4 Kasım 2016 tarihinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile partinin milletvekilleri ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerine yönelik gerçekleştirilen yargısal operasyonların üzerinden 10 yıl geçti. Operasyonların yıl dönümünde bir araya gelen bölge baroları ve sivil toplum örgütleri, AİHM’in ihlal kararlarına rağmen devam eden hukuki süreçlere dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasına baroyu temsilen Baro Başkanı Av. Sinan Özaraz katıldı. Açıklamada, AİHM tarafından verilen ihlal kararlarının uygulanmasının hukuki bir zorunluluk olduğu vurgulanırken, tutuklu siyasetçilerin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

Van’da kış kapıya dayandı: Lastikçilerde kuyruk
Van’da kış kapıya dayandı: Lastikçilerde kuyruk
İçeriği Görüntüle

AİHM kararlarının uygulanması için dilekçe sunuldu

Basın açıklamasının ardından, AİHM kararlarının uygulanması ve tutuklu siyasetçilerin tahliye edilmesi talebini içeren dilekçe, dosyanın incelemesini yürüten Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine sunuldu. Böylece yargı makamlarına, uluslararası mahkeme kararlarının gereğinin yerine getirilmesi yönündeki talep bir kez daha iletildi.

Barolar ve sivil toplum örgütleri tarafından yapılan açıklamada, hukukun üstünlüğünün korunması, adil yargılanma hakkının güvence altına alınması ve demokratik siyaset üzerindeki yargısal baskıların sona erdirilmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada, devam eden tutuklulukların sona erdirilmesi çağrısı yapılarak AİHM kararlarının uygulanmasının hukuk devleti ilkesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.

“Demokratik siyasetin önü açılsın”

Açıklamanın sonunda, AİHM kararlarının uygulanması gerektiği bir kez daha vurgulanarak hukuksuz olduğu değerlendirilen tutukluluklara derhâl son verilmesi istendi. Hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkının korunması çağrısında bulunan barolar ve sivil toplum örgütleri, demokratik siyaset üzerindeki yargısal baskıların sona erdirilmesini talep etti.

Basın açıklaması, “AİHM kararları uygulansın, demokratik siyasetin önü açılsın” çağrısıyla sona erdi.

Muhabir: Selim Tekin