19 Şubat 2026 tarihli metinde Öcalan, komisyon raporunun yalnızca teknik bir belge olarak görülmemesi gerektiğini, Türkiye’nin siyasal ve toplumsal geleceği açısından önemli bir eşik niteliği taşıdığını savundu.

Öcalan, diyalog sürecinin Türkiye’de silahlı yöntemlerin gündemden çıkmasına katkı sunabileceğini belirterek, hukuki ve kurumsal güvencelerin sağlanması halinde hiçbir toplumsal kesimin şiddete yönelmeyeceğini öne sürdü. Açıklamada, siyaset mekanizmasının güçlendirilmesinin çatışma ortamını zayıflatacağı vurgulandı.

“Silah değil siyaset belirleyici olmalı”

Açıklamada, yeni dönemde ülke gündemini silahın değil siyasetin belirlemesi gerektiği ifade edildi.

Öcalan, şiddetin yeni sorunlar ürettiğini savunarak, çözümün diyalog, demokratik bilinç ve toplumsal mutabakatla mümkün olabileceğini söyledi. Hukuki güvence mekanizmalarının geliştirilmesi durumunda hiçbir kesimin çatışma yoluna başvurmayacağını ileri sürdü.

“Bu metin bir kapı aralıyor”

Komisyon raporunu tarihsel bir başlangıç olarak değerlendiren Öcalan, tek bir raporla tüm sorunların çözülemeyeceğini de özellikle vurguladı.

Televizyon kanalları neden yok? TV Sinyali Neden Gitti?  Türksat Frekans Ayarı Nasıl Yapılır?
Televizyon kanalları neden yok? TV Sinyali Neden Gitti? Türksat Frekans Ayarı Nasıl Yapılır?
İçeriği Görüntüle

Metinde, raporun Türkiye’nin demokratikleşme sürecine katkı sunabilecek kavram ve kurum önerileri içerdiği belirtildi. Ancak bu sürecin başarıya ulaşmasının yalnızca siyasi metinlere değil, toplumsal sahiplenmeye bağlı olduğu ifade edildi.

Öcalan, parlamentoda geniş mutabakatla hazırlanan raporun uzun vadeli bir yol haritası niteliği taşıdığını savundu. Raporun provokatif girişimlere karşı da direnç oluşturabileceğini belirten Öcalan, sürecin sabote edilme riskine karşı temkinli olunması gerektiğini dile getirdi.

Kürt-Türk kardeşliği vurgusu

Açıklamada, Türkiye’de geçmiş yüzyılda yaşanan acıların hatırlatıldığı ve Kürt-Türk kardeşliği temasının önemine dikkat çekildi. Resmi bir raporda bu tür bir vurgunun yer almasını önemli bir gelişme olarak değerlendiren Öcalan, toplumsal barışın hukuki ve siyasi düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğini savundu.

Öcalan’a göre, demokratik toplum inşası yalnızca yasa değişiklikleriyle değil, toplumsal bilinç ve ortak iradeyle mümkün olabilir. Bu nedenle demokratik mücadele sürecinin kesintisiz sürmesi gerektiği ifade edildi.

“Rehavete kapılma lüksü yok”

Açıklamanın sonunda sürece ilişkin uyarılarda bulunan Öcalan, “Hiç kimsenin rehavete kapılma lüksü yoktur. Asıl mücadele şimdi başlamaktadır” dedi.

Son bir yıldır yürütülen diyalog sürecinin bu aşamaya zemin hazırladığını belirten Öcalan, yeni dönemin başarıya ulaşmasının demokratik siyaset, toplumsal destek ve hukuki düzenlemelere bağlı olduğunu kaydetti.

Öcalan, raporun bir sonuç değil, yeni bir başlangıç olduğunu vurgulayarak şu ifadeyi kullandı:“Bu bir sonuç değil, bir kapı aralamadır. Tarihsel kardeşliğe geri dönülmüştür. Demokratik mücadele ve bilinç olmadan kalıcı çözüm mümkün değildir.”

Metinde ayrıca, sürecin fırsata dönüşmesinin siyasi aktörlerin sorumluluğunda olduğu belirtilerek, parlamentonun geniş katılımlı mutabakatının önemli bir avantaj sağladığı ifade edildi.

Kaynak: Rûdaw