Van’ın Tuşba ilçesinde bulunan Polatoğlu İlk ve Ortaokulu’nda bir öğrencinin pompalı tüfekle okula gelmesiyle yaşanan olayın ardından okullardaki güvenlik konusu yeniden gündeme geldi. Eğitim-Bir-Sen Van Şube Başkanı Mehmet Ali Uca, olayın herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadan önlenmesinin sevindirici olduğunu aktarırken, benzer olayların tekrar yaşanmaması için daha kapsamlı tedbirlerin alınması gerektiğini kaydetti.

“Bahçe görevlisi bu işin çözümü değil”
Okullarda güvenlik personelinin kadrolu ve uzman kişilerden oluşması gerektiğine dikkat çeken Uca, mevcut uygulamadaki bahçe görevlilerinin güvenlik açısından yeterli olmadığını savundu.
Uca, “Güvenlik personelinin kadrolu ve uzman insanlardan oluşması gerekiyor. Bakın, bugün okullarımızda bahçe görevlisi adı altında görevliler oluşturuldu. Ama bu arkadaşlarımızın ne arama yetkileri var? Bu arkadaşlarımızın elinde caydırıcı herhangi bir materyal yok. Bu arkadaşlarımız hiçbir şekilde hiç kimseyi uyaramıyorlar” dedi.
Bahçe görevlilerinin okul güvenliği açısından çözüm olmadığını belirten Uca, uzman ve kadrolu güvenlik personelinin caydırıcılık sağlayabileceğini dile getirdi.
“Dolayısıyla bahçe görevlisi hiçbir şekilde bu işin çözümü değildir. Yani siz okulların kapısına güvenlik görevlisi yerleştirdiğiniz zaman, uzman isimler, kadrolu isimler yerleştirdiğiniz zaman çocuklar da bu anlamda korkuyorlar ve bunlar, bu olaylar onlar için caydırıcı bir hale geliyor” ifadelerini kullanan Uca, yaşanan olay üzerinden şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bugün burada belki güvenlik görevlisi olsa, çocukların bildiği, çocukların her gün muhatap olduğu bir görev, güvenlik görevlisi olduğunu bilse belki de bu çocuk o silahla buraya gelmeye cesaret edemeyecekti.”

“Milli Eğitim Bakanlığının üzerine düşen en önemli görev”
Okullardaki güvenlik tedbirlerinin ayrıntılı biçimde ele alınması gerektiğini söyleyen Uca, Milli Eğitim Bakanlığına çağrıda bulundu.
Uca, “Onun için bu işleri bütün ayrıntısıyla takip etmek gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığının üzerine düşen en önemli görev bu. Güvenlik personelini uzmanlaştıracak şekilde okullara transfer etmesi gerekiyor. Çok acil” diye konuştu.
“Bugünkü olayın tamamen bir özenti nedeniyle yaşandığını söyleyebiliriz”
Benzer olayların son dönemde okullarda görülmesinin öğrenciler üzerinde özendirici bir etki oluşturabileceğine de değinen Uca, yaşanan olayın psikolojik ve sosyal boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Bunu her yerde söylüyoruz. Özellikle son zamanlarda okullarımızda benzeri olayların yaşanıyor olması bir özentiye de döndü gibime geliyor. Bugünkü olayın tamamen bir özenti nedeniyle yaşandığını söyleyebiliriz” diyen Uca, çocukların kendi iç dünyalarında yaşadığı sorunlara da dikkat çekti.
Uca, “Tabii çocuklarımızın içe bağımlı hale gelmiş olmaları, yani kendi iç dünyalarında bazı sıkıntılar yaşıyor olmaları, belki de aile içindeki bazı tartışmalar, belki sınıftaki, okuldaki bazı sıkıntılar çocukları maalesef bu tür benzeri özentilere götürebiliyor. Psikolojik açıdan bu şekilde değerlendirebiliriz olayı” ifadelerini kullandı.

Olay sabah saatlerinde yaşandı
Olayın sabah saatlerinde, öğrencilerin okula giriş yaptığı sırada fark edildiğini aktaran Uca, öğrencinin yanında pompalı tüfek bulunduğunu söyledi.
Uca, “Sabah saat 06.40 sularında, sabahçı öğrencilerimizin okula geldiği saatlerde, dersin başlamasından önceki 10 dakika içerisinde öğrencimizin, evden almış olduğu, yanılmıyorsam dedesine ait olan pompalı bir silahla birlikte okula doğru gelirken öğrenciler ve öğretmenler tarafından fark edilip hemen müdahale edilmesi sonucunda olay bastırılıyor” dedi.
Yaşanan olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma olmadığını belirten Uca, “Herhangi bir zayiat, herhangi bir problem, herhangi bir korkuya bile neden olmadan bu olay bastırılıyor. Dolayısıyla çok şükür, daha önce yaşanılan olaylara benzer bir olay yaşanmadan, herhangi bir kimsenin burnu kanamadan, herhangi bir kimse burada bir sıkıntı yaşamadan, eğitim öğretimin de hâlâ devam ettiği bir süreçte bu durumu şükrediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Benzer olayların olma riski hâlâ var”
Uca, yaşanan olayın ardından benzer vakaların tekrarlanma ihtimaline karşı dikkatli olunması gerektiğini de vurguladı.
“Benzer olayların olma riski hâlâ var. Çünkü az önce de ifade ettiğim üzere buna biraz sosyal medyacı bakış açısıyla bakmak gerekiyor” diyen Uca, bu tür olayların kamuoyuna aktarılma biçiminin de önem taşıdığını belirtti.
Uca, “Yani siz bu tür olayları ne kadar çok gündeme getirirseniz, ne kadar çok dışarıya sızdırırsanız ya da köpürtürseniz, tabiri caizse, bu olayların başka öğrenciler tarafından tekrarlanması, özenti hâline geldikten sonra tekrarlanma olasılığı yüksektir” değerlendirmesinde bulundu.
Ailelere silah uyarısı
Öğrencilerin yanı sıra velilerin de sorumluluk alması gerektiğini kaydeden Uca, özellikle evlerde bulunan silahların çocukların erişemeyeceği yerlerde tutulması çağrısında bulundu.
“Dolayısıyla burada hem öğrencilerimize sık sık uyarılarda bulunmak gerekiyor. Burada vatandaşlarımıza da çok ciddi işler düşüyor. Ben özellikle burada velilerimize seslenmek istiyorum” diyen Uca, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendi evinizde lütfen çocuklarınızın ulaşamayacakları, varsa evinizde silahları mutlaka çocuklarınızın ulaşamayacakları yerlerde gizleyin.”
Evde görünen ya da kolay ulaşılabilen silahların çocuklarda özenti oluşturabileceğine dikkat çeken Uca, “Çünkü çocuğun gözünün önünde olan bir silah, onu özenti süreciyle birlikte daha hızlı bir eylem içerisine girmesine neden oluyor. Dolayısıyla vatandaşlarımız kesinlikle evlerinde silah bulundurmaları gerekiyorsa, öyle bir zorunluluk varsa, bunu çocukların ulaşabilecekleri noktada değil, ulaşamayacakları noktalara mutlaka gizlemeleri gerekiyor” dedi.

“Silahı evinden alıp sokağa çıkmak normal bir olaya dönmüş oldu”
Silahların çocuklar tarafından normal bir nesne gibi algılanmaya başlamasının toplumsal açıdan ciddi bir sorun olduğunu belirten Uca, ailelerin bu konuda daha dikkatli davranması gerektiğini vurguladı.
“Çünkü artık bu, çocuklar tarafından normalmiş gibi algılanmaya başladı. Yani silahı evinden alıp sokağa çıkmak olayı normal bir olaya dönmüş oldu. Bu, bizim açımızdan gerçekten hem sosyolojik açıdan hem psikolojik açıdan çok sıkıntılı bir sürece evrilmiş oluyor” ifadelerini kullandı.
Uca, olayların yalnızca öğretmenlerin veya eğitimcilerin müdahalesiyle önlenemeyeceğini belirterek ailelerin sorumluluğuna da dikkat çekti.
“Bizim bunun önüne geçmemiz gerekiyor. Bu sadece eğitimcilerin, öğretmen arkadaşlarımızın beyanlarıyla ya da direktifleriyle, uzmanların direktifleriyle olabilecek bir şey değil. Bu tamamen ailelerimizin, yani anne babalarımızın üzerine düşen en büyük sorumluluktur ki zaten böyle olası olumsuz bir durumda adli olarak da ilk sıkıntı yaşayacak kişiler anne babalardır” diyen Uca, “Onun için anne babaların bu konunun üzerine çok düşmeleri gerekiyor” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Basına da çağrı
Uca, yaşanan olayların kamuoyuna aktarılmasında basın kuruluşlarına da sorumluluk düştüğünü söyledi. Bu tür olayların özendirici bir içeriğe dönüştürülmeden, doğru bilgiler üzerinden aktarılması gerektiğini savunan Uca, “Basınımızın da üzerine düşen bir sorumluluk var bana göre. Hem basınımızın hem de kamuoyuna bilgi veren kesimlerin üzerine düşen bir sorumluluk da şu: Bu tür olayları özenti aracına dönüştürmeden, kamuoyunu doğru bilgilendirerek ve köpürtmeden, yani gerçek neyse, ne olmuşsa onu o şekilde aktararak kamuoyuna bilgi vermek bence bu işi biraz daha hafifletecektir” dedi.




