Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında hayata geçirilmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) için gözler yeniden Meclis’e çevrildi. Daha önce farklı tarihlerde gündeme gelen ancak hayata geçirilemeyen sistemin 2026 takvimi belirsizliğini koruyor.
TES ile mevcut Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS), işveren katkısının da dahil edildiği ikinci basamak bir emeklilik modeline dönüştürülmesi hedefleniyor. Sistemde çalışan, işveren ve devlet katkılarının yer alması; BES ve OKS fonlarının yeniden yapılandırılması ve kesintilerin sadeleştirilmesi planlanıyor.
TES 2026’da çıkacak mı?
TES için daha önce 2024, ardından 2025 yılı işaret edilmişti. Ancak düzenlemenin hayata geçirilmemesiyle birlikte hedef 2026’ya taşındı.
Buna rağmen henüz TBMM’ye sunulmuş resmi bir kanun teklifi bulunmaması, sistemin ne zaman yürürlüğe gireceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Meclis’in yeni yasama döneminde bütçe görüşmelerine ağırlık verecek olması nedeniyle TES düzenlemesinin 2026 içinde yasalaşıp yasalaşmayacağı merak konusu oldu.
Maaşlardan yüzde 3 kesinti yapılacak mı?
Sisteme ilişkin en fazla tartışılan başlıklardan biri çalışanların maaşlarından yapılması planlanan katkı payı.
Gündemdeki modele göre çalışanın ücretinden yüzde 3 oranında TES katkısı alınması öngörülüyor. Bu kesintinin özellikle geçim sıkıntısının arttığı bir dönemde çalışanların eline geçen net maaşı azaltabileceği belirtiliyor.
Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makasın açıldığı mevcut ekonomik ortamda, çalışanların bugünkü gelir kaybı ile gelecekteki emeklilik birikimi arasında tercih yapmak zorunda kalabileceği ifade ediliyor.
Bu nedenle düzenlemenin hayata geçmesi halinde Van’daki çalışanlar da dahil olmak üzere milyonlarca ücretlinin maaş hesabında yeni bir kesinti kalemi oluşması bekleniyor.
İşverene de ek yük geliyor
TES yalnızca çalışanların maaşlarını değil, işverenlerin maliyetlerini de doğrudan etkileyebilecek.
Çalışan ve işveren tarafından ayrı ayrı yüzde 3 oranında katkı yapılması halinde, mevcut SGK ve işsizlik sigortası primleriyle birlikte işverenin toplam prim yükünün yüzde 44,75 seviyesine kadar çıkabileceği hesaplanıyor.
Özellikle KOBİ’ler ve küçük işletmeler açısından bu durumun yeni bir maliyet baskısı oluşturabileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre artan işçilik maliyetleri istihdam kararlarını ve kayıt dışı çalışma eğilimini de etkileyebilir.
“Kıdem tazminatı kalkacak” iddialarına dikkat
TES tartışmalarında çalışanların en fazla merak ettiği konulardan biri de kıdem tazminatı.
Geçmiş yıllarda kıdem tazminatının fon sistemine dönüştürülmesi ve TES ile ilişkilendirilmesi yönündeki öneriler yeniden gündeme gelirken, kamuoyunda “TES gelirse kıdem tazminatı kaldırılacak” şeklindeki iddialar da yayılmaya başladı.
Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş ise mevcut mevzuatta kıdem tazminatını ortadan kaldıran bir düzenleme bulunmadığına dikkat çekerek çalışanları kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemeleri konusunda uyardı.
Gözler Meclis’te
TES’in geleceği konusunda çalışan, işveren ve devlet arasında uzlaşma sağlanması gerektiği belirtilirken, sistemin hangi şartlarla hayata geçirileceği henüz netleşmiş değil.
Milyonlarca çalışan için “maaştan ne kadar kesilecek, işveren ne kadar katkı yapacak, kıdem tazminatına ne olacak ve sistem ne zaman başlayacak?” soruları yanıt beklerken, gözler yeni yasama döneminde Meclis’e sunulması beklenen düzenlemeye çevrildi.




