Van, sahip olduğu yüksek güneşlenme süresi nedeniyle son yıllarda güneş enerjisi yatırımlarının öne çıktığı illerden biri haline geldi. Kamu kurumları ve özel sektör tarafından hayata geçirilen projelerle kentte hem elektrik üretiminin artırılması hem de enerji maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor. Bununla birlikte yeni Güneş Enerjisi Santrali (GES) projeleri çevresel etkileri nedeniyle zaman zaman tartışmalara da konu oluyor.

Türkiye Çevre Platformu Genel Sekreteri Ali Kalçık, yenilenebilir enerji yatırımlarının iklim kriziyle mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu ancak bu yatırımların çevresel hassasiyetler gözetilerek hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Her enerji yatırımının doğa üzerinde belirli etkiler oluşturduğunu belirten Kalçık, doğru planlama ve mevzuata uygun uygulamalarla bu etkilerin en aza indirilebileceğini ifade etti.

Kalçık, "GES projelerinde de gerekli hassasiyet mutlaka gösterilmeli, ilgili yönetmelik ve çevre mevzuatına eksiksiz uyulmalıdır. En önemli konu ise bu tesislerin meralara, sulak alanlara, ormanlara ve yerleşim alanlarına yapılmamasıdır. Sadece üretim tesislerine yakın olsun ya da maliyet düşük olsun anlayışıyla proje alanı belirlenmemeli. Projeler, çevresel etkileri en aza indirecek uygun alanlarda hayata geçirilmelidir. Enerji üreteceğiz diye doğayı feda edemeyiz." dedi.

5942596255345217324-2

"Her yere GES kurulamaz"

Güneş enerjisinin temiz ve yenilenebilir bir kaynak olduğuna dikkat çeken Kalçık, bunun her bölgenin GES yatırımı için uygun olduğu anlamına gelmediğini söyledi.

Bir GES projesi için doğal bitki örtüsünün temizlenmesinin yalnızca bitkilerin değil, o alanda yaşayan birçok canlının da yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Kalçık, şu ifadeleri kullandı: "Güneş enerjisi elbette temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Ancak bu, her yere GES kurulabileceği anlamına gelmiyor. Bir GES projesi için doğal bitki örtüsü temizlendiğinde yalnızca birkaç ağacı ya da otu kaybetmiyoruz. O alanda yaşayan sürüngenler, böcekler, küçük memeliler ve sayısız canlı da yaşam alanını kaybediyor. Doğadaki her canlının ekosistem içerisinde bir görevi var. Bir türün yaşam alanını ortadan kaldırdığınızda zincirin diğer halkaları da bundan etkileniyor."

"Van Gölü Havzası çok hassas bir bölge"

Van Gölü Havzası'nın biyolojik çeşitlilik açısından Türkiye'nin en önemli bölgelerinden biri olduğunu dile getiren Kalçık, burada yaşayan endemik bitki türlerinin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Yanlış planlanan projelerin geri dönüşü olmayan çevresel kayıplara yol açabileceğini vurgulayan Kalçık, şunları söyledi: "Özellikle Van Gölü Havzası gibi biyolojik çeşitliliğin yüksek olduğu bölgelerde çok daha dikkatli hareket edilmesi gerekiyor. Bu bölgelerde yalnızca hayvanlar değil, dünyada sadece burada yetişen endemik bitki türleri de bulunuyor. Bir proje nedeniyle bu bitkiler zarar gördüğünde onları yeniden yerine koymanız mümkün olmuyor. Bu, geri dönüşü olmayan bir kayıp anlamına geliyor."

"Doğayı tahrip etmeden yatırım yapılabilir"

Enerji yatırımlarının gerekli olduğunu ancak bunun doğaya zarar vermeden de gerçekleştirilebileceğini belirten Kalçık, proje alanlarının doğru seçilmesi gerektiğini kaydetti. Bozulmuş alanların, sanayi bölgelerinin ve çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinin öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kalçık, doğal yaşam alanlarının korunmasının öncelik olması gerektiğini söyled.:"Enerji yatırımlarına karşı değiliz. Ancak yatırımların doğayı tahrip etmeden yapılmasını istiyoruz. Öncelikle bozulmuş alanlar, sanayi bölgeleri, çatı sistemleri veya tarımsal ve ekolojik değeri düşük alanlar tercih edilmeli. Sulak alanlar, meralar, ormanlar ve doğal yaşam alanları enerji projelerine kurban edilmemeli."

"Gerçek sürdürülebilirlik doğayla birlikte mümkündür"

Yenilenebilir enerjinin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir araç olduğunu ancak bunun biyoçeşitlilikten vazgeçilerek sağlanamayacağını belirten Kalçık, kalkınma ile doğa koruma arasında denge kurulması gerektiğini vurguladı

Doğal yaşamın korunmasının sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu dile getiren Kalçık, sözlerini şöyle tamamladı:

Van Neden Boşalıyor? Gelen Yanıtlar Ezber Bozdu
Van Neden Boşalıyor? Gelen Yanıtlar Ezber Bozdu
İçeriği Görüntüle

"Bugün iklim krizini çözmek için yenilenebilir enerjiye yöneliyoruz. Fakat bunu yaparken biyoçeşitliliği yok edersek, doğayı koruma amacından uzaklaşmış oluruz. Gerçek sürdürülebilirlik, hem temiz enerji üretmek hem de canlıların yaşam hakkını koruyabilmektir. Doğayı yok ederek kalkınamayız; kalkınmanın yolu doğayla uyum içinde yaşamaktan geçiyor."

Muhabir: Yasemin Dikici