Muş Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan takı tasarım kursuna katılan 24 yaşındaki Rabia Nur Güngör, kısa sürede kursun en üretken isimlerinden biri hâline geldi. Meslek lisesi mezunu olan Güngör, kurs sürecinde yalnızca takı değil; kristal mozaik tablolar, çantalar ve rölyef çalışmalar da ortaya koydu. Özellikle kristal mozaikten hazırladığı Atatürk portresi, kursiyerler ve ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor.
Sanatla birlikte sosyal hayata daha aktif katılan Rabia Nur, yaptığı çalışmalarla özgüven kazanırken, üretmenin mutluluğunu da yaşıyor. Kurs ortamının kendisine iyi geldiğini dile getiren Rabia, evde kalmak yerine üretmeyi tercih ettiğini ifade ediyor.
En Büyük Hayali: Atatürk Portresini Tarkan’a Hediye Etmek
Yaptığı mozaik Atatürk posterini çok sevdiği sanatçı Tarkan’a hediye etmeyi hayal eden Rabia Nur Güngör, duygularını şu sözlerle anlatıyor:
“Evde durmak istemiyorum, canım sıkılıyor. Burada mozaik tablolar yapıyorum, çanta yapıyorum. Atatürk tablosu hazırladım. Ben Tarkan’ı çok seviyorum. Yaptığım mozaik posteri ona hediye etmek istiyorum.”
Rabia’nın bu hayali, kurs ortamında hem duygusal hem de motive edici bir bağ oluştururken, onun sanata olan tutkusunu da gözler önüne seriyor.
Ailesi Yeteneğini Kursla Keşfetti
Rabia’nın ablası ve aynı zamanda klinik psikolog olan Merve Nur Güngör, bu sürecin aile için de büyük bir farkındalık yarattığını belirtiyor. Mezuniyet sonrası evde kalmanın Rabia üzerinde stres yarattığını ifade eden Güngör, sanatın iyileştirici etkisini bildikleri için halk eğitim kurslarına yöneldiklerini söylüyor.
“Rabia’nın bu kadar yetenekli olduğunu açıkçası biz de bilmiyorduk. Kursa başladıktan sonra yaptığı çalışmaları gördükçe hepimiz şaşırdık. Ürettiği çantalar büyük ilgi görüyor, hatta sipariş almaya bile başladı. Sanat, Rabia’nın hem psikolojik hem sosyal olarak güçlenmesini sağladı,” diyen Güngör, kurs ortamının yalnızca Rabia için değil, birçok kadın için de umut olduğunu vurguluyor.
Üreten Kadınlar Ekonomik Güç de Kazanıyor
Kurs ortamında birçok kadının hem üretim yaptığını hem de ekonomik gelir elde etmeye başladığını belirten Güngör, bazı kursiyerlerin aylık 10-15 bin lira gelir elde edebildiğini söylüyor. Haziran ayında yapılması planlanan sergiyle bu emeklerin daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.
“Burası sadece bir kurs değil; paylaşımın, dayanışmanın ve iyileşmenin olduğu bir alan. Kadınlar burada hem üretiyor hem de psikolojik olarak güçleniyor. Adeta bir terapi ortamı oluştu,” ifadelerini kullanan Güngör, ilerleyen süreçte sanat terapi atölyesi kurmayı da hedeflediklerini belirtiyor.
“Rabia Kursun Neşesi”
Takı tasarım kursunun usta öğreticisi Sümeyya Aydın ise Rabia’nın kursun en özel öğrencilerinden biri olduğunu söylüyor. Aydın, kursun yalnızca takı tasarımıyla sınırlı olmadığını, kursiyerlerin ilgi alanlarına göre farklı sanat dallarında üretim yaptıklarını belirterek şunları dile getiriyor:
“Rabia ilk geldiğinde çantalarla başladı. Çok kısa sürede yeteneğini gösterdi. Ardından kristal mozaik çalışmalarına yöneldi ve harika işler çıkardı. Bazen şarkı söylüyor, sınıfın enerjisini yükseltiyor. Birçok kursiyer Rabia’yı görmek için bile kursa geliyor.”
Aydın, amaçlarının kursiyerlerin ürettikleri ürünlerin görünür olması ve ekonomik değere dönüşmesi olduğunu vurgulayarak, Rabia’nın yaptığı Atatürk portresinin de mutlaka değerlendirilmesini istediklerini ifade ediyor.




