Milyonlarca vatandaşın her sabah işe, okula ya da günlük ihtiyaçlarını karşılamaya giderken kullandığı otobüs, metro, dolmuş ve tramvay ücretlerinde yeni bir dönem başlamak üzere. Son dönemde yerel yönetimlerin kent içi ulaşım tarifelerine art arda yaptığı yüksek oranlı zamlar, hane halkı bütçelerinde ciddi delikler açarken aynı zamanda genel fiyat istikrarı üzerindeki baskısını artırıyordu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunun merakla beklediği bu konuda çok önemli bir gelişmenin sinyalini vererek kent içi ulaşım kalemlerine tavan fiyat sınırı getirileceğini duyurdu. Hazırlıkları süren yeni hukuki adımlar hayata geçirildiğinde, belediyeler kendi yetki alanlarındaki bilet ve seyahat ücretlerini artık enflasyon oranlarının ve belirlenen makul sınırların üzerinde keyfi olarak artıramayacak.

Kamu kaynaklarının verimli kullanımı ve dezenflasyon sürecinin başarıyla sürdürülmesi hedeflenirken, ulaşım maliyetlerinin bu süreçteki olumsuz rolü masaya yatırıldı. Anadolu Ajansı Editör Masası bünyesinde gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtlayan Cevdet Yılmaz, kent içi ulaşım biletlerindeki zam oranlarının hedeflenen ekonomik dengelerle uyuşmadığını vurguladı. Yılmaz, yerel yönetimlerin yaptığı yüksek artışların genel fiyat artış hızını olumsuz yönde tetiklediğini ifade ederek, bu alanda kontrol sağlayacak bir üst sınır mekanizmasının gündemde olduğunu aktardı. Ekonomi yönetiminin bu net çıkışı, Ankara'da yerel yönetim ücret politikalarına dönük kapsamlı ve bağlayıcı bir mevzuat çalışmasının yürütüldüğünü gözler önüne serdi.

Enflasyonla Mücadelede Hizmet Sektörü Frenlenecek

Ülke genelindeki yıllık fiyat artış hızı Eylül ayı verileriyle birlikte yüzde 29,73 seviyesine gerileyerek tam 58 aylık aranın ardından yüzde 30 bandının altına düşmeyi başardı. Genel enflasyon göstergelerindeki bu umut verici gerilemeye rağmen, ulaştırma, eğitim ve kira gibi hizmet sektörünün ana başlıklarında yaşanan fiyat katılığı henüz kırılabilmiş değil. Bütçedeki en büyük sabit giderlerden birini oluşturan kent içi yolculuk giderleri, genel endeksteki düşüş trendini yavaşlatan en kritik faktörler arasında başı çekiyor. Ekonomi kurmayları, geçmiş dönem enflasyonunu gerekçe göstererek yapılan zamlar yerine gelecekteki hedef enflasyonla uyumlu fiyatlandırma modeline geçilmesini zorunlu görüyor.

Asgari Ücret Zammında 3 İhtimal: En Yüksek Rakam Belli Oldu!
Asgari Ücret Zammında 3 İhtimal: En Yüksek Rakam Belli Oldu!
İçeriği Görüntüle

Bir kentte şehir içi yolcu taşıma ücretlerine yapılan yüksek oranlı bir zam, sadece o bölgedeki yaşayanları etkilemekle kalmıyor, doğrudan aylık ulusal enflasyon sepetine de yüksek bir katkı sunuyor. Hükümet, dezenflasyon programının kalıcı bir başarıya ulaşabilmesi için katılaşmış hizmet fiyatlarını aşağı çekmeyi ve beklenmedik zam dalgalarının önüne geçmeyi amaçlıyor. Özellikle son yıllarda akaryakıt ve yedek parça maliyetlerini öne süren belediyelerin yılda birden fazla kez tarifeleri güncellemesi, Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflerini de zorlayan bir unsur haline gelmişti. Getirilecek sınırlandırma ile hem fiyat istikrarı korunacak hem de dezenflasyon patikası desteklenecek.

Mevcut Tarife Yetkisi Ve Karar Mekanizmaları Nasıl Çalışıyor

Mevcut yasal çerçeve içerisinde büyükşehirlerde kent içi ulaşım fiyatlandırmaları belediye bünyesinde faaliyet gösteren Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından alınan kararlarla yürürlüğe giriyor. Bu kurullarda sadece belediyeye ait raylı sistemler, otobüsler ve deniz taşıtları değil, aynı zamanda özel halk otobüsleri, minibüsler, taksiler ve okul servislerinin de tavan fiyatları belirleniyor. Büyükşehir statüsünde bulunmayan diğer illerde ise seyahat ücretleri doğrudan belediye meclisi ve encümen yetkisi dahilinde karara bağlanıyor. Karar alma süreçlerinde yerel dinamikler etkili olurken, merkezden uygulanan herhangi bir kısıtlama ya da tavan sınır mekanizması bulunmuyordu.

Mevzuattaki bu boşluk sebebiyle farklı kentlerde yıl içerisinde birbirinden kopuk ve dengesiz zam kararları alınabiliyordu. Belediyeler genellikle personel giderleri, akaryakıt maliyetleri ve araç bakım-onarım masraflarındaki artışları öne sürerek fiyat güncellemesini kaçınılmaz bir zorunluluk olarak değerlendiriyor. Ancak herhangi bir üst limit olmaması, aynı şartlardaki farklı illerde bile çok farklı zam oranlarının ortaya çıkmasına yol açıyordu. Yeni dönemde kurulacak denetim mekanizmasıyla birlikte UKOME ve belediye meclislerinin yetki sınırları çerçevelenecek, onaylanacak zam oranları merkezi bir denetime tabi tutulacak.

Metropollerde Yolculuk Maliyeti Çalışan Bütçesini Zorluyor

Nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu İstanbul gibi metropollerde uygulanan güncel bilet fiyatları, konunun vatandaşlar açısından ne kadar kritik bir boyutta olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Megakentte yürürlükte olan son ücret tablosuna göre tam bilet fiyatı 46,20 TL, öğrenci bilet fiyatı 22,55 TL, 30 yaş üstü öğrenci kartı 41,58 TL ve sosyal kart tarifesi 33,08 TL olarak uygulanıyor. En çok tercih edilen hatlardan biri olan metrobüs hattında ise seyahat ücreti katedilen durak sayısına bağlı olarak 33,08 TL seviyesinden başlayıp 68,59 TL seviyesine kadar yükseliyor.

Sadece işine gidip gelmek amacıyla günde 2 defa tam bilet basarak yolculuk eden bir çalışanın, hiç aktarma yapmadığı en basit senaryoda dahi 22 iş günü için ödemesi gereken tutar 2000 TL sınırını aşıyor. Birden fazla vasıta değiştirmek zorunda kalan veya aktarmalı seyahat eden vatandaşlar için bu harcama tutarı aylık 3000 TL seviyelerine kadar tırmanabiliyor. Özellikle asgari ücretle geçinmeye çalışan aileler için ulaşım masrafları; barınma ve mutfak harcamalarının hemen ardından en büyük üçüncü gider kalemi haline gelmiş durumda. Bu tablo, neden acil bir müdahaleye ihtiyaç duyulduğunu istatistiksel olarak gözler önüne seriyor.

Tavan Fiyat Modelinin Uygulama Şekli Ve Olası Etkileri

Hayata geçirilmesi planlanan sınırlamanın yasal altyapısı ve uygulama detayları önümüzdeki haftalarda tam olarak şekillenecek. Geçmiş yıllarda konut kiralarında uygulanan yüzde 25 tavan zam sınırı veya özel okul ücret artışlarında kullanılan yasal üst limit modelleri, ulaşımda izlenecek yol haritası için önemli birer örnek oluşturuyor. Masadaki en güçlü seçenekler arasında, ulaşım zamlarının yıllık hedef enflasyon oranına sabitlenmesi ya da belirli bir katsayı üzerinden üst sınır belirlenmesi yer alıyor. Düzenlemenin sadece belediye araçlarını mı yoksa özel dolmuş, taksi ve minibüsleri de kapsayıp kapsamayacağı mevzuat taslağıyla netleşecek.

Getirilecek tavan fiyat uygulaması, her gün toplu taşımaya bağımlı olan dar ve orta gelirli vatandaşlar, öğrenciler ve emekliler için ciddi bir nefes alanı yaratacak. Ücret artışlarının önceden kestirilebilir bir kalıba sokulması, hane halkının aylık bütçe planlaması yapmasını kolaylaştıracak. Diğer taraftan yerel yönetimler, reel maliyetlerin altında kalacak tarifelerin belediye bütçelerine ek yük getireceğini ve yolcu taşıma hizmet kalitesinde düşüşe yol açabileceğini savunuyor. Yeni yıl öncesinde yerel yönetimlerin yapmayı planladığı zam talepleri öncesinde, tüm gözler merkezi hükümetten gelecek nihai kanuni düzenlemeye kilitlenmiş durumda.

Kaynak: Haber Merkezi