Toplantıda, Türkiye'nin siber güvenliğini ilgilendiren başlıklar kapsamlı şekilde ele alınırken, mevcut riskler ve gelecek döneme ilişkin eğilimler bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi. Ayrıca son dönemdeki uluslararası gelişmeler hakkında kurula bilgi sunuldu.
"Siber güvenlik milli güvenliğin ayrılmaz parçası"
Toplantıda siber güvenliğin milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunun güçlü şekilde vurgulandığı belirtilen açıklamada, Siber Güvenlik Başkanlığı'nın Türkiye'nin dijital varlıklarını korumak, tehditlere karşı proaktif bir yapı kurmak ve güvenli bir dijital gelecek inşa etmek amacıyla faaliyetlerini sürdüreceği ifade edildi.
Küresel çapta artan rekabet, bölgesel gerilimler ve çatışma alanlarının siber tehditleri her geçen gün daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çekilen açıklamada, siber güvenliğin ekonomik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla stratejik bir mesele olduğu vurgulandı.
Veri egemenliği masaya yatırıldı
Toplantıda veri egemenliği konusu ayrı bir başlık altında ele alınırken, verinin yalnızca teknik bir unsur değil aynı zamanda stratejik bir değer olduğu belirtildi. Dijital egemenlik yaklaşımının güçlendirilmesi yönündeki kararlılık teyit edildi.
Mevcut ve potansiyel tehditlere karşı siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması öncelikli hedefler arasında yer aldı. Önümüzdeki dönemde belirlenen öncelikler doğrultusunda somut uygulamaların hayata geçirilmesi konusunda mutabakata varıldı.
İşte kritik altyapı sektörleri
Kurulda alınan kararlarla aşağıdaki 15 alan Kritik Altyapı Sektörleri olarak belirlendi:
Dijital Altyapılar, Dijital Hizmetler, Elektronik Haberleşme, Enerji, Finans, Gıda ve Tarım, İmalat Sanayi, Kamu Hizmetleri, Medya ve Kriz İletişimi, Posta ve Kargo, Sağlık, Savunma Sanayii, Su Yönetimi, Ulaştırma, Uzay.
Açıklamada ayrıca kurumlar arası eş güdümün güçlendirileceği, kritik alanlarda yerli ve sürdürülebilir kapasitenin artırılacağı ve siber risklere karşı hızlı uyum kabiliyetinin geliştirileceği ifade edildi.





