Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan 10 Ekim 2024 tarihli tutanak, dosyadaki kamera incelemelerine ilişkin yeni bir tartışmayı gündeme getirdi. Rojin Kabaiş’in avukatı Abdurrahman Karabulut, söz konusu tutanağı sosyal medya hesabından paylaşarak soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savundu ve dosyanın Van Cinayet Büro Amirliği’nden alınarak Ankara JASAT’a devredilmesini talep etti.
Tutanakta beyaz sedan araç detayı
Tutanakta yer alan bilgilere göre, 27 Eylül 2024 tarihinde Rojin Kabaiş’in kaldığı Seyit Fehim Arvasi KYK Kız Öğrenci Yurdu’ndan ayrılmasının ardından, üniversite yerleşkesindeki kamera kayıtları incelendi.
Kamera görüntülerinde beyaz sedan bir aracın saat 19.50 sıralarında Talat Sokak üzerinden sahil istikametine girdiği, aynı aracın 20.01 sıralarında sahil istikametinden Talat Sokak yönüne çıktığı belirtildi.
Bu durum üzerine araç şüpheli olarak değerlendirildi ve farklı kamera kayıtları üzerinden aracın güzergâhı geriye ve ileriye doğru incelendi.
Tutanakta, aracın saat 19.45 sıralarında Amine Hatun Kız Öğrenci Yurdu önünden geçerek Saygın Sokak istikametine devam ettiği, daha sonra yerleşke dışındaki bir ikamete ait kamera görüntüsünde saat 19.48 sıralarında görüldüğü aktarıldı.
Aracın, Saygın Sokak ile Talat Sokak kesişiminde bulunan Taziye Evi kamerasından 19.49 sıralarında geçtiği, ardından Talat Sokak üzerinden devam ederek Seyit Fehim Arvasi Yurdu’nun Talat Sokak’a bakan kamera görüntüsünde sahile doğru indiğinin görüldüğü kaydedildi.
Dakikalar sonra aynı güzergâhtan çıktı
Tutanakta aracın saat 20.01’de sahil istikametinden Talat Sokak’a çıktığı, saat 20.02’de Taziye Evi önünden geçtiği, 20.03’te muhtarın ikametinin önünden, 20.05’te ise Amine Hatun Kız Öğrenci Yurdu önünden geçerek üniversite istikametine devam ettiği belirtildi.
Kamera kayıtlarının incelenmesinin ardından aracın daha sonraki kamera açılarında görülmediği ifade edildi.
PTS ve PolNet kayıtları da incelendi
Tutanakta, şüpheli olarak değerlendirilen beyaz sedan aracın tespit edilmesi amacıyla PTS ve PolNet çalışmalarının da yapıldığı belirtildi.
Çalışmalar kapsamında çeşitli plakalar üzerinden inceleme gerçekleştirildi. Tutanakta, söz konusu araçların Kabaiş ailesi ile herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının araştırıldığı ve yapılan incelemeler sonucunda araçların Kabaiş ailesiyle bağlantısının olmadığı sonucuna varıldığı aktarıldı.
Ancak Rojin Kabaiş’in avukatı Abdurrahman Karabulut, bu noktada soruşturmanın yeterince derinleştirilmediğini savundu.
Avukat Karabulut: “Sürücülerin tespitini istedik”
Karabulut, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, tutanakta yer alan araçların sürücülerinin tespit edilmesini talep ettiklerini belirtti.
Karabulut ayrıca söz konusu kişilerin DNA örneklerinin alınmasını, HTS baz kayıtlarının incelenmesini ve ifadelerinin alınmasını istediklerini açıkladı.
Karabulut paylaşımında, “Rojin’in kaybolduğu dakikalar içerisinde sahile girip dakikalar sonra çıkan araç ‘şüpheli’ kabul ediliyor; ancak aracın kimliği, sürücüsü ve olayla bağlantısı ortaya çıkarılmak yerine, ‘Kabaiş ailesiyle bağlantısı yok’ denilerek araştırma sonuçlandırılıyor” ifadelerini kullandı.
Avukat Karabulut, “Soruşturma böyle yapılmaz. Maddi gerçek böyle ortaya çıkarılmaz” diyerek soruşturmanın Van Cinayet Büro Amirliği’nden alınarak Ankara JASAT’a devredilmesini talep etti.
Karabulut, “Rojin için artık eksik soruşturma değil, gerçek bir soruşturma istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Rojin Kabaiş’e ne olmuştu?
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 akşamı kaldığı Seyit Fehim Arvasi Kız Öğrenci Yurdu’ndan çıktıktan sonra kendisinden haber alınamamıştı. Rojin’in arkadaşlarına Van Gölü sahiline çakıl taşı toplamaya gideceğini söylediği, daha sonra kendisine ulaşılamaması üzerine arama çalışmalarının başlatıldığı bildirilmişti.
Arama çalışmalarında Rojin’e ait olduğu belirtilen bazı eşyalar Van Gölü sahilinde bulunmuş, ekiplerin çalışmaları günler boyunca sürmüştü. 10 Ekim 2024’te Rojin’e ait başörtüsünün bulunması üzerine arama faaliyetleri devam etmişti.
Rojin Kabaiş’in cansız bedeni ise 15 Ekim 2024’te, kaybolmasından 18 gün sonra, Van Gölü’nün Mollakasım sahilinde bulunmuştu. Olay yerindeki incelemenin ardından cenazesi otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmişti.
Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturma ve adli süreç sonrasında da dosyadaki bazı deliller ve soruşturmanın yürütülme biçimine ilişkin tartışmalar devam etti. TBMM’ye sunulan bazı soru önergelerinde de soruşturmanın etkinliği, DNA bulguları ve dosyadaki diğer deliller hakkında çeşitli iddialar ve sorular gündeme getirildi.




