Türkiye’de sosyal güvenlik mevzuatı üzerine yürütülen tartışmalar, emeklilik şartlarında esneklik ve iyileştirme bekleyen devasa bir kitlenin odak noktası haline geldi. Özellikle 1999 yılı sonrasındaki yasal çerçevenin yarattığı eşitsizlikleri gidermek amacıyla yapılan analizler, önümüzdeki dönemde atılacak adımların boyutunu ortaya koyuyor. Sosyal güvenlik uzmanı Ersin Bayav, çalışma hayatında uzun süredir çözüm bekleyen temel başlıklar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak, kamuoyunun merakla takip ettiği takvimi netleştirdi.
Mevcut sistemdeki yaş ve prim günü uyuşmazlıkları, EYT düzenlemesinin ardından daha belirgin bir hal aldı. Yapılan hesaplamalar ve hükümetin Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda, sosyal sigortalar rejiminde köklü değişiklikler içeren geniş çaplı bir paket gündeme taşınıyor. Sigortalıların hak kayıplarının telafisi ve çalışma hayatında dengenin sağlanması amacıyla hazırlanan bu vizyon, iş gücü piyasasının tüm kesimlerini doğrudan etkileyecek nitelikler taşıyor.
Kademeli Emeklilik İçin Beklenen Takvim Ve Sistem Detayları Açıklandı
Sigorta başlangıcı 1999 ile 2008 yılları arasında yer alan yüz binlerce çalışan, emeklilik haklarını kıl payı kaçırmanın getirdiği mağduriyetin giderilmesini talep ediyor. Sosyal güvenlik uzmanı Ersin Bayav, bu grupta yer alan vatandaşların beklentilerine yanıt verecek kademeli emeklilik modelinin detaylarını paylaştı. Bayav, teknik altyapı ve bütçe planlamaları dikkate alındığında söz konusu yasal düzenlemenin 2027 yılında yürürlüğe girmesinin oldukça yüksek bir olasılık olduğunu dile getirdi.
Gündemdeki model, geçmişteki toptan emeklilik uygulamalarından oldukça farklı bir yapı sunuyor. Herkesin aynı anda sisteme veda etmesi yerine, sigorta giriş yılı ve prim gün sayısına göre derecelendirilmiş bir geçiş sürecinin uygulanması öngörülüyor. İlk etapta yaklaşık 300 bin veya 400 bin kişinin doğrudan yararlanabileceği bu düzenleme, hem çalışanların adalet beklentisini karşılamayı hem de kamu finansman dengesini sarsmadan kademeli bir adaptasyon sağlamayı hedefliyor.
Ev Hanımlarına Yönelik Devlet Destekli Prim Desteği Yolda
Çalışma hayatının dışında kalan ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan ev hanımları için de oldukça önemli bir teşvik mekanizması hazırlanıyor. Yeni tasarıya göre, ev hanımlarının isteğe bağlı sigorta primlerinin ciddi bir bölümü doğrudan devlet bütçesinden karşılanacak. SGK Uzmanı Ersin Bayav, bu uygulamanın da yine Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda 2027 yılı itibarıyla tam anlamıyla devreye girmesinin beklendiğini aktardı.
Mevcut ekonomik koşullarda aylık Bağ-Kur prim ödemelerinin yaklaşık 10 bin TL seviyelerinde seyrettiği göz önüne alındığında, getirilecek modelin mali yükü önemli ölçüde hafifleteceği görülüyor. Sistem hayata geçtiğinde bu tutarın %33,3 oranındaki kısmı devlet tarafından karşılanacak ve ev hanımları kalan miktarı ödeyerek her ay 30 günlük tam sigortalılık hakkı elde edebilecek. Bu imkandan faydalanabilmek için kişilerin aktif olarak bir işte çalışmaması, üzerine kayıtlı bir ticari işletmenin bulunmaması ve herhangi bir sigorta kolundan düzenli gelir elde etmemesi şartı aranacak.
Bağ-Kur Prim Eşitlemesi Ve Staj Mağduriyeti İçin Yasal Adımlar
Sosyal güvenlik alanındaki eşitsizliklerin giderilmesi adına atılması planlanan bir diğer kritik adım ise farklı sigorta kolları arasındaki prim günü dengesizliği üzerine yoğunlaşıyor. Halihazırda SSK’lı çalışanlar 7200 prim günü ile emeklilik hakkına kavuşabilirken, Bağ-Kur ve Emeklisandığı mensupları için bu sınır 9000 gün olarak uygulanıyor. Bayav, Bağ-Kur çalışanlarının üzerindeki 1800 günlük fazlalık yükünün kaldırılması için yürütülen çalışmaların sürdüğünü ve 2027 yılından itibaren 7200 güne düşüşü öngören yeni formülün devreye girebileceğini ifade etti.
Söz konusu prim eşitleme hamlesi yalnızca küçük esnafı kapsamakla kalmayıp, benzer şartlarda görev yapan devlet memurları için de bir emsal teşkil edebilir. Diğer taraftan, staj ve çıraklık dönemlerindeki sigorta girişlerinin emeklilik hesaplamalarına dahil edilmesi yönünde federasyonların yürüttüğü temaslar da aralıksız devam ediyor. Tüm bu reform paketlerinin nihai şekli ve uygulama takvimi, önümüzdeki dönemde TBMM çatısı altında gerçekleşecek yasal düzenlemeler ve komisyon görüşmeleri neticesinde tamamen netleşmiş olacak.



