Onu dinlerken ilk hissettiğim şey, kelimelerinin acele etmeyişi oluyor. Sanki anlattıkları bir atölyeyi değil, iç dünyasının kapılarını aralıyor. Tuval, taş, mandala, ahşap… Hepsi bir köşede ama aslında aynı hikâyenin parçaları. O, doğayı izleyen biri değil, doğayla bağ kuranlardan. Van Gölü kıyısından topladığı bir taşın bile bir hafızası olduğuna inanıyor.

Sanat onun için bir meslek değil, bir sığınak. Sergi açmak, satmak, görünür olmak gibi dertleri yok. O daha çok hisseden, içine atan ve sonra o hissi tuvale, desene, mandalaya bırakanlardan. Planlamam diyor, içimden gelir.

En çok da sabır kelimesi yakışıyor ona. 18 ayda bitirdiği bir tablo var mesela. Yaradılış. Uzaktan bakınca boncuk sanıyorsunuz, yakından bakınca boyayla işlenmiş bir sabır hikâyesi. Modern hayatın beton duvarları arasında üretim alanını kaybettiğini söylese de, köye gittiğinde yeniden doğayla temas kurup üretmeye devam ediyor.

Onun sanatı gösterişsiz, sessiz ama derin. Biraz doğa, biraz iç yolculuk, biraz da insanın kendine dönme hâli. Ve belki de en çok şunu söylüyor: Sanat bazen konuşmak değil, hissettirmektir.

Kısacası karşımızda, gösterişten uzak, doğayla konuşan, sabırla üreten ve sanatla kendi iç dengesini kuran bir sanatçı var. Fatih Şahin.

Bizde onunla bir araya gelerek sanat, doğa ve içsel üretim yolculuğu üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Vanlılar En Çok Hangi Futbol Takımını Aradı Vanspor Ve Amedspor Kaçıncı Sırada (9)

Ekoloji, mandala, tuval ve ahşap sanatı sizin hayatınızda nasıl bir yer tutuyor?
Ekoloji, mandala, tuval ve ahşap sanatı benim hayatımda birbirinden ayrı alanlar değil; aksine aynı varlıktan beslenen farklı ifade biçimleri. Doğayla kurduğum bağ, iç dünyamda oluşan duyguların ve düşüncelerin sanat aracılığıyla dışa vurmasına vesile oluyor. Doğayı yalnızca izlenen bir manzara olarak değil, insanın parçası olduğu bir bütün olarak görüyorum. Bu nedenle yaptığım çalışmaların çoğunda ekolojik ve mitolojik resimler kendiliğinden ortaya çıkıyor; büyük kısmı planlanmış değil, tamamen içimden gelen hissiyatla şekilleniyor.

Van-Edremit yolunda iki otomobil çarpıştı! 2 kişi yaralandı
Van-Edremit yolunda iki otomobil çarpıştı! 2 kişi yaralandı
İçeriği Görüntüle

Doğa ile sanat arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
Doğa ile sanat arasında kurduğum bağ çok sezgisel. Doğadaki döngüler, taşın sabrı, suyun akışı, toprağın sessizliği eserlerime yansıyor. Örneğin çalışmalarımda kullandığım taşları Van Gölü kıyılarından kendim toplarım. O taşların geçmişi, dokusu ve enerjisi yaptığım işe dâhil olur. Böylece eser yalnızca bir resim değil, doğanın kendisinden bir parça hâline gelir.

Mandala sizin için ne ifade ediyor?
Mandala benim için ruhu dinlendiren, arındıran ve rahatlatan bir sanattır. Geçmişten gelen hislerimin, bazen ifade edemediğim duygularımın dışa vurumudur. Mandala çalışırken zaman kavramı kaybolur; bu süreç bir üretimden çok bir iç yolculuğa dönüşür. Zihinsel ve duygusal dengeyi yeniden kurduğum bir alan gibidir.

Sanatın çevre bilinci oluşturmada bir etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?
Günümüzde doğa krizleri artarken sanatın çevre bilinci oluşturmada çok güçlü bir araç olduğuna inanıyorum. Çünkü sanat, insanlara doğrudan öğüt vermez; hissettirir. Hissettirilen şey kalıcı olur. Bir resim, bir figür ya da kullanılan doğal bir malzeme, bazen uzun bir anlatımdan daha etkili olabilir.

Tuval çalışmalarınızda doğa ve ekolojik mesajları bilinçli mi kullanıyorsunuz?
Tuval çalışmalarımda doğa ve ekolojik mesajları özellikle “vermek için” değil, zaten o duyguyla yaşadığım için kullanıyorum. Hiçbir çalışmamı maddi menfaat hesabıyla yapmadım. Sanatı maddiyata taşıyan insanları yadırgamam; herkes emeğinin karşılığını alır. Ancak benim yaptıklarım bir meslekten çok bir iç ihtiyaç, bir hobidir.

“Yaradılış” tablonuzun hikâyesi nedir?
Yaptığım “Yaradılış” tablosu bunun en somut örneğidir. Zeminini yağlı boya ve akrilikle işledim. Çoğu kişi boncukla yapılmış zanneder ama hepsi boyayla nakşedildi. Yaklaşık 18 ay sürdü; hiç acele etmedim. Bu çalışma bana sabrı öğretti. Çünkü sanat bazen hız değil, bekleyiştir.

Sanat eğitimi aldınız mı?
Herhangi bir sanat eğitimi almadım; bu yönümün Allah vergisi olduğuna inanıyorum. Zaman zaman çeşitli kurumlar sergi açmam için tekliflerde bulundu, fakat ideolojik olarak gönlüm kabul etmedi.

Üretim süreciniz geçmişten bugüne nasıl değişti?
Önceleri evimde küçük bir atölyem vardı. Uzun kış gecelerinde çalışır, farklı uğraşlarla ruhumu dinlendirirdim. Şimdi ise modern hayatın ve kapitalizmin beton yapıları içinde bu üretim alanını kaybetmiş gibiyim. Bu yüzden eskisi kadar çalışamıyorum.

Günümüzde üretimlerinizi nasıl sürdürüyorsunuz?
Yaz aylarında köydeki evime gittiğimde yeniden doğayla temas kurup ara sıra üretmeye devam ediyorum. Yaptığım işleri çoğunlukla sevdiklerime ya da hatırlı kişilere hediye ederim. Onların mutlu olduğunu görmek bana yetiyor.

Sanat sizin için ne ifade ediyor?
Bence sanat, insanın hem kendi iç dünyasıyla hem de doğayla yeniden bağ kurmasını sağlayan bir farkındalık aracıdır. İnsan sanatla yavaşlar, doğayı hatırlar ve aslında ait olduğu yere yeniden yaklaşır.

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ