Van’da sahnelenen “Prima Facie – İlk Bakışta” adlı tiyatro oyunu, Oyuncu Olcay Yusufoğlu tarafından sergilendi. UAÖ Kampanyalar Yöneticisi Ece Milli, feminist aktivist Zozan Özgökçe ve Avukat Burcu Şeber’in konuşmacı olarak katıldığı söyleşide, kadınların adalet sürecinde yaşadığı zorluklar ve rıza kavramları ele alındı.
Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) iş birliğiyle düzenlenen söyleşide, bir avukatın kendi iş arkadaşıyla yaşadığı flört sürecinin ardından uğradığı cinsel saldırıyı konu alarak “Prima Facie” (İlk Bakışta) oyunu izleyiciyle buluştu. Oyunda, toplumun kadına ve rıza kavramına bakışı güçlü bir sahne performansıyla sorgulandı.

“ONAY KÜLTÜRÜ DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNDE HÂLÂ TARTIŞILIYOR”
Bu projenin kendisi için hem öğretici hem de dönüştürücü bir deneyim olduğunu belirten Oyuncu Olcay Yusufoğlu şunları aktardı: “Bu süreç benim için çok öğretici ve ufuk açıcı oldu. Oyun, büyük bir kolektif emeğin ürünü. Her söyleşide, izleyiciyle kurduğumuz karşılıklı etkileşimi görmek beni daha da mutlu ediyor. Onay kültürü sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde hâlâ tartışılan bir konu. Bir kadın olarak bu oyunun sözlerini her sahnede söylemek bana güç veriyor. Eğer birinin zihninde farkındalık yaratabiliyorsak, işte o zaman sanat amacına ulaşmış oluyor.”
“RIZA HER AN GERİ ÇEKİLEBİLİR”
Ceza hukukunda rıza kavramına ilişkin kafa karışıklıklarına vurgu yapan Avukat Burcu Şeber ise, “Cinsel ilişkilerde rıza, özgür bir irade beyanına dayanmalıdır. ‘Evet’ açık ve gönüllü bir şekilde söylenmemişse, bu rıza değildir. Alkol, tehdit, baskı ya da manipülasyon altında verilen ‘evet’ geçerli sayılmaz. Üstelik rıza her an geri çekilebilir. Evlilik dahi bu kuralın dışında değildir; onay tek seferlik değildir ve her zaman geri alınabilir” dedi.

“KADINLAR HÂLÂ SUÇLU GÖRÜLÜYOR”
Özellikle “ifşa” ve “rıza” kavramlarının toplumsal olarak yanlış anlaşıldığını vurgulayan Feminist aktivist Zozan Özgökçe, “Birçok kadının yaşadığı cinsel saldırı sonrası yargılanan kişi fail değil, kadın oluyor. Kadınlar hayır dediklerinde bile toplum tarafından sorgulanıyor. Bugün hâlâ karakola gidip ‘tecavüze uğradım’ demek bile büyük cesaret istiyor. Çünkü kadının beyanı değil, davranışı yargılanıyor. Oysa rıza; alkol, korku veya baskı altında verilemez” ifadelerini kullandı. Özgökçe, ayrıca genç kadınların flört ilişkilerinde yaşadığı istismara dikkat çekerek, “Onay kültürünü sadece hukukta değil, toplumun her alanında konuşmamız gerekiyor” dedi.
SANAT VE TOPLUM ARASINDAKİ BAĞ
Oyunun ardından düzenlenen söyleşide, “cinsel onam” ve “onay kültürü” konuları tartışıldı. Yusufoğlu, sanatın bu süreçte farkındalık yaratma gücüne vurgu yaparken, Şeber ve Özgökçe adalet mekanizmasının kadınlar açısından ne kadar zorlayıcı olabildiğini örneklerle anlattı. Etkinlik sonunda ise soru cevap şekilde katılımcılarla sohbet devam ederek sona erdi.




