Türkiye genelinde konut piyasasında yaşanan dalgalanmalar dar gelirli vatandaşları barınma sorunuyla baş başa bırakırken gözler tamamen devlet destekli projelere çevrildi. Özellikle mega kent İstanbul'da fahiş kira artışları ve yüksek konut fiyatları yüzünden ev sahibi olmanın ya da kirada oturmanın imkansızlaştığı bir dönemde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uzun süredir merakla beklenen adımı attı. Bakanlık yetkilileri tarafından paylaşılan son bilgilere göre İstanbul'da inşa edilen sosyal kiralık konutlar için kura takvimi resmen netleşmeye başladı. Binlerce ailenin umutla beklediği bu süreçte kasım ayının son günleri veya aralık ayının ilk haftası kritik bir eşik olarak işaret edildi.
Milyonlarca vatandaşın yakından takip ettiği süreçte kura töreninin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle gerçekleştirilmesi planlanıyor. Kesin tarihin devlet başkanının yoğun çalışma programına göre şekilleneceği ifade edilirken başvuru sahiplerinin heyecanlı bekleyişi tırmanışa geçti. Uzmanlar bu sürecin sadece kura çekiminden ibaret olmadığını aynı zamanda büyükşehirlerdeki kira spekülasyonlarına karşı çok güçlü bir denge unsuru olacağını vurguluyor. Vatandaşların yanlış bilgi kirliliğinden etkilenmemesi adına TOKİ'nin resmi internet adresini ve e-Devlet kapısını düzenli olarak kontrol etmesi gerektiği sürekli hatırlatılıyor.
Deprem Bölgesindeki Konut Hamlesi Büyükşehirleri Rahatlatacak
Ülke genelindeki konut arzını artırmak ve piyasayı dengelemek amacıyla yürütülen devasa projelerin en önemli ayaklarından biri de afet bölgelerindeki şantiyeler olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yılın aralık ayı itibarıyla 455 bin bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edildiği resmi makamlarca duyurulurken bu rakamın hızla tırmandığı belirtiliyor. Bölgede bitme aşamasına gelen konut sayısının 550 bin ila 600 bin seviyelerine yaklaştığı açıklanırken bu durumun tüm ülkeye umut aşıladığı ifade ediliyor. Tamamlanan bu sağlam ve güvenli yuvalar sayesinde milyonlarca afetzedenin kendi memleketlerine ve köylerine kalıcı olarak geri döneceği öngörülüyor.
Depremzedelerin kendi şehirlerine dönüş yapmasıyla birlikte İstanbul Ankara ve İzmir gibi büyük göç alan metropollerdeki konut talebinin ciddi oranda düşeceği tahmin ediliyor. Bu demografik hareketliliğin büyükşehirlerdeki kiralık daire fiyatları üzerinde rahatlatıcı bir baskı oluşturması bekleniyor. Bakanlık yetkilileri yeni inşa edilen tüm afet konutlarının en katı deprem yönetmeliklerine ve iklim dirençli standartlara uygun olarak yapıldığını özellikle vurguluyor. Aynı mühendislik ve mimari yaklaşımın sosyal konut projelerinin tamamında da harfiyen uygulandığı, vatandaşların güvenle oturabileceği evlerin inşa edildiği belirtiliyor.
500 Bin Sosyal Konut Projesinde İhale ve Teslim Takvimi
Yüz binlerce ailenin hayatını doğrudan ilgilendiren 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında şantiyelerdeki çalışmalar aralıksız bir şekilde sürdürülüyor. Proje genelinde yaklaşık 100 bin konutun bitme aşamasına geldiği müjdelenirken bu yıl içerisinde 170 bin konut için daha ihale sürecinin tamamlanması hedefleniyor. Geri kalan konutların ihalelerinin ise önümüzdeki yıl içerisinde sırasıyla gerçekleştirileceği ve sürecin hız kesmeden devam edeceği duyuruldu. Projede yer alan toplam 500 bin konutun tamamının 2028 yılında hak sahiplerine anahtar teslimi yapılarak bitirilmesi planlanıyor.
Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlelerinden biri olarak kayıtlara geçen bu süreçte bugüne kadar toplam 1 milyon 700 bin konutun üretildiği biliniyor. 2028 yılına kadar taahhüt edilen 500 bin konutun eksiksiz bir şekilde vatandaşlara verileceği her fırsatta yineleniyor. Konut arzını artırma stratejisinin sadece büyükşehirlerle sınırlı kalmadığı tüm yurtta dengeli bir şekilde yayıldığı görülüyor. Bu projelerin tamamlanmasıyla birlikte uzun yıllardır tırmanışta olan kira endekslerinin kalıcı bir düşüş trendine girmesi bekleniyor.
Kiralık Sosyal Konut Uygulamasından Kimler Yararlanabilir?
Devlet tarafından hayata geçirilen kiralık sosyal konut modellerinde temel amaç dar gelirli ve ev sahibi olmayan vatandaşlara ekonomik barınma imkanı sunmaktır. Uygulama kapsamında kendisine veya eşine ait herhangi bir tapulu konutu bulunmayan ve hane halkı geliri belirli bir sınırın altında kalan ailelere öncelik tanınıyor. Başvuru şartları her projenin kendi dinamiklerine göre belirlenirken şehit yakınları, gaziler, engelliler ve emekliler gibi özel gruplara kontenjanlar ayrılıyor. Kurada ismi çıkan şanslı vatandaşların belirlenen taban kira bedelleri üzerinden belirli bir süreyle resmi sözleşme imzalaması zorunlu tutuluyor.
İstanbul gibi yoğun talep gören bölgelerde başvuru sayısının üretilen konut kapasitesinin çok kat üzerinde olduğu resmi verilerle doğrulanıyor. Bu durum kura çekilişinde hak sahibi olma ihtimalini matematiksel olarak sınırlı kılsa da vatandaşlar umutla sonuçları bekliyor. Şansın yaver gitmediği ailelerin ilerleyen dönemlerde devlet tarafından devreye alınacak yeni etap projelerini yakından takip etmesi öneriliyor. Uzmanlar kamunun piyasaya doğrudan kiralık konut sunmasının uzun vadede serbest piyasadaki fahiş fiyat artışlarını frenleyecek en büyük mekanizma olduğunun altını çiziyor.





