17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde açıklama yapan TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin 27 yıldır çözülemeyen sorunlara dikkat çekti. Açıklamada, 2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ ve İzmir ile 6 Şubat 2023 depremleri hatırlatılarak, her büyük depremin Türkiye’nin kırılgan yapı stokunu yeniden ortaya çıkardığı belirtildi..
“Riskli yapıları biliyoruz ama hangileri olduğunu bilmiyoruz”
Açıklamanın en dikkat çekici başlıklarından biri yapı stoku envanteri oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunurken, yaklaşık 6 milyon bağımsız bölümün risk altında olduğu, 2 milyonunun ise acilen dönüştürülmesi gerektiği ifade edildi.
Ancak İnşaat Mühendisleri Odası, riskli yapıların sayısını tahmin etmenin yeterli olmadığını belirterek, “Asıl yanıtlanması gereken soru, bu yapıların hangileri olduğudur” değerlendirmesinde bulundu.
13 yılda yaklaşık 1 milyon bağımsız bölüm yıkıldı
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın 2025 yılı verilerine göre, 2012-2025 yılları arasında 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yapıldı. Bu yapılarda 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölüm riskli olarak belirlendi.
Aynı dönemde 291 bin 144 bina yıkılırken, yıkılan yapılardaki bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 88 bin 165 oldu.
Oda, mevcut riskli yapı tahminleriyle karşılaştırıldığında dönüşümün hâlâ yetersiz kaldığına dikkat çekti.
Van için de yapı envanteri kritik
2011 Van Depremi’nin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, kentte yapı güvenliğinin güncel ve bütüncül biçimde takip edilmesi konusu önemini koruyor. İnşaat Mühendisleri Odası’nın açıklamasındaki “Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanteri oluşturulmalı” çağrısı, deprem riski taşıyan kentler açısından kritik önem taşıyor.
Oda, yalnızca eski binaların değil, kullanım sırasında kolon ve kirişlerine müdahale edilen, kaçak kat veya eklenti yapılan ve kullanım amacı değiştirilen yapıların da düzenli olarak denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Yeni binalar da mercek altında
Açıklamada, yalnızca eski yapıların değil, yeni inşa edilen binaların da güvenliğinin sorgulanması gerektiği vurgulandı. 6 Şubat depremlerinde yeni sayılabilecek bazı yapıların da yıkılması, yapı denetimi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Odaya göre güvenli yapı; sağlam zeminden doğru projeye, nitelikli malzemeden etkin denetime kadar bütün sürecin eksiksiz işletilmesiyle mümkün.
“Daha fazla beklemek istemiyoruz”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, 17 Ağustos’un 27’nci yılında merkezi ve yerel yönetimlere çağrıda bulunarak, Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulmasını, riskli yapıların önceliklendirilerek dönüştürülmesini ve dar gelirli yurttaşlar için kamu kaynaklarının artırılmasını istedi.
Oda ayrıca kentsel dönüşümün rant odaklı parsel bazlı uygulamalardan çıkarılarak risk odaklı yürütülmesi, yapılara periyodik teknik kontrol getirilmesi ve yapı denetim süreçlerinin daha etkin hale getirilmesi çağrısında bulundu.




