CHP Van İl Başkanı Seracettin Bedirhanoğlu, Türkiye’de son dönemde yeniden gündeme gelen çözüm ve barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçmişte yaşanan deneyimlerin bugün temkinli yaklaşmalarına neden olduğunu belirten Bedirhanoğlu, buna rağmen sürecin barış ve kardeşlik temelinde ilerlemesini istediklerini ifade etti.

Van Adliyesi önünde kamyonet yangını: Araç alevler içinde yandı
Van Adliyesi önünde kamyonet yangını: Araç alevler içinde yandı
İçeriği Görüntüle

Bedirhanoğlu, kalıcı bir çözüm için siyasi iradenin yanı sıra toplumun farklı kesimlerinin sürece dahil edilmesi gerektiğini vurgularken, Meclis’in merkezde olduğu ve devlet kurumları üzerinden yürütülecek bir mekanizmaya işaret etti.

“Geçmişteki deneyim nedeniyle kaygılarımız var”

Yeni sürece ilişkin değerlendirmesinde geçmişte yaşanan çözüm sürecine dikkat çeken Bedirhanoğlu, o dönemde toplumun farklı kesimlerinde önemli bir destek bulunduğunu ve akil insanların da sürece dahil edildiğini hatırlattı.

Ancak buna rağmen sürecin sonuçlanmadan kesintiye uğradığını belirten Bedirhanoğlu, geçmişte yaşananların bugün ortaya çıkan gelişmelere daha temkinli yaklaşmalarına neden olduğunu söyledi.

Bedirhanoğlu, geçmiş deneyimin göz ardı edilmeden yeni sürecin daha geniş bir toplumsal zeminde yürütülmesi gerektiğini savundu.

“Siyasi iradenin barışa dönüşmesini istiyoruz”

Süreçte ortaya konulan siyasi iradeyi takip ettiklerini belirten Bedirhanoğlu, temel beklentilerinin gelişmelerin çatışmasızlık ve güven ortamını güçlendirmesi olduğunu ifade etti.

Bedirhanoğlu, sürecin siyasi tartışmaların ötesine taşınarak toplumun tamamını ilgilendiren bir mesele olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi.

CHP Van İl Başkanı, daha önce yaptığı açıklamalarda da kalıcı barış için güven, demokrasi ve samimiyet vurgusu yapmıştı. 1 Eylül Dünya Barış Günü mesajında da barışın yalnızca çatışmaların sona ermesi anlamına gelmediğini belirterek, toplumun farklı kesimlerinin kendisini eşit ve özgür hissettiği bir ortam çağrısında bulunmuştu.

Bedirhanoğlu’nun dikkat çektiği devlet mekanizması

Bedirhanoğlu’nun açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de devletin süreçteki rolü oldu.

Sürecin yalnızca siyasi iktidarın dönemsel politikaları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bedirhanoğlu, atılacak adımların devletin kurumsal yapısı içerisinde ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Bu yaklaşımın, sürecin kişilerden bağımsız biçimde ilerlemesi açısından önemli olduğunu ifade eden Bedirhanoğlu, toplumsal güvenin güçlendirilmesi için devlet kurumlarının sürecin içerisinde etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

“Toplumun tamamı sürecin parçası olmalı”

Bedirhanoğlu, toplumsal sorunların yalnızca siyasi aktörler arasında yürütülecek görüşmelerle çözülemeyeceğini belirterek, farklı toplumsal kesimlerin sürece dahil edilmesinin önemine işaret etti.

Bu noktada sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve toplumun farklı kesimlerinin sürece katkı sunabileceğini ifade eden Bedirhanoğlu, kalıcı bir çözüm için geniş bir uzlaşının gerekli olduğunu savundu.

Van gibi farklı siyasi ve toplumsal kesimlerin bir arada yaşadığı kentlerde toplumsal diyaloğun önemine dikkat çeken Bedirhanoğlu, birlikte yaşama iradesinin korunması gerektiğini belirtti.

“Çözümün adresi Meclis olmalı”

Bedirhanoğlu’nun açıklamasında en fazla öne çıkan başlıklardan biri ise çözümün Türkiye Büyük Millet Meclisi zemininde ele alınması oldu.

Sorunun kalıcı biçimde çözülebilmesi için Meclis’in sürecin merkezinde olması gerektiğini belirten Bedirhanoğlu, siyasi partilerin ve farklı toplumsal kesimlerin dahil olacağı demokratik bir zeminin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Bedirhanoğlu’na göre çözüm arayışının yalnızca yürütme organının kararlarıyla sınırlı kalmaması, yasama organının da sürece dahil edilmesi gerekiyor.

Medine Sözleşmesi örneğini gündeme getirdi

Toplumun farklı kimlik ve inançlardan oluştuğuna dikkat çeken Bedirhanoğlu, ortak yaşam konusunda tarihsel örneklerin de tartışılabileceğini söyledi.

Bu kapsamda Medine Sözleşmesi’ne atıfta bulunan Bedirhanoğlu, farklı toplulukların ortak bir düzen içerisinde yaşayabilmesine ilişkin tarihsel deneyimlerin Türkiye’deki toplumsal uzlaşı tartışmaları açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bedirhanoğlu, farklılıkların çatışma nedeni yerine birlikte yaşamın bir parçası olarak ele alınması gerektiği mesajını verdi.

“Devlet enerji ve güç kaybını sürdürmemeli”

Türkiye’nin uzun yıllar boyunca çatışmalar ve toplumsal gerilimler nedeniyle önemli siyasi, ekonomik ve sosyal maliyetlerle karşı karşıya kaldığını belirten Bedirhanoğlu, yeni dönemde farklı bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Devletin kaynaklarını ve enerjisini çatışma yerine toplumsal huzurun güçlendirilmesine yönlendirmesi gerektiğini belirten Bedirhanoğlu, bunun yalnızca siyasi açıklamalarla değil, somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Bedirhanoğlu: “Birlikte yaşama iradesini destekliyoruz”

Yeni sürece ilişkin kaygılarının tamamen ortadan kalkmadığını yineleyen Bedirhanoğlu, geçmişte yaşananların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Buna rağmen barış ve toplumsal uzlaşı yönünde atılacak adımları önemsediklerini ifade eden Bedirhanoğlu, CHP olarak insanların birlikte yaşama iradesini desteklediklerini söyledi.

Bedirhanoğlu, sürecin kalıcı hale gelmesi için güvenin artırılması, toplumsal desteğin genişletilmesi ve çözümün Meclis zemininde ele alınması gerektiğini belirterek, “Halkımızın birlikte yaşama refleksini destekliyor ve her koşulda destek veriyoruz” mesajını verdi.

Muhabir: SELİM TEKİN