Van yıllardır süren ekonomik, ticari ve altyapısal sorunlarla en yoksul kent konumundadır. Yaşanan bu yoksulluğun son bulması için Van halkı artık somut adımlar, gerçek çözümler beklemektedir.
DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varli, TBMM’de Ticaret Bakanlığı bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, Bakanlık verilerinde açıklanan büyüme oranlarının halkın hayatına yansımadığını vurgulayarak, “Aktarılan rakamlar kâğıt üstünde büyümeyi gösterse de gerçek tablo halkın evinde kaynamayan tencerededir. Halk diyor ki: Perişanız, battık. Ancak bu sesler duyulmamakta” ifadelerini kullandı.
Bölgeler arası eşitsizlik her geçen gün derinleşmektedir.
TÜİK verileri bile yoksulluğun arttığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin sınır illeri, yanlış ve keyfî politikalar nedeniyle ülkenin en yoksul kentlerine dönüşmüş durumda. Van bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Borç içinde ezilen esnaf, kepenk indiren lokantacı, evine ekmek götüremeyen işçi Van’ın gerçeğidir. Kapıköy Sınır Kapısı Van ekonomisinin can damarıdır.
Van’ın İran’la yaklaşık 300 kilometrelik bir sınır hattına sahip olduğunu unutmamak gerekiyor.ve bu sınır ticaret ve turizm açısından bölge ekonomisi için yaşamsal önemdedir.
“Bu kadar uzun bir sınır hattında sadece Saray ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısı aktiftir. Ancak burada yaşanan uzun bekleme süreleri, yetersiz altyapı, keyfî uygulamalar ve bürokratik engeller ticareti ve turizmi baltalıyor. Kapıköy’de lavabo yok, bekleme alanı yok, taşımacılara keyfî cezalar kesiliyor. Halk ‘kapı kapalıysa, ticaret de umut da kapanıyor’ diyor.”
Ayrıca Kapıköy’de yürütülen sınır duvarı çalışmaları nedeniyle hayvancılıkta zarar görmekte. “Van’daki yatırımlar üretime değil, vitrine yapılıyor. Kaynaklar ranta gidiyor,”
Çevre yolu bitmedi, havaalanı kapalı, halk nefessiz!
Van’ın altyapı projelerinde de yıllardır süren ihmaller her gün mağduriyetleri arttırmaktadır. Kapıköy Sınır Kapısı’nın tam kapasiteyle işlemesi ve altyapı eksiklerinin giderilmesi gerekmektedir. Ayrıca Başkale Gelincik ve Çaldıran Çilli sınır kapılarının açılması için gerekli adımlar atılmalıdır.
Sınır, bir ayrım çizgisi değil; halkların birbirine değdiği yaşam hattıdır. Ve Van’ın kalkınması betonla değil; tarım, hayvancılık, turizm ve sınır ticaretinin nefes almasıyla mümkündür.





