17 Şubat 2024 tarihinde resmi olarak faaliyete başlayan Avrupa Birliği destekli Hakkari Entegre Katı Atık Tesisi, yaklaşık iki yıl hizmet verdikten sonra 12 Nisan 2026'da meydana gelen büyük heyelanda ağır hasar alarak devre dışı kaldı. Yaklaşık 30 milyon Euro harcanarak inşa edilen tesisin kısa sürede kullanılamaz hale gelmesi, kamuoyunda yatırımın planlama ve yer seçimine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Avrupa Birliği hibeleri ile kamu kaynakları kullanılarak yaklaşık 30 milyon Euro bütçeyle hayata geçirilen Hakkari Entegre Katı Atık Tesisi, meydana gelen büyük heyelan nedeniyle ağır hasar aldı. Aynı bölgede Hakkari-Van kara yolunda oluşan çökmeler ve yarıklar ulaşımı aksatırken, kamuoyunda yatırımın planlama, zemin etütleri ve denetim süreçlerine ilişkin tartışmaları devam ediyor.

İddialara göre projenin ilk planlama aşamasında tesisin Yüksekova'daki eski çöp depolama alanı çevresinde yapılması öngörülüyordu. Ancak daha sonra yatırım Akçalı ile Bağışlı köyleri arasındaki mevcut alana taşındı. Heyelanın ardından kamuoyunda, "Tesisi neden Yüksekova'ya değilde Hakkari'de aptılar, bu kararın sorumlusu kim?" soruları yeniden tartışılmaya başlandı. Konuyla ilgili bugüne kadar resmi makamlar tarafından kapsamlı bir açıklama yapılmadı.
Bir dönem Hakkari'nin en önemli çevre yatırımlarından biri olarak gösterilen tesis, dönemin Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik ile AK Parti Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya başta olmak üzere birçok yetkilinin katıldığı programlarda "Hakkari'nin 30 yıllık çöp sorununu çözecek dev proje" olarak kamuoyuna tanıtılmıştı.

Yaklaşık 30 Milyon Euro'luk Yatırım
Avrupa Birliği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından finanse edilen proje, Hakkari Belediyeleri ve İl Özel İdaresi Katı Atık Yönetim Birliği tarafından Akçalı ile Bağışlı köyleri arasındaki 43,4 hektarlık alanda hayata geçirildi.
Proje kapsamında düzenli depolama sahası, ayrıştırma ve geri dönüşüm tesisi, kompost ünitesi, tıbbi atık sterilizasyon tesisi, sızıntı suyu arıtma sistemi, idari binalar ve araç filosu oluşturuldu. Yatırımın büyük bölümünün Avrupa Birliği hibeleriyle karşılandığı, kalan kısmının ise bakanlık ve yerel idareler tarafından finanse edildiği açıklandı.

"30 Yıllık Çöp Sorunu Çözülecek" Denilmişti
2023 yılında dönemin Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik tarafından yapılan açıklamalarda tesisin tamamlanmasıyla birlikte Hakkari'de vahşi depolamanın sona ereceği, modern atık yönetimine geçileceği ve kentin yaklaşık 30 yıllık çöp sorununun çözüleceği ifade edilmişti.
Katı Atık Yönetim Birliği toplantılarında da yatırımın yaklaşık 28 milyon Euro olduğu belirtilirken, ilerleyen süreçte proje bedelinin yaklaşık 30 milyon Euro'ya ulaştığı kamuoyuna duyuruldu.

AK Parti Heyeti Tesiste İncelemelerde Bulunmuştu
Proje süresince AK Parti Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya da beraberindeki heyetle tesiste incelemelerde bulunmuş, yaptığı açıklamada katı atık tesisinin çevre kirliliğini önleyeceğini, geri dönüşüm sayesinde enerji üretileceğini ve Hakkari'nin çöp sorununun önemli ölçüde çözüleceğini ifade etmişti.
Dönemin Katı Atık Yönetim Birliği Başkanı Ensar Dündar ise tesisin en az 30 yıl boyunca Hakkari'ye hizmet vereceğini açıklamıştı.
İncelemelere müşavir firma temsilcileri, yüklenici firma yetkilileri ve teknik ekiplerin de katıldığı kamuoyuna yansımıştı.

Vali ve Ak Parti tarafından Araç Teslim Töreni Düzenlenmişti
28 Ekim 2024 tarihinde tesiste düzenlenen programda 24 çöp kamyonu, 10 kül kamyonu ve çeşitli hizmet araçları teslim alınmıştı.
Törende konuşan dönemin Valisi Ali Çelik, yatırımın Hakkari'de daha temiz bir çevre oluşturulmasına önemli katkı sağlayacağını belirterek projede emeği geçenlere teşekkür etmişti.

12 Nisan 2026'da Heyelan Meydana Geldi
12 Nisan 2026 tarihinde yoğun yağışların ardından Akçalı mevkisinde meydana gelen büyük heyelanda yaklaşık 2 milyon metreküp toprağın hareket ettiği açıklandı.
Heyelan nedeniyle Avrupa Birliği destekli katı atık tesisi ağır hasar aldı. Tesis binaları, altyapı sistemleri ve çevre düzenlemeleri zarar görürken, hemen yanından geçen Hakkari-Van kara yolunda da büyük çökmeler meydana geldi. Böylece milyonlarca Euro harcanarak inşa edilen tesis kullanılamaz hale gelirken, ulaşım da durma noktasına geldi.
Heyelanın ardından Hakkari-Van kara yolu 21 gün boyunca ulaşıma kapalı kaldı. Bu süreçte ulaşımın tamamen kesilmemesi için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bölgeye geçici iki köprü kuruldu ve Hakkari'ye geçişler bu köprüler üzerinden sağlandı.
Yaşanan hasarın ardından tesis geçici olarak hizmet dışı bırakıldı. İlçe belediyelerinde toplanan atıkların yeniden eski depolama alanlarına yönlendirildiği öğrenildi.

Konu TBMM Gündemine Taşındı
Yaşanan gelişmelerin ardından DEM Parti Hakkari milletvekilleri Vezir Parlak, Onur Düşünmez ve Öznur Bartın tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne soru önergeleri sunuldu.
Önergelerde yaklaşık 30 milyon Euro tutarındaki yatırımın kısa sürede ağır hasar görmesinin nedenleri, zemin etütleri, risk analizleri, teknik denetimler ve kamu zararına ilişkin süreçlerin açıklığa kavuşturulması talep edildi.

Hakkari Barosu Suç Duyurusunda Bulundu
Hakkari Barosu da tesisin yer seçimi, zemin etütleri ve denetim süreçlerinin araştırılması talebiyle Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Başsavcılık tarafından yürütülen süreçte kamu zararının oluşup oluşmadığı, teknik raporlar ve olası ihmal iddialarının incelenmesi bekleniyor.

SİVİL TOPLUM KURUMLARI ARAŞTIRILMASINI İSTEDİ,
Hakkari Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği Başkanı Muharrem Tekin ise konuya ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, söz konusu yatırımın planlama ve yer seçimi sürecine dikkat çekerek, “Bunun sorumlusu kim, mutlaka ortaya çıkarılmalıdır” ifadelerini defalarca dile getirmişti. Tekin, yaşanan heyelan ve tesisin devre dışı kalmasının ardından kamu zararının ve süreçteki sorumlulukların net şekilde ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştı.

Gözler Soruşturma Sürecinde
Bir dönem "Hakkari'nin en büyük çevre yatırımı" ve "30 yıllık çöp sorununu çözecek proje" olarak kamuoyuna tanıtılan yaklaşık 30 milyon Euro'luk tesisin bugün büyük ölçüde kullanılamaz hale gelmesi, yatırımın planlama ve uygulama süreçlerini yeniden gündeme taşıdı.
Öte yandan kamuoyunda, tesisin ilk planlanan yerinin neden değiştirildiği, yatırımın neden heyelan riski bulunan mevcut alana taşındığı ve bu kararda imzası bulunan kişi ya da kurumların kimler olduğu soruları da yanıt bekliyor.




