İlke TV’de katıldığı programda konuşan Beştaş, kamuoyunda tartışılan çerçeve yasanın Kobani davası üzerindeki olası etkilerine açıklık getirirken, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın hukuki durumuna ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı.
Program sunucusunun, çerçeve yasa teklifinin Selahattin Demirtaş hakkında yeni bir siyasi yasak getirip getirmeyeceğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Beştaş, mevcut düzenleme kapsamında böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Demirtaş ve Yüksekdağ hakkında halen kesinleşmiş bir siyasi yasak bulunmadığını belirten Beştaş, hazırlanan kanun teklifinin de yeni bir siyasi yasak öngörmediğini ifade etti.
Beştaş, açıklamasında teklifin hukuki çerçevesine dikkat çekerek, “Selahattin Başkan’ın ve Figen Başkan’ın bir siyasi yasağı yok. Bu kanun kapsamında da yeni bir siyasi yasak söz konusu olmayacak. Bunu tamamen kanunun hükümleri doğrultusunda söylüyorum.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Demirtaş ve Yüksekdağ’ın uzun süredir devam eden tutukluluk süreçlerine de değinen Beştaş, iki siyasetçinin yaklaşık on yıldır cezaevinde bulunduğunu belirterek bu durumun hukuken sürdürülebilir olmadığını savundu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği kararları hatırlatan Beştaş, söz konusu kararlar doğrultusunda tahliye edilmeleri gerektiğini dile getirdi.
Kobani davasının henüz kesinleşmediğine vurgu yapan Beştaş, davaya ilişkin dosyanın halen istinaf aşamasında bulunduğunu söyledi. Bu nedenle davada verilen hükümlerin kesinleşmiş karar niteliği taşımadığını belirten Beştaş, çerçeve yasa teklifinde istisna kapsamına alınan suçlar arasında Kobani davasına ilişkin hükümlerin yer almadığını ifade etti.
Dosyanın hukuki sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Beştaş, istinaf mahkemesinin dosyanın esasına ilişkin karar vermeden önce tutukluluk durumunu ayrıca değerlendirebileceğini söyledi. İlgili mahkemenin gerekli görmesi halinde tahliye kararı verebileceğini belirten Beştaş, dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilmesinin de ihtimaller arasında bulunduğunu ifade etti.
Çerçeve yasa teklifinde öngörülen bazı uygulamaların yerel mahkemeler tarafından değerlendirileceğini belirten Beştaş, dosyası Yargıtay incelemesinde bulunan kişiler açısından da benzer hukuki süreçlerin işletilebileceğini dile getirdi. İstinaf mahkemesinin bozma kararı vermeden önce tahliye kararı almasının hukuken mümkün olduğunu söyleyen Beştaş, bu durumun yalnızca Kobani davasıyla sınırlı olmadığını ifade etti.
TBMM gündemindeki çerçeve yasa teklifi üzerindeki tartışmalar sürerken, teklifin yargı süreçlerine ve devam eden davalara olası etkileri siyasi gündemin en çok konuşulan başlıkları arasında yer almaya devam ediyor. Beştaş’ın açıklamaları da özellikle Kobani davası ve tutuklu siyasetçilerin hukuki durumuna ilişkin yürütülen tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.





