Gazeteci Zihni Çakır, Sosyal Medya Paylaşımları Sonrası Tutuklandı

Zonguldak’ta Kürt mevsimlik işçilere saldırı: 4 kişi için karar çıktı
Zonguldak’ta Kürt mevsimlik işçilere saldırı: 4 kişi için karar çıktı
İçeriği Görüntüle

Gazeteci Zihni Çakır, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile iş insanı ve Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran arasındaki görüşmeye yönelik eleştirel sosyal medya paylaşımlarının ardından tutuklandı. Tutuklama haberi, gazeteci İsmail Saymaz tarafından kamuoyuna duyuruldu.

Saymaz, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Çakır hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklama kararı verildiğini bildirdi. Soruşturmanın, Çakır’ın kamuoyunda tartışma yaratan bir görüşmeye dair değerlendirmeleri sonrası başlatıldığı ifade edildi.

Bakanlık Görüşmesi ve Soruşturma Süreci

Zihni Çakır, 19 Aralık tarihinde yaptığı paylaşımda, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, uyuşturucu soruşturması kapsamında hakkında adli kontrol kararı bulunan Sadettin Saran’ı makamında kabul etmesini sert ifadelerle eleştirmişti. Çakır, bu görüşmeden yalnızca iki gün sonra Saran’ın evinde uyuşturucu soruşturması kapsamında arama yapılmasına dikkat çekmişti.

Paylaşımında, söz konusu zamanlamanın kamuoyunda nasıl algılanabileceğini sorgulayan Çakır, makam sahiplerinin kamu güveni açısından azami hassasiyet göstermesi gerektiğini vurgulamıştı. Ayrıca, arama sırasında Sadettin Saran’ın yurt dışında bulunmasını ve bu durumu spor organizasyonlarıyla gerekçelendirmesini de eleştirel bir dille değerlendirmişti.

Sadettin Saran Hakkındaki İddialar

Sadettin Saran, yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrılmış, yurt dışında bulunduğu sırada hakkında arama kararı çıkarılmıştı. Soruşturmayı öğrendikten sonra Türkiye’ye dönen Saran, İstanbul Adliyesi’nde yaklaşık iki buçuk saat süren bir ifade vermişti.

Adli Tıp Kurumu’na sevk edilen Saran’dan kan ve saç örnekleri alınmış, savcılık sorgusunun ardından yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakılmıştı. Saran ifadesinde, kendisine organik sakinleştirici nitelikte maddeler verildiğini ve evinde tespit edilen kalıntıların “adaçayı yakılması” sonucu oluştuğunu savunmuştu.

Kaynak: RUDAW