Van, yıllardır binlerce mülteci için ilk durak. Sınırdan geçen ailelerin çoğu başka illere doğru yol alırken, çoğu da Van’da kalıp hayata tutunmaya çalışıyor. Ancak bu göç yolunda en ağır yükü çocuklar taşıyor. Dil engeli, yoksulluk ve uyum sorunları nedeniyle mülteci çocukların büyük bölümü okula devam edemiyor.
Eğitim-Sen Van Çoçuk Hakları Komisyon Üyesi Lokman Babat, mülteci çocukların kendi anadilinde eğitim alamadığı ve öğretmeni ile tam iletişim kuramadığı için Türkçe eğitimde zorlandığını söyledi. Devletin eğitim alanında atması gereken en acil adımın anadilde, parasız ve kamusal eğitim olması gerektiğinin altını çizen Babat, "Geliştirilecek programlarla birlikte mülteci çocuklar eğitime eşit şartlarda ulaşabilecek. Özellikle Van gibi çok göç alan bir sınır kentin eğitim sistemi eğitimi çok dilli ve çok kültürlü olmalıdır” dedi.

“Çocuklar Genelde Açık Liselere Yönlendiriliyor”
Türkiye genelinde mülteci çocukların eğitime erişim oranına dair resmi bir veri bulunmadığını söyleyen Babat, Van özelinde ise ilkokul ve ortaokulda okullaşma oranlarının liseye göre daha yüksek olduğunu belirtti. Eğitime erişimde lise dönemi en kritik aşama olduğunu vurgulayan Babat, lise çağındaki çocukların genellikle açık liselere yönlendirildiğini, birçoğunun da çalışmak zorunda bırakıldığını ifade etti. Babat, “Çocuklar aileleri ile ülkemize ilk geldikleri dönemde özellikle ara sınıflarda ise denklik sınavına tabi tutuluyor ve ona göre okula kayıt yaptırabiliyor. Bu ilkokul ve ortaokul için bu şekilde ama liselerde daha zor bir durum söz konusu. Eğer öğrenci lise döneminde ise ve ilk kez kayıt yaptıracak ise genelde açık liselere yönlendiriliyor” şeklinde konuştu.
“Anadil Yoksunluğu Ve Ekonomik Zorluk Çocukları Eğitimden Koparıyor”
Türkiye’de mülteci çocukların yanı sıra farklı etnik kökene sahip diğer çocukların da kendi anadilinde eğitim alamadığına dikkat çeken Babat, “Çocuğun anadilinde eğitim alıyor olması onun eşit şartlarda eğitime eriştiği anlamına gelmiyor. Türkiye’de Mülteci çocukların farklı dil ve kültür dışında eğitime ulaşması konusunda pek bir fark yoktur. Çoğunlukla lise çağındaki öğrenciler ailenin içinde bulunduğu olumsuz ekonomik şartlardan kaynaklı olarak çalışmak zorunda kalıyor. Bu da karşımıza kayıt dışı çocuk işçiliği sorununu çıkarıyor. Şunu da söyleyebiliriz ki mülteci/sığınmacı ailelerin çocuklarının okul terkleri, Türkiye vatandaşı olan çocuklara oranla daha yüksektir. Bunun da ekonomik, sosyal ve kültürel birçok sebebi vardır” diye konuştu.
"Hem Öğretmen Hem Öğrenci Sorun Yaşıyor”
Mülteci çocukların eğitiminde hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin sorun yaşadığına değinen Babat, şu ifadelere yer verdi: “Öğretmen de öğrencisi ile iletişim kurma noktasında dilden dolayı sorun yaşıyor. Öğretmen için en büyük problemlerden biri de öğrencisi ile istenilen düzeyde sağlıklı bir iletişim kuramamasıdır. Öğretmenlere bu alanda özel bir destek sunulmuyor. Gelen öğrencilerde Türkçe eğitime zorlandığı için sorunu daha çok öğrenciler yaşıyor.”
“Eğitime Ulaşılamazsa Toplumun Geleceği Karanlığa Teslim Edilir”
Eğitim hakkına erişemeyen çocukların yalnızca kendilerinin değil, tüm toplumun geleceğini etkilediğinin altını çizen Babat, eğitimsizliğin uzun vadede suç oranlarını, şiddeti ve madde kullanımını artıracağını, aynı zamanda çocuk işçiliği ve istismarı da besleyeceğini söyledi.





