Van kedisi, Türkiye’de hemen herkesin adını duyduğu, ama geçmişi ve dünya çapındaki yolculuğu çok az bilinen eşsiz bir canlı. Kar beyazı tüyleri, biri kehribar biri mavi olan gözleri ve suya olan düşkünlüğüyle tanınan bu sevimli kedi türü, aslında 1950’li yıllara kadar sadece Van Gölü çevresinde tanınıyordu. Ancak bu doğal güzellik, o yıllarda Van’a gelen iki İngiliz fotoğrafçının dikkatini çekti ve işte tam da bu sayede her şey bir anda değişti.
VAN KEDİSİ İLK KEZ O YIL GÖRÜLDÜ

1950’li yıllarda Türkiye’de görev yapan iki İngiliz kadın, Laura Lushington ve Sonia Halliday, Van Gölü çevresini gezerken bu olağanüstü kedilerle karşılaştı. Onları etkileyen sadece güzellikleri değil, sıcak yaz günlerinde suya girip yüzmeleri oldu. Suda serinleyen kedileri görünce hayrete düşen ikili, bir çift Van kedisini İngiltere’ye götürdü.
Bu kediler, Avrupa’da büyük ilgi gördü. Tüy dokusu, desenleri, karakterleri ve su sevgileriyle kısa sürede dikkat çeken Van kedileri, “Turkish Van” adıyla uluslararası kedi derneklerinde tescillendi.
EFSANELERDEN KÜRESEL SAHNELERE

Van kedisi, sadece güzelliğiyle değil, taşıdığı kültürel mirasla da dikkat çekiyor. Yerel efsanelere göre bu kediler, Nuh’un Gemisi’nden indiğinde Van Gölü’ne ulaşmıştı. Baş ve kuyruklarındaki renkli lekeler ise halk arasında “Allah’ın parmak izi” olarak adlandırılıyor.
Bugün dünyanın dört bir yanında hayranlıkla beslenen bu kedi, hâlâ kökenini Van’a borçlu. Ancak dünyaya açılmasının ardında, onu ilk keşfeden ve yurt dışına tanıtan iki İngiliz kadının büyük rolü bulunuyor.
GÜZELLİKTEN ÇOK DAHA FAZLASINA SAHİPLER

Van kedisinin en dikkat çekici fiziksel özelliği, “Van deseni” olarak bilinen tüy yapısı. Vücudu neredeyse tamamen beyaz olan bu kedilerin sadece baş kısmında ve kuyruklarında renkli lekeler bulunuyor. Ayrıca tüyleri suyu geçirmez ve çok hızlı kurur. Bu sayede suda yüzmekten keyif alıyor.
Gözleri ise tek başına büyük anlatılara konu olabilecek kadar etkileyici. Van kedilerinin gözleri genellikle parlak mavi ya da zengin kehribar renginde oluyor. Ancak en özel ve nadir görülen hali heterokromi; yani bir gözün mavi, diğerinin kehribar olması.
ZEKASIYLA, ENERJİSİYLE VE SADAKATİYLE TANINIYORLAR

“Vandal” lakabını taşıyan bu kedi türü, enerjik yapısı, yüksek zekâsı ve sahibine bağlılığıyla biliniyor. Evde dolap kapaklarını açmaktan mama paketlerini çözmeye kadar her türlü numarayı öğrenebiliyor. Aynı zamanda ailesine çok düşkün olan Van kedileri, yabancılara karşı ise mesafeli tavırlarıyla dikkat çekiyor.
ÜNÜ ÇOKTAN VAN SINIRLARINI AŞTI
Bugün Van kedisi, yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın da gözdesi. Ancak onu ilk fark eden, güzelliğini dünyaya tanıtan ve küresel bir marka haline getiren kişiler yani o iki İngiliz kadın, aslında bu hikâyenin baş kahramanları.




