Van’da içme ve kullanma suyu üzerinden yaşanan tartışmalar yeni bir boyuta taşındı. Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği, Van Büyükşehir Belediyesi ile VASKİ’nin son açıklamalarına sosyal medya üzerinden yayımladığı bir basın açıklamasıyla sert tepki gösterdi. Dernek, aylar boyunca yapılan uyarıların dikkate alınmadığını belirterek, Başbulak kaynak suyuna yönelik müdahalelerin Van’ın geleceğini tehdit ettiğini vurguladı.
Derneğin sosyal medya hesaplarından paylaştığı açıklamada, Van Büyükşehir Belediyesi ve VASKİ’nin değerlendirmelerinin “hayret ve endişeyle” karşılandığı belirtilirken, Başbulak kaynak suyunun önüne çekilen setlerin ve suyun doğal yatağına ulaşmasını engelleyen müdahalelerin bilimsel, tarihsel ve ekolojik gerçeklerle bağdaşmadığı ifade edildi.
Açıklamada, Van coğrafyasında suyun yalnızca bir altyapı meselesi olarak ele alınamayacağına dikkat çekilerek, suyun yaşamın kendisi olduğu vurgulandı. Dernek, baskılanan ve yönü zorla değiştirilen suyun ya yer altına çekildiğini ya da bambaşka bir güzergâh bulduğunu belirterek, bunun bir inanç değil, binlerce yıllık tecrübe ve doğa kanunu olduğunu dile getirdi. Uyarıların televizyon ekranlarında, yazılı basında ve sosyal medyada defalarca yapıldığı, ancak yetkililer tarafından karşılık bulmadığı kaydedildi.

Dernek, yaşanan su kaybında kuraklığın etkisi olduğunu kabul ederken, asıl yıkıcı unsurun yanlış su politikaları olduğunun altını çizdi. Doğal kaynakları zorlayan ve suyu bir makine gibi yöneten anlayışın kısa vadede geçici çözümler ürettiği, orta ve uzun vadede ise telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açtığı ifade edildi.
Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, Van için atılması gereken adımların artık ertelenemez olduğu vurgulandı. Kente ivedilikle farklı ve sürdürülebilir bir kaynaktan içme ve kullanma suyu getirilmesi gerektiği belirtilirken, Başbulak’ın tek başına Van’ın yükünü taşıyamayacağı, bu yöndeki ısrarın ise mevcut krizi derinleştirdiği ifade edildi.
Dernek, Başbulak’ın kurumasının yalnızca bir su kaynağının kaybı anlamına gelmeyeceğini belirterek, bunun tarih, kültür, doğa, tarım, hayvancılık ve yaban hayatı üzerinde zincirleme bir yıkım yaratacağı uyarısında bulundu. Sürecin sonunda Van Gölü’nün de bu tahribattan zarar göreceği vurgulandı.
Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği, açıklamasında uyarıların herhangi bir siyasi polemik amacı taşımadığını özellikle vurguladı. Dernek Başkanı Erdem Güngör, yanlışta ısrar edilmesinin Van’a yapılacak en büyük kötülük olacağını belirterek, yetkilileri akla, bilime ve doğanın diline kulak vermeye çağırdı. Açıklama, “yarın çok geç olmadan” uyarısıyla sona erdi.

Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada,
Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği adına
Van Büyükşehir Belediyesi ve VASKİ’nin bugün yaptığı açıklamaları hayret ve endişeyle okuduk. Aylar boyunca, defalarca ve açık bir dille uyardık. Başbulak kaynak suyunun önüne çekilen setler, suyun doğal yatağına ulaşmasını engelleyen müdahaleler bilimsel, tarihsel ve ekolojik gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Bizler bu coğrafyada suyun sadece bir altyapı meselesi değil, yaşamın kendisi olduğunu biliyoruz. Suyun “küsme huyu” vardır; baskılanan, yönü zorla değiştirilen su ya toprağın altına çekilir ya da bambaşka bir güzergâh bulur. Bunu bir inanç değil, binlerce yıllık tecrübe ve doğa kanunu olarak anlattık. Televizyon ekranlarında, yazılı basında, sosyal medyada; kimi zaman sert uyarılarla, kimi zaman adeta yalvararak ifade ettik. Ne yazık ki dinleyen olmadı.
Evet, yaşanan su kaybında kuraklığın etkisi vardır. Ancak gerçekleri eğip bükmeyelim: yanlış su politikaları, kuraklıktan çok daha yıkıcıdır. Doğal kaynakları zorlayan, suyu bir makine gibi yöneten anlayış; kısa vadede geçici çözümler üretir, orta ve uzun vadede ise telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açar.
Bugün yapılması gereken nettir ve gecikmeye tahammülü yoktur:
Van iline ivedilikle, farklı ve sürdürülebilir bir kaynaktan içme ve kullanma suyu getirilmelidir. Başbulak tek başına Van’ın yükünü taşıyamaz; taşımaya zorlanırsa da sonuç ortadadır.
Unutulmamalıdır ki Başbulak kurursa, sadece bir su kaynağı değil;
•tarih kurur,
•kültür kurur,
•doğa kurur,
•tarım ve hayvancılık kurur,
•yaban hayatı yok olur,
•ve nihayetinde Van Gölü de bu zincirin son halkası olarak zarar görür.
Biz bu uyarıları bir siyasi polemik için değil, bu kentin geleceği için yapıyoruz. Derneğimiz, doğanın tarafındadır; tarihin, suyun ve yaşamın tarafındadır. Yanlışta ısrar etmek, Van’a yapılacak en büyük kötülüktür.
Yetkilileri bir kez daha akla, bilime ve doğanın diline kulak vermeye davet ediyoruz. Yarın çok geç olmadan.
Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını
Koruma ve Yaşatma Derneği
Yönetim Kurulu adına
Erdem Güngör




