20 Kasım 2025 Perşembe günü saat 13.00’te Van Kent Meydanı’nda DEM Parti Kadın Meclisi öncülüğünde insan zinciri ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Etkinliğe DEM Parti Van İl Başkanı Gülşen Kurt ve DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı da katıldı. Açıklamada kadın cinayetlerinin politik olduğu vurgulanırken, Mirabel kardeşlerden bugüne uzanan mücadele mirasının büyütüleceği ifade edildi.

“KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR”
DEM Parti Van İl Eş Başkanı Gülşen Kurt konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bizler 25 Kasım uluslararası kadına yönelik şiddetle mücadele gününe girerken DEM Parti Kadın Meclisi olarak bugün burada bir zincir eylemimiz olacaktır. Yıllardır eril iktidarın, erkek iktidarın kadını yok sayan, kadını görmeyen, kadını sömüren politikalarına karşı, şiddetine karşı mücadele etmesi öncelikle 25 Kasım’ın Mirabel kardeşler şahsında 1960 yılında Dominik Trojilo diktatörlüğüne karşı yürütmüş olduğu büyük bir kadın mücadelesi olduğunu, bizim için kadın mücadelesini yürüten tarihten bugüne kadar bu mirasla bugünü büyüten bir mücadele tarihi vardır.
Bizler bu diktatörlüğe karşı üç kız kardeşin vermiş olduğu mücadeleyi öncelikle onların şahsında ve tüm dünya kadınlarının bu eril zihniyete, bu erkek iktidarlarına karşı vermiş olduğu tekçil, militarist cinsiyetçi politikalarına karşı yıllardır mücadele ediyoruz. Öncelikle Mirabel kardeşleri burada saygıyla anıyoruz. Her 25 Kasım üç kız kardeşin katledildiği, şiddete uğradığı bu politikaları kabul etmediğimizi her defasında dile getiriyoruz.”

“KADIN CİNAYETLERİNİN ÜSTÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR”
Kurt, kadın cinayetlerinin sistematik olduğunun altını çizerek şöyle devam etti: “Yine biliyorsunuz güne uyanırken maalesef ki kadın katliamlarıyla, çocuk ölümleriyle, şüpheli kadın cinayetiyle, şüpheli intiharlarla güne uyanıyoruz. Bizler bugün bu yaşanan kadın katliamlarının, kadın kırımlarının, şüpheli intiharların müfredat olaylar olmadığını her defasında dile getiriyoruz. Biz biliyoruz ki kadın cinayetleri politiktir. Kadın cinayet organize bir şekilde üzeri örtülmek istenen bir zihniyetin ürünüdür. Bugün özellikle kadın yoksulluğunun, kadının emek sömürüsünün, işsizliğin, kadın yoksulluğunun, kadın şiddetinin maalesef ki günden güne artan biri yaşamın içerisindeyiz.”
“ROJİN KABAİŞ’İN FAİLLERİ NEDEN ORTAYA ÇIKARILMIYOR?”
Konuşmada, Rojin Kabaiş dosyasındaki belirsizliklere de dikkat çekildi: “Biliyorsunuz bir yıl önce Rojin Kabaş şüpheli bir şekilde katledildi. Ama ilk günden bugüne kadar halen Rojin Kabaş’ın failleri yakalanmadı. Bizler dün hepiniz şahit oldunuz. Kadın cinayetlerine karşı mücadele eden, bunların hesabını soran, alanlarda olan, özellikle üniversiteli gençlere dönük saldırıları ve tutuklamalarına hepiniz şahit oldunuz. Biz soruyoruz: Rojin Kabaiş katilleri dosyada bu kadar şaibe varken, dosyada bu kadar delil varken neden halen ortaya çıkılmamaktadır? Neden bu failler yargı karşısında hesap vermiyor? Biz bunu soruyoruz. Ama en ufak bir en doğal hakları olan mücadele eyleminde çocukları, öğrencileri göz altına alabiliyorsunuz.”

“KADINLARIN YAŞAM HAKLARI KORUNMUYOR”
Yaşam hakkının dahi korunmadığını belirterek sözlerini sürdüren Kurt, “Bizler kolluk görev ve iktidarın en başta bu ülkede en temel hakkı olan yaşam hakkının sağlanması noktasında önceliği olduğunu tekrardan dile getiriyoruz. Maalesef ki hiçbir kurumda, yaşamın hiçbir alanında kadınların ve çocukların yaşamları maalesef ki haklı olarak hiçbir şekilde yaşam hakları sağlanmamaktadır. Her defasında bu sömürüye kadın şiddetine karşı kadın kırımlarına karşı mücadelemizi yürüttüğümüzü belirtmek istiyoruz. Bizler diyoruz biliyoruz bugün yaşanan kadın kırımlarını tekrardan dile getiriyoruz. Politik olduğunu söylüyoruz. Rojin Kabaiş sadece bunlardan bir tanesidir” dedi.
“BİNLERCE KADININ AKIBETİ BELİRSİZ”
Kurt, diğer kayıp ve katledilen kadınların isimlerini de gündeme getirdi: “Rojin Kabaiş ailesi ve toplumun kurmuş olduğu baskı sonucu toplumsallaştı. Rojin Kabaiş gibi katledilen, yok edilen, şiddete uğrayan binlerce kadın vardır. Gülüstan Doku nerede? Soruyoruz. Narin Güran’ın katilleri kimler? Soruyoruz. Tüm bunların bir an önce yargı önünde bu faillerin hesap vermesi gerekiyor. Ama biz şunu da çok iyi biliyoruz: Erkek iktidar yarın, erkek yargının maalesef failleri adeta ödüllendirdiği cezasız politikalarıyla karşı karşıyayız.”
“BU POLİTİKALARI KABUL ETMİYORUZ”
Yıllık kadın cinayeti sayılarındaki vahamete dikkat çeken Kurt, “Bizler bunu kabul etmediğimizi her defasında dile getiriyoruz. Kadını görmeyen, kadını yok sayan bu politikaları kabul etmediğimizi her defasında dile getiriyoruz. Baktığımız zaman yılda 500’ün üzerinde kadın katledilmekte. Bugün 25 Kasım’a giderken maalesef kadın kırımlarıyla, kadın katliamlarıyla halen karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
“MÜCADELEMİZİ HER YERDE SÜRDÜRECEĞİZ”
DEM Parti Kadın Meclisi, kadın cinayetleri son bulana kadar mücadeleyi sürdüreceğini belirtti: “Biz kadın hareketi olarak, Dem Parti kadın meclisi olarak kadın dernekleri, kadın örgütleri olarak bu politikaları kabul etmediğimizi; kadınların cinayetlerine, kadın kırımlarına, kadın ölümlerinin son buluncaya kadar mücadelemizi her alanda, her sokakta ve meydanda yükselteceğimizin sözünü tekrardan yeniliyoruz.”
“DEMOKRATİK VE BARIŞÇIL BİR YAŞAMI İNŞA EDECEĞİZ”
Konuşma, barış vurgusuyla tamamlandı: “Toplumun yarısını oluşturan kadınların özgür, eşit bir arada yaşayacakları demokratik ve aynı zamanda barış içinde barışın toplumsallaşacak yaşayı, demokratik yaşamın inşa edileceği bir yaşamı inşa edene kadar mücadelemizin her tarafta sürdüreceğimizin ve aynı zamanda 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın yapmış olduğu Barış ve demokratik toplum sürecinin inşasının öncüleri, özneleri olarak biz kadınlar bu sürecin en ön saflarında yer alıyoruz. Yer almaya devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki bu ülkeye barış geldiği zaman kadınlar özgür olacak. Çocuklar özgür olacak. Halklar özgür olacak. Bu anlamda bizler kadınlar olarak artık bu savaş, bu zulmün, bu haksızlığın son bulması için yaşamın her alanında bu mücadelemizin sürdüreceğinin sözünü tekrardan yeniliyoruz.”

“DÜNYA KADIN MÜCADELESİNİN MİRASINI YAŞATIYORUZ”
Son bölümde ise dünya kadın mücadelesine vurgu yapıldı: “Bugün Jin Jiyan Azadi felsefesi tüm kadınların öncülüğünde, tüm dünya kadınlarına ezilen, yok sayılan tüm kadınların felsefesi olmuş öncülüğünde kadınların yaşam haklarına sahip çıkan bir yerde durmaktadır. Bu anlamda Afganistan’da katledilen, Taliban rejimine karşı; İran’da Molla rejimi tarafından katledilen Mehsa Jina Emina şahsında dünyanın her yerinde Roza Lüksemburg’ların, Mirabel kardeşlerin, Clara Zetkin’lerin mücadelesini, tarihteki mücadelesinin bugün bu mücadelenin mirasını devralarak yaşamın her alanında kadın mücadelesini büyütmenin ve kadın kırımlarına karşı, kadın cinayetlerine karşı hep beraber mücadele edeceğimizi ve bu anlamda tekrardan 25 Kasım’da katledilen, aynı zamanda 25 Kasım’da öncü olan tüm dünya kadınlarının şahsında emeklerinden dolayı, vermiş olduğu mücadelelerinden dolayı teşekkür ediyoruz.”
EYLEM İNSAN ZİNCİRİ İLE SON BULDU
Basın açıklamasının ardından kadınlar Cumhuriyet Caddesi’ne geçti. Burada katılımcılar el ele tutuşarak uzun bir insan zinciri oluşturdu. Zincir boyunca “Jin Jiyan Azadi” sloganları atıldı. Eylem oluşturulan insan zincirinin sona ermesiyle tamamlandı.





