Van denilince akla ilk gelen o masmavi göl manzarası olsa da, şehrin içme suyu meselesi bambaşka bir boyutta seyrediyor. Yıllardır artan nüfus, plansız yapılaşma ve üzerine eklenen küresel ısınma belası, şehrin su haritasını kökten değiştirdi. Kuraklık riskinin her geçen gün daha yüksek sesle konuşulduğu bölgede, gözler hem yer altındaki rezervlere hem de dağlardan gelen doğal kaynaklara çevrilmiş durumda. İşte tüm detaylar...

GÜRPINAR'DAN GELEN HAYAT: BEJİNGİR KAYNAĞI

Van'ın suyu, Gürpınar'daki Bejingir Kaynağı'ndan geliyor. Bu kaynak, şehrin su ihtiyacının büyük kısmını karşılıyor. Ancak nüfus arttıkça yetersiz kalıyor. Van Gölü havzasındaki akarsular ve barajlar, tarım ve enerji için devreye giriyor.

URARTU MÜHENDİSLİĞİNDEN BUGÜNE

Bu topraklar suyu yönetmeyi aslında yeni öğrenmedi. Binlerce yıl önce Urartular, bugün bile izleri sürülebilen Şamran Kanalı ile dağları aşıp suyu kente getirmeyi başarmıştı. O dönemin 'mühendislik harikası' sayılan kanalları ve doğal pınarları, zamanla yerini modern şebeke sistemlerine ve metrelerce derine inen sondaj kuyularına bıraktı.

Van’da kontrolden çıkan kamyonet takla attı: 4 yaralı
Van’da kontrolden çıkan kamyonet takla attı: 4 yaralı
İçeriği Görüntüle

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DENGELERİ BOZDU

Son yıllarda 'küresel ısınma' sadece bir terim olmaktan çıkıp Van Gölü havzasında sert bir gerçeğe dönüştü. Eskisi gibi kar yağmaması ve yağmurların düzensizleşmesi, su döngüsünü altüst etti. Bu durum hem yer üstündeki derelerin cılızlaşmasına hem de yer altı su seviyelerinin tehlikeli biçimde düşmesine yol açıyor.

Kaynak: Haber Merkezi