Van’ın Erciş ilçesine bağlı Haydarbey Mahallesi’nde yıllardır bölgenin önemli tarımsal ürünlerinden biri olan Haydarbey domatesi, yüksek maliyet ve düşük satış fiyatları nedeniyle tarlalardan silinme noktasına geldi. Geçmişte kamyonlarla Van Erzurum ve Diyarbakır’a kadar gönderilen domates, bu yıl geniş tarlalarda yerini büyük ölçüde boş arazilere bıraktı. Mahalle sakinleri artık yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretim yaparken, muhtar Mehmet Akçil, çözüm için salça fabrikası ve üretici desteği çağrısında bulundu.

Haydarbey Mahallesi’nde geçmişte geniş tarım arazilerinde yetiştirilen domates, bölgenin önemli geçim kaynaklarından biri olarak öne çıkıyordu. Mahallede nesilden nesile aktarılan ata tohumlarıyla yetiştirilen iki çeşit Haydarbey domatesi, kendine özgü tadı ve lezzetiyle biliniyordu.

Haydarbey Mahallesi Muhtarı Mehmet Akçil, geçmişte üretimin çok daha yüksek olduğunu belirterek, “Eskiden Haydarbey domatesiyle bilinirdi. Kamyon kamyon ürün çıkarıyorduk. Şimdi ise insanlar satmak için domates ekmiyor. Herkes tamamen bıraktı. Çünkü baktılar ki yaptıkları masrafı kurtarmıyor” dedi.

Gemini Generated Image U368Aju368Aju368

“Sadece kendi ihtiyacımız kadar ekiyoruz”

Van’da Eğitim Mevzuatı İçin 5 Günlük Mesai! MEB Çalıştayı Başladı
Van’da Eğitim Mevzuatı İçin 5 Günlük Mesai! MEB Çalıştayı Başladı
İçeriği Görüntüle

Üreticinin artık ticari amaçla domates ekmediğini söyleyen Akçil, mahallede yalnızca evlerin önünde küçük alanlarda üretim yapıldığını belirtti. Akçil, “Şu anda herkes evinin önünde kendi ihtiyacı kadar domates ekiyor. Yarım dönüm, bir dönüm yer ekiyor. Onu da güz dönemine kadar kendi ihtiyacı için kullanıyor. Salçasını, turşusunu kendisi yapıyor. Ama artık kimse ticari amaçla domates ekmiyor” diye konuştu.

“Masrafını bile kurtarmıyor”

Üreticinin aylarca emek vermesine rağmen ürününü değerinde satamadığını ifade eden Akçil, fiyatlardaki düşüşün çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını söyledi.Akçil, “Adam mart ayından itibaren uğraşıyor, naylonun altında fide yetiştiriyor, tarlasını hazırlıyor, sezon boyunca emek veriyor. Domates bizim burada çıktığı zaman Türkiye’nin birçok yerinde de domates çıkıyor. Bundan dolayı fiyat düşüyor. Daha 10 gün önce kilosunu 50-60 liraya sattığımız domatesi şimdi götürüyorsun, 10 kiloluk kasayı 100 liraya vermeye çalışıyorsun. Onu da almıyorlar. Akşama kadar bekliyorsun; kasa, taşıma, mazot derken masrafını bile kurtarmıyor. Vatandaş da bu yüzden domatesten elini çekti” ifadelerini kullandı.

"Diyarbakır ve Erzurum’a kadar gönderiliyordu"

Haydarbey domatesinin geçmişte yalnızca mahalle ve çevre köylerle sınırlı kalmadığını belirten Akçil, ürünün farklı kentlere gönderildiğini anlattı.Akçil, “Eskiden Haydarbey’den Diyarbakır’a, Erzurum’a kadar domates gönderiyorduk. Çevredeki köylerin çoğunda domates ekilmiyordu, onlar da bizden alıyordu. Bizim burada pazarımız vardı. Başka köylerden insanlar gelir, domatesini bizden alır, evine götürürdü” dedi.Bugün ise üretimin neredeyse tamamen bireysel ihtiyaca döndüğünü belirten Akçil, “Şimdi herkes kendi kapısının önüne bir şeyler ekiyor. Dolayısıyla dışarıya satılacak ürün kalmadı” diye konuştu.

“Bir zamanlar her hafta bir kamyon domates geliyordu”

Geçmişte kendisinin de yoğun şekilde domates ürettiğini aktaran Akçil, üretimdeki gerilemeyi şu sözlerle anlattı:“Eskiden ben kendim çok domates ekiyordum. Her hafta bir kamyon domates geliyordu. Kamyonlarla ürün getirip satıyorduk. Şimdi ise bırakın kamyonu, belki bir kişi motor ya da römork dolduracak kadar ürün çıkarıyor. Onu da satmaya çalışıyor ama satamadan geri getiriyor.”

“Ata tohumu farkı var”

Haydarbey domatesinin en önemli özelliğinin ata tohumları olduğunu söyleyen Akçil, bu tohumların yıllardır korunduğunu belirtti.

“Bizde eski tohumlar var. Atadan kalma tohumlarla yetişen, kendine özgü bir domates. Karşıdan getirilen, taş gibi olan domateslere benzemez. Onun tadı, lezzeti farklıdır. Haydarbey domatesinin kendine has bir özelliği vardı” diyen Akçil, yerel tohumların korunmasının önemine dikkat çekti.

Yıllardır salça fabrikası bekliyoruz”

Domates üretiminin yoğun olduğu dönemlerde mahallede en büyük taleplerden biri salça fabrikası kurulmasıydı. Akçil, üretimin yüksek olduğu yıllarda domatesin tarlada kaldığını belirterek fabrikanın üretici için önemli bir çözüm olacağını söyledi. “Domates ektiğimiz zaman öyle çok ürün çıkıyordu ki günde bir kamyon domates toplamak gerekiyordu. Satmaya çalışıyorduk ama yetiştiremiyorduk. Domates tarlada kızarıp dökülüyordu. Eğer burada bir salça fabrikası olsaydı herkes günlük topladığı domatesi fabrikaya götürür, parasını alırdı. Hem üretici rahat ederdi hem de vatandaş uygun fiyata salça alırdı” ifadelerini kullandı.

“Her şeyi dışarıdan almak zorunda kalıyoruz”

Bölgede salça fabrikası bulunmamasının hem üreticiyi hem tüketiciyi etkilediğini dile getiren Akçil, “Şimdi İzmir’den, Bergama’dan buraya salça geliyor. Üzerine bir de nakliye masrafı ekleniyor. Burada üretim yapılmış olsaydı hem üretici kazanırdı hem de vatandaş daha ucuza salça alırdı. Ama bu yapılmadı. Vatandaş da böylece her konuda dışarıya bağımlı hale geldi” dedi.

“Buranın fişini çektiler”

Domates üretimindeki gerilemenin yalnızca tarımı değil, mahalledeki sosyal ve ekonomik yaşamı da etkilediğini belirten Akçil, gençlerin iş bulmak için batı illerine gitmek zorunda kaldığını söyledi. “Bir muhtar olarak bu durum beni gerçekten üzüyor. Biz niye her şeyi dışarıdan almak zorunda kalalım? Domatesimiz, salçamız, sebzemiz burada üretilsin. Her şeyimiz burada olsun. Eskiden bir hareketlilik vardı. İnsanlar para kazanıyordu” diyen Akçil, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eskiden insanlar burada çalışırdı. Yaz boyunca domatesini eker, toplar, parasını kazanır, kışın da burada otururdu. Gençlerimiz batıya gitmek zorunda kalmazdı. Şimdi ise yaz-kış insanlar gurbette. İnşaatlarda çalışmaya gidiyorlar, iş kazaları oluyor, ölümler oluyor. Bizim gençlerimizin çoğu burada kalmadı. Hepsi gurbete gitti. Resmen buranın fişini çektiler.”

“Yonca da kurtarmadı”

Domates üretiminin azalmasıyla birlikte arazilerin önemli bölümünde yonca üretimine yönelindiğini ancak bunun da üreticiyi kurtarmadığını belirten Akçil, “Şimdi herkes yonca peşine düştü. Ama yonca da artık para etmiyor. Kilosunu 10 liraya bile kimse almıyor. Herkes yonca ekmiş, yığmış kalmış. Hayvancılık da bitti. Yonca üretiyoruz ama satamıyoruz” dedi.

“Salça fabrikası kurulursa üretici yeniden tarlasına döner”

Haydarbey’de domates üretiminin yeniden canlanması için yatırım ve destek gerektiğini vurgulayan Akçil, çözümün salça fabrikasından geçtiğini söyledi. Akçil, “Bu memleketin yeniden toparlanması için buraya güzel bir salça fabrikası kurulması lazım. Fabrika kurulursa üretici yeniden domates eker, talep oluşur, insanlar para kazanacağını bildiği için yeniden üretime yönelir. İnsan niye kendi toprağını bırakıp İstanbul’a, İzmir’e, başka yerlere çalışmaya gitsin? Burada üretim olsa, insanlar kendi memleketinde çalışsa daha iyi olmaz mı?” ifadelerini kullandı. Haydarbey domatesinin bugün geldiği noktayı “Eskiden kamyon kamyon domates çıkarıyorduk, şimdi kendi ihtiyacımızı karşılayacak kadar ekiyoruz” sözleriyle özetleyen Akçil, üretimin yeniden desteklenmesi halinde bölgenin eski günlerine dönebileceğini belirterek, “Haydarbey’in domatesi böylece tarlalardan silindi. Üretim bitti, gençler gurbete gitti, hayvancılık bitti. Eğer yeniden üretim yapılır ve çiftçinin emeğinin karşılığı verilirse, bu memleket yeniden eski hareketli günlerine dönebilir” dedi.

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ