Van’da Halk Eğitimi Merkezlerinde yıllardır kursiyerlere mesleki beceri kazandıran, üretime katılmalarına ve ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmelerine katkı sunan usta öğreticiler, yeni eğitim-öğretim yılında uygulanan kota ve ders saati kısıtlamaları nedeniyle işsizlikle karşı karşıya kaldı. Yıllarını yaygın eğitime veren, mesleki deneyimlerini geliştiren ve yüksek e-Yaygın puanlarına sahip olduklarını belirten eğitim emekçileri, bu yıl neden görev alamadıklarına yanıt arıyor.
Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde yıllardır hizmet veren usta öğreticilerin ve ücretli öğretmenlerin yaşadığı mağduriyete tepki gösteren Eğitim Destek Emekçileri Sendikası E-DESEN, görevlendirme süreçlerinin şeffaflığına ilişkin soru işaretlerine dikkat çekti. Sendika, bir yandan puan ve hizmet esasına göre görev bekleyen eğitim emekçilerinin dışarıda kaldığını, diğer yandan çeşitli protokoller ve iş birlikleri kapsamında kurslar açıldığını belirterek uygulamanın hangi ölçütlere göre yürütüldüğünün açıklanmasını istedi.
"Yılların emeği kota engeline takıldı"
Halk Eğitimi Merkezlerinde görev yapan usta öğreticiler için yeni eğitim döneminde uygulanan ders saati sınırlamaları, yalnızca çalışma saatlerinin azalması anlamına gelmiyor. Görev alamayan eğitim emekçileri açısından bu durum, gelir kaybı, sosyal güvenlik primlerinin durması ve gelecek kaygısı anlamına geliyor.
E-DESEN, özellikle yıllardır aynı alanda eğitim veren, mesleki deneyim kazanan ve e-Yaygın sisteminde yüksek puanlara sahip olduğunu belirten usta öğreticilerin görev alamamasının ciddi bir mağduriyet yarattığını vurguladı. Sendikaya göre yaz döneminde gelir kaybı yaşayan eğitim emekçileri, yeni eğitim yılıyla birlikte de işsizlik riskiyle karşı karşıya bırakılıyor.
Görevlendirme alamayan usta öğreticilerin sosyal güvenlik primlerinin yatmaması, emeklilik haklarının oluşmasını da olumsuz etkiliyor. Böylece kota kararlarının sonuçları yalnızca bugünkü geçim sıkıntısıyla sınırlı kalmıyor; eğitim emekçilerinin geleceğini de doğrudan etkiliyor.
"Liyakat hangi ölçüte göre belirleniyor?"
Usta öğreticilerin görevlendirilmesinde e-Yaygın puanları ve ilgili mevzuatta belirlenen ölçütlerin nasıl uygulandığı tartışmanın merkezinde yer alıyor. Yıllardır görev yapan ve yüksek puanları bulunduğunu belirten eğitim emekçilerinin dışarıda kalması, görevlendirme süreçlerinin nasıl yürütüldüğüne ilişkin soruları beraberinde getiriyor.
E-DESEN, görevlendirmelerde hangi kriterlerin esas alındığının, puan sıralamasının nasıl uygulandığının ve ders saati kısıtlamalarının hangi ihtiyaç analizlerine dayandırıldığının açıklanmasını istedi.
Öte yandan çeşitli protokoller ve iş birlikleri kapsamında farklı kursların açılması, görev bekleyen usta öğreticilerin tepkisini artırıyor. Burada yanıt bekleyen temel soru şu: Kurs açılmasına ihtiyaç duyulurken, yıllardır o alanda eğitim veren ve görevlendirme bekleyen usta öğreticiler hangi gerekçeyle sistemin dışında kalıyor?
Görevlendirmelerde farklı uygulamaların bulunduğuna ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulması, hem eğitim emekçilerinin hak kaybının önlenmesi hem de kamu kaynaklarının kullanımına duyulan güven açısından önem taşıyor.
"Görev alamamak yalnızca iş kaybı değil"
E-DESEN, usta öğreticilerin yaşadığı sorunun yalnızca bir kursun ya da dersin kaybedilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Sendikaya göre görev alamamak, eğitim emekçilerinin aile bütçelerini, sosyal güvenlik haklarını ve çalışma hayatına ilişkin gelecek planlarını doğrudan etkiliyor.
Yıllarca kamu bünyesinde eğitim hizmeti sunan çalışanların yeni eğitim döneminde belirsizlik içinde bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan sendika, görevlendirme süreçlerinin nesnel, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlere göre yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
E-DESEN'in talebi, herhangi bir kişiye koşulsuz görev verilmesi değil; aynı kuralların herkese eşit uygulanması, puan sıralamalarının ve kota kararlarının gerekçelerinin açıklanması. Sendika, eğitim emekçilerinin yıllar içinde edindiği deneyimin ve emeğin değerlendirme süreçlerinde karşılığını bulması gerektiğine dikkat çekti.
"Eğitim emekçileri yanıt bekliyor"
Halk Eğitimi Merkezlerinde yıllardır hizmet veren usta öğreticilerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumların açıklama yapması bekleniyor. Görevlendirme süreçlerinde hangi kriterlerin uygulandığı, kota kararlarının hangi ihtiyaçlara dayandığı ve protokoller kapsamında açılan kurslarda görev dağılımının nasıl yapıldığı soruları ise yanıtlanmayı bekliyor.
Eğitim emekçilerinin talebi açık: Yıllarca verilen emeğin bir kota kararıyla değersizleştirilmemesi, liyakat ölçütlerinin kâğıt üzerinde kalmaması ve görevlendirme süreçlerinin herkes için şeffaf biçimde yürütülmesi.
Çünkü mesele yalnızca kimin kurs vereceği değil; kamu hizmetinde emeğin, deneyimin ve hakkaniyetin hangi ölçütlerle karşılık bulacağıdır.




