyoruz. Paramızla resmen rezil oluyoruz” diye konuştu.

Van’da hafta sonu planı yapanlar dikkat! 5 Eylül hava durumu belli oldu
Van’da hafta sonu planı yapanlar dikkat! 5 Eylül hava durumu belli oldu
İçeriği Görüntüle

5906525573805182114

“Biz sustukça bu durum devam ediyor”

Hüsamettin Çelik ise sorunun yalnızca marketlerle sınırlı olmadığını, yurttaşların hak arama bilinciyle de bağlantılı olduğunun altını çizerek, “Bu yaşananların farkındayız ama yine de gidip alıyoruz. Çünkü ses çıkarmayı bilmiyoruz, hakkımızı aramıyoruz. Biz sustukça onlar daha fazlasını yapıyor” dedi. Çelik, özellikle zincir marketlere dikkat çekerek şunları söyledi: “Sanki en çürük, en düşük kaliteli meyve ve sebzeler özellikle Van’a gönderiliyor. Oysa kimse almasa, kimse tepki gösterse marketler de düzgün ürün getirmek zorunda kalır. Biz aldıkça onlar aynı ürünleri raflara koymaya devam ediyor”

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ