Kanser Haftası dolayısıyla hastane bünyesinde hizmet veren modern kemoterapi ünitesinde tedavi gören hastalar ziyaret edildi. Ziyarete hastane başhekim yardımcısı ile birlikte katılan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ömer Faruk Akgül, tedavileri devam eden hastalarla sohbet ederek hem moral verdi hem de tedavi süreçlerine ilişkin bilgi aldı. Ziyaret sırasında hastaların talepleri ve beklentileri de dinlendi.
Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Dr. Akgül, kanserle mücadelede toplumda doğru bilginin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti. Farklı kanser türleri için düzenlenen bilinçlendirme haftalarının ortak amacının korku yaratmak değil, erken tanıyı teşvik etmek olduğunu belirten Akgül, şu ifadeleri kullandı:
“Bu çalışmaların amacı insanları endişelendirmek değil; bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve erken tanı almalarını sağlamak. Çünkü artık biliyoruz ki erken evrede tanı alan hastalarda tedavi ve şifa şansı oldukça yüksektir. Bu nedenle sosyal medya, televizyon programları ve bilgilendirici materyaller aracılığıyla halkın farkındalığını artırmaya çalışıyoruz.”
Bölge İçin Önemli Risk: Özofagus ve Mide Kanserleri
Özellikle bölge genelinde sık görülen bazı kanser türlerine dikkat çeken Dr. Akgül, özofagus (yemek borusu) ve mide kanserlerinin önemine vurgu yaptı. Bu kanserlerin genellikle ileri yaşlarda görülmesine rağmen son yıllarda genç yaş gruplarında da ortaya çıkabildiğini belirten Akgül, beslenme alışkanlıklarının bu noktada belirleyici olduğunu ifade etti.
Tütsülenmiş ve tuzlanmış gıdalar, obezite, reflü hastalığı, sigara ve alkol kullanımı ile meyve-sebze tüketiminin az olmasının önemli risk faktörleri arasında yer aldığını kaydeden Akgül, yaşam tarzı değişikliklerinin kanserden korunmada büyük rol oynadığını söyledi.
“Belirtiler Hafife Alınmamalı”
Yutma güçlüğü, yutkunurken takılma hissi, uzun süren mide şikâyetleri, kansızlık, siyah renkli dışkılama ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Akgül, bu tür şikâyetlerde gecikmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini belirtti.
“Erken tanı bu noktada hayati önem taşıyor” diyen Akgül, günümüzde endoskopi yöntemleriyle mide ve yemek borusunun ayrıntılı biçimde incelenebildiğini, yeni oluşan lezyonların erken evrede tespit edilebildiğini söyledi. Erken yakalanan vakalarda tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunun altını çizdi.
Kişiye Özel Tedavi Dönemi
Kemoterapi tedavilerinin geçmişe kıyasla çok daha kişiselleştirilmiş şekilde planlandığını belirten Dr. Akgül, her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını ifade etti. Hastaların yaşı, kilosu, boyu, ek hastalıkları ve genel sağlık durumunun göz önünde bulundurularak tedavi planı oluşturulduğunu söyleyen Akgül, yan etkilere karşı da artık çok daha hazırlıklı olunduğunu dile getirdi.
“Bugün kemoterapi süreci, geçmiş yıllara göre hastalar açısından çok daha konforlu geçmektedir” diyen Akgül, tedavi sürecinde hastaların yaşam kalitesini korumanın da öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.
“Bitkisel Ürünler Bilinçsizce Kullanılmamalı”
Beslenmenin tedavi sürecindeki önemine de değinen Akgül, kanser hastalarına özellikle protein ağırlıklı bir beslenme önerdiklerini söyledi. Yumurta, yoğurt, beyaz et ve kırmızı etin bu süreçte önemli olduğunu belirten Akgül, meyve ve sebze tüketiminin artırılması, az ve sık beslenmenin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.
İşlenmiş gıdalar ile nitrat ve nitrit içeren ürünlerin mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini vurgulayan Akgül, bitkisel ürün ve takviyeler konusunda da uyarılarda bulundu:
“Bitkisel ürünler ve takviyeler mutlaka doktor önerisiyle kullanılmalı. Kontrolsüz şekilde alınan ürünler, uygulanan tedavilerle etkileşime girerek tedavinin etkinliğini azaltabilir ya da yan etkilerin artmasına yol açabilir. Bu nedenle ‘mucize bitki’ ya da ‘mucize ilaç’ söylemlerine itibar edilmemeli.”
“Kanser Kontrol Altına Alınabilir”
Erken teşhisin önemini her fırsatta vurguladıklarını ifade eden Dr. Akgül, Kanser Haftası gibi özel günlerin de toplumsal farkındalık açısından önemli birer hatırlatma olduğunu belirtti. Akgül, “Belirtileri olan hastaların gecikmeden doktora başvurması büyük önem taşıyor. Erken tanı ve doğru tedavi yönetimiyle kanser, günümüzde kontrol altına alınabilen bir hastalık haline gelmiştir” dedi.
Hastadan Umut Veren Açıklama
Yemek borusu kanseri tanısı alan 52 yaşındaki Orhan Erip de tedavi sürecine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Şikâyetlerinin yemek yerken göğsünde hissettiği hafif ağrıyla başladığını anlatan Erip, yapılan tetkikler sonucu özofagus kanseri tanısı aldığını söyledi.
Tedavinin başında endişe yaşadığını ifade eden Erip, “İlk kürden sonra sürece alıştım. Tedavimden olumlu sonuçlar alıyorum. Doktorlarımın ve sağlık çalışanlarının ilgisinden çok memnunum. Ailemin desteğiyle şu ana kadar dört kür kemoterapiyi tamamladım” dedi.





