Türkiye’de çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yeni düzenleme 1 Kasım 2026 itibarıyla hayata geçiyor. 15 yaş altındaki çocukların sosyal ağ sağlayıcılarında hesap açmasını engelleyen düzenleme, dijital güvenliği artırmayı hedeflerken çocukların psikolojik gelişimi üzerindeki etkileri de tartışma konusu oldu. Vanlı Uzm. Klinik Psikolog Harbi Yürük, sosyal medya yasağının çocuklar üzerindeki olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çocuklarda Sosyal Medya (1) 800X450

Sosyal medya yasağı çocuklarda hangi duyguları tetikleyebilir?

Sosyal medyanın çocuklar ve ergenler açısından yalnızca eğlence ya da vakit geçirme aracı olmadığını belirten Yürük, bu platformların arkadaşlarla iletişim kurma ve sosyal çevrenin bir parçası olma işlevi taşıdığını ifade etti.

Ergenlik döneminde sosyal ilişkilerin, kabul görme ve bir gruba ait hissetme ihtiyacının önemine işaret eden Yürük, ani ve katı yasakların bazı çocuklarda olumsuz duygusal sonuçlara yol açabileceğini kaydetti.

Yürük, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çocuklar ve ergenler için sosyal medya yalnızca bir eğlence ya da vakit geçirme alanı değil, aynı zamanda arkadaşlarıyla iletişim kurdukları ve sosyal çevrelerinin bir parçası oldukları bir alan. Özellikle ergenlik döneminde sosyal ilişkiler, kabul görme ve bir gruba ait hissetme ihtiyacı oldukça önemli. Bu nedenle sosyal medyanın ani ve katı biçimde yasaklanması bazı çocuklarda yalnızlık, dışlanmışlık, kaygı ve öfke gibi duyguları artırabilir. Çocuklar kendilerini arkadaşlarından uzaklaşmış hissedebilir veya özgürlüklerinin kısıtlandığını düşünebilir.”

Çocuklarda Sosyal Medya (2) 466X800

Kısıtlamaların olumlu etkileri de olabilir

Sosyal medya kullanımının sınırlandırılmasının yalnızca olumsuz sonuçlar doğurmayacağını belirten Yürük, kontrollü kullanımın çocukların ruh sağlığı açısından bazı yararlar sağlayabileceğine dikkat çekti.

Özellikle sosyal medyada sürekli karşılaştırma yapma, beğenilme ve onaylanma ihtiyacı ile siber zorbalık gibi risklerin azalabileceğini belirten Yürük, kısıtlamaların etkisinin çocukların yaşına, ihtiyaçlarına ve uygulama biçimine göre değişeceğini vurguladı.

Yürük, bu konuda şu ifadeleri kullandı:

“Öte yandan sosyal medya kullanımının sınırlandırılması bazı olumlu sonuçlar da doğurabilir. Çocuklar sürekli karşılaştırma yapma, beğenilme ve onaylanma ihtiyacından bir ölçüde uzaklaşabilir. Siber zorbalık gibi dijital risklere maruz kalma olasılıkları da azalabilir. Ancak burada önemli olan, yasağın nasıl uygulandığıdır. Çünkü her çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve sosyal çevresi farklıdır. Dolayısıyla bu tür kısıtlamaların etkisi de çocuktan çocuğa değişebilir.”

Çocuklarda Sosyal Medya (5) 800X425

“Yasaklamak tek başına yeterli değil”

Çocukların sosyal medya kullanımına yönelik sınırların yalnızca yasaklarla belirlenmesinin yeterli olmayacağını dile getiren Yürük, ebeveynlerin çocukların duygularını anlamasının ve onlarla sağlıklı iletişim kurmasının önemini vurguladı.

Açıklama yapılmadan getirilen yasakların çocuklarda kontrol edilme hissini güçlendirebileceğini ve ebeveynlerle çatışmalara neden olabileceğini belirten Yürük, çocukların dinlenmesi, yaşlarına uygun sınırlar oluşturulması ve alternatif sosyal etkinliklere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yürük, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:

“Burada asıl önemli olan yalnızca sosyal medyayı yasaklamak değil, çocukların bu süreçte ne hissettiğini anlayabilmektir. Çocuklara neden böyle bir sınır getirildiği açıklanmadığında kendilerini kontrol ediliyor gibi hissedebilir ve ebeveynleriyle çatışma yaşayabilirler. Bu nedenle çocukları dinlemek, onların duygularına alan açmak, yaşlarına uygun sınırlar koymak ve alternatif sosyal etkinlikler sunmak oldukça önemlidir.”

Çocuklarda Sosyal Medya (3) 800X425

Çocukların duygusal ihtiyaçları göz ardı edilmemeli

Sosyal medya kısıtlamalarının uygulanması sırasında çocukların duygusal ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Yürük, ailelerin çocuklara yalnızca dijital dünyadan uzak durmayı öğretmekle yetinmemesi gerektiğini ifade etti.

Çocukların duygularını düzenleme, yalnızlıkla baş etme, sağlıklı ilişkiler kurma ve öz denetim becerilerinin desteklenmesinin önemine değinen Yürük, dijital dünyadaki risklerle çocukların bağımsızlık ve aidiyet ihtiyaçları arasında denge kurulması gerektiğini kaydetti.

Yürük, sosyal medya yasağının tek başına olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu nedenle sosyal medya yasağını tek başına iyi ya da kötü olarak değerlendirmek doğru olmaz. Önemli olan çocukların dijital dünyadaki risklerden korunurken aynı zamanda özerklik, aidiyet ve duygusal gelişim ihtiyaçlarının da gözetilmesidir. Çocukları korumak, yalnızca sosyal medyaya erişimlerini sınırlandırmak değil; onları anlamak, duygusal ihtiyaçlarını gözetmek ve dijital dünyada bilinçli seçimler yapabilecek beceriler kazandırmaktır.”

Çocuklarda Sosyal Medya (4) 800X425

Sosyal medya düzenlemesinde neler var?

1 Kasım 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme kapsamında, 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal ağ sağlayıcılarında hesap açmasına izin verilmeyecek. 15-18 yaş grubundaki kullanıcılar için ise özel güvenlik ve gizlilik korumalarının uygulanması öngörülüyor.

Van’da Tüm Bel-Sen’in yeni dönem yönetimi belirleniyor
Van’da Tüm Bel-Sen’in yeni dönem yönetimi belirleniyor
İçeriği Görüntüle

18 yaş altındaki kullanıcıların hesaplarının varsayılan olarak gizli olması, canlı yayın yapamamaları ve yalnızca takip ettikleri hesaplardan mesaj alabilmeleri düzenlemenin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Ayrıca bu yaş grubuna yönelik kişiselleştirilmiş reklam ve profilleme uygulamalarına da sınırlama getiriliyor.

Düzenleme kapsamında ebeveynlere ekran süresi ve ücretli işlemler üzerinde kontrol imkânı sağlayan araçların sunulması da planlanıyor. Mevcut hesaplar için 31 Mart 2027 tarihine kadar geçiş süresi tanınırken, 15 yaşından küçük çocuklara ait olduğu tespit edilen hesapların belirlenen süreç doğrultusunda kapatılması öngörülüyor.

Uzm. Klinik Psikolog Harbi Yürük, çocukların dijital ortamda korunmasının yalnızca erişim kısıtlamalarıyla değil, duygusal ihtiyaçlarının anlaşılması ve bilinçli dijital kullanım becerilerinin geliştirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.

Ekran Bağımlılığı Ve Çocuk (2) 800X426

Muhabir: Belkıs Yakut