İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishane Komisyonu, 21 Nisan 2026 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, kamuoyunda “kuyu tipi hapishaneler” olarak bilinen YGC, Y ve S tipi ceza infaz kurumlarındaki tecrit uygulamalarına dikkat çekti. Açıklamada, söz konusu hapishanelerde mahpusların günde yalnızca 1-2 saat havalandırmaya çıkarıldığı, bu durumun ise fiziki ve psikolojik sağlık üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığı ifade edildi.
İHD tarafından yapılan açıklamada, uzun süreli yalnızlık, uyaran eksikliği ve dar alanlarda kalmanın mahpuslarda algı zayıflaması, bunalım, göz rahatsızlıkları gibi sorunlara yol açtığı belirtildi. Hücrelerdeki havalandırma pencerelerinin tel örgülerle kapatılması nedeniyle yeterli hava sirkülasyonunun sağlanamadığı da dile getirildi.

Açıklamada ayrıca, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında bazı mahpusların “tehlikeli” statüsüne alınarak YGC, Y ve S tipi hapishanelere sevk edildiği, bu uygulamanın eleştiri konusu olduğu vurgulandı.
Antalya Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen’in söz konusu koşulların sona erdirilmesi ve sevk taleplerinin karşılanması amacıyla süresiz açlık grevinde oldukları belirtilen açıklamada, mahpusların sağlık durumlarının kritik seviyeye ulaştığı kaydedildi.
Açıklamada, açlık grevinin ilerleyen günlerinde mahpuslarda ciddi kilo kaybı, hafıza sorunları, fiziksel güç kaybı ve çeşitli sağlık problemlerinin ortaya çıktığı ifade edildi. Mahpusların hastaneye sevk edildikleri ancak burada da tekli odalarda ve refakatçisiz şekilde tutuldukları, bu durumun sağlık koşullarını daha da ağırlaştırdığı öne sürüldü.

İHD, ilgili kurumlara çağrıda bulunarak mahpusların sağlık durumlarına ilişkin aile ve avukatların bilgilendirilmesi, refakatçi taleplerinin kabul edilmesi, bağımsız hekimlerin sürece dahil edilmesi ve tecrit uygulamalarının sona erdirilmesini talep etti.
Basın açıklamasına Abdullah Zeydan ile birlikte çok sayıda sivil toplum temsilcisi ve yurttaş da katıldı. Açıklamada, mahpusların yaşam haklarının korunması gerektiği vurgulanarak, taleplerin karşılanması çağrısı yapıldı.





