Türkiye’de emekliler, düşük emekli aylıkları ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle geçim sıkıntısıyla karşı karşıya. Geçimini yalnızca emekli maaşıyla sürdüremeyen birçok emekli, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışmaya devam ediyor. İnşaat, tarım ve çeşitli günlük işlerde ağır ve güvencesiz koşullarda çalışan emekliler de bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde ekonomik sıkıntılarla ilişkilendirilen bir emekli polis memurunun intihar etmesi de emeklilerin yaşam koşullarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Van’da da emeklilerin geçim mücadelesi sürüyor. Biz de Van'da emekli yurttaşlara mikrofon uzatarak geçim koşullarını sorduk. Emekliler, maaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini, birçok arkadaşlarının ek iş yapmak zorunda kaldığını anlattı. Bazı emekliler ise geçinebilmek için pazarlardan meyve ve sebze topladıklarını belirtti. Van’da emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunları değerlendiren DİSK Emekli-Sen Van Şube Başkanı Timur Sayyiğit ile emekli yurttaş Enver Özkaçmaz, geçim sıkıntısının boyutlarına dikkat çekti.
“Emekli geçinmiyor”
Emeklilerin 30-35, hatta 40 yıl çalışarak ülkeye hizmet ettiğini belirten Sayyiğit, emeklilerin bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade etti.
Sayyiğit, “Şimdi emeklinin geçinmesi diye bir şey yoktur. Emekli geçinmiyor. Biz emekliler olarak 30-35 yıl, 40 yıl çalıştık, hizmet ettik. Emekli olduktan sonra Avrupa emeklileri gibi rahat bir zaman geçirmek, daha doğrusu ömrümüzün sonunda dinlenelim dedik. Ama ne yazık ki şu anda mevcut siyasi iktidar emekliyi süründürüyor, emekçiyi süründürüyor” dedi.
“Sadaka istemiyoruz, primimizin karşılığını istiyoruz”
Emeklilerin devletten yardım değil, çalışma hayatları boyunca ödedikleri primlerin karşılığını istediğini söyleyen Sayyiğit, şöyle konuştu:
“Biz emekliler her zaman söylüyoruz: Biz kendilerinden sadaka istemiyoruz. Temmuz ayında 3 bin 500 lira sadaka gibi ücret verdiler. Biz bunu istemiyoruz. Biz kendilerine kasalarına bıraktığımız 30-35 yıl, kasalarında biriktirdiğimiz primimizin karşılığını istiyoruz. O paramızı versinler, biz geçiniriz. Fazlasıyla da geçiniriz.”
“Van’da emekli ya çalışacak ya da parkta oturacak”
Van’daki emeklilerin yaşam koşullarına da değinen Sayyiğit, bazı emeklilerin çalışmak zorunda kaldığını, bazılarının ise günlerini parklarda geçirdiğini söyledi.
Sayyiğit, “Van’da görüyorsunuz, sağda solda görüyorsunuz. Emekli hakikaten ya çalışacak ya da oturacak. Gördüğünüz gibi bu parkta da bankların üzerinde akşama kadar oturuyorlar. Aç, susuz, perişan akşam kalkıp evlerine gidiyorlar. Yani bu Allah’a reva değil” ifadelerini kullandı.
Sayyiğit ayrıca iktidarın ekonomi ve emeklilik politikalarına ilişkin eleştirilerini dile getirerek, “Biz Müslümanız dediler, geldiler Müslümanlığın anasını ağlattılar. ‘Biz ekonomi yılını ilan ediyoruz’ dediler, ekonominin anasını ağlattılar. ‘Biz aile yılı ilan ediyoruz’ dediler, ailenin, ailelerin analarını ağlattılar. ‘Biz emekli yılı ilan ediyoruz’ dediler, emeklilerin analarını ağlattılar” dedi.
“Biz de insanca yaşamak istiyoruz”
Emeklilerin toplumun bir parçası olduğunu ve insanca yaşam koşulları talep ettiğini belirten Sayyiğit, siyasi iktidara yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Ben bu ülkeye primimi vermişim. Ben bu ülkeye askerlik yapmışım. Emekli, hepsi benim gibi. Biz de insanca yaşamak istiyoruz. Senin iktidarın, iktidar partisinin emekliyi ölüme terk etmeye hakkı yoktur. Biz buna müsaade etmeyeceğiz.”
Sayyiğit, bazı kamu görevlilerinin emeklilere ilişkin açıklamalarına da tepki göstererek, “Eğer bir bakan çıkıp ‘Emekli maaş alıyorsa dua etsin’ diyorsa o onun ayıbıdır. Eğer başka bir yetkili çıkıp ‘Emekli fazla yaşıyor, ülkenin ekonomisine külfet oluyor’ diyorsa o onun ayıbıdır” ifadelerini kullandı.
“Emeklinin gündemi sadece geçim”
Emekli Enver Özkaçmaz ise 35 yıl kamu kurumunda çalıştıktan sonra yaklaşık 4 yıl önce emekli olduğunu belirterek, emekli maaşının temel ihtiyaçlar açısından yetersiz kaldığını söyledi.
Özkaçmaz, “Sadece bir emekli maaşının yetmesini bırakın, artık öyle bir duruma geldik ki hangi taşı kaldırırsan bir emeklinin bir sorunu çıkıyor” dedi.
Ekonomik sorunların artık anlatılamayacak kadar büyüdüğünü ifade eden Özkaçmaz, çevresinden örnekler vererek, bazı emeklilerin geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda kaldığını söyledi.
“Adam 30-35 yıl çalışmış. Ondan sonra da farklı illerde boğazı için çalışmak zorunda kalmış. Çalışmazsa aç kalacak” diyen Özkaçmaz, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların ciddi boyutlara ulaştığını savundu.
“Köle gibi yaşamak demektir”
Kendisince bugün emekli olmanın ne anlama geldiğini de anlatan Özkaçmaz, “Vallahi köle gibi yaşamak demektir. Ölü bir hayat yaşamak demektir. Başka da bir alternatifi yoktur” ifadelerini kullandı.
Özkaçmaz, geçmişte parklarda ve kahvehanelerde bir araya gelen emeklilerin gündeminin belediyelerin, kaymakamlıkların ve valiliklerin hizmetleri olduğunu, bugün ise ekonomik sorunların gündemin tamamını oluşturduğunu söyledi.
“Şimdi hiçbirinin ağzını bıçak açmıyor. Bugün buraya altından parklar da yapsalar emeklinin gündemi sadece geçimdir. Başka da yapılan hizmetlerin hiçbir anlamı yoktur” diyen Özkaçmaz, emeklilerin ay sonunu getirmekte zorlandığını belirtti.
“Torunuma harçlık veremiyorsam…”
Geçim sıkıntısının emeklilerin aile ilişkilerine de yansıdığını söyleyen Özkaçmaz, “Bir emekli torununa bir harçlık veremiyorsa, torununu alıp markete gidip bir harcama yapamıyorsa lanet olsun öyle yaşamaya” dedi.
Özkaçmaz, emeklilerin insanca yaşam talebini vurgulayarak, “Lanet olsun vallahi. Yani yaşam değil artık” ifadelerini kullandı.
“Seyyanen zam bütün emeklilere verilmeli”
Özkaçmaz, emeklilerin taleplerinden birinin de seyyanen zam olduğunu belirterek, bu konuda Anayasa Mahkemesi’nde devam eden bir süreç bulunduğunu söyledi.
Özkaçmaz, “Bundan önce bir seyyanen zam hakkı vardı. Bir önceki seçimde memur emeklilerine ve memur çalışanlarına seyyanen zam verileceği söylendi. Seçim bitti, garantiye aldılar kendilerini. Ondan sonra bir torba yasayla sadece çalışan memurlara verilen seyyanen zam, hiçbir emekliye verilmedi” diye konuştu.
Özkaçmaz, söz konusu hakkın bütün emeklilere verilmesi gerektiğini savunarak, “Bu da emeklinin karnını doyurmayacak belki ama bir haktır” dedi.




