KESK binasının konferans salonunda gerçekleştirilen ve halka açık olarak düzenlenen programa çok sayıda kişi katıldı. Etkinlikte yapılan konuşmaların ardından katılımcıların soruları alınarak program tamamlandı.

Etkinliğin moderatörlüğünü Van Barosu’na bağlı avukat Kadir Kutevi üstlenirken; konuşmacılar arasında DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, akademisyen-yazar Zozan Goyi ve siyasetçi Şerefxan Ciziri yer aldı. Panelde özellikle sömürgecilik, milliyetçilik türleri ve ideolojik yaklaşımlar üzerinden güncel gelişmeler değerlendirildi.

Fırsatlar Ve Engeller Vurgusu
Programda söz alan Sinan Çiftyürek, Kürt meselesine ilişkin değerlendirmelerinde hem bölgesel hem de küresel gelişmelere dikkat çekti. Çiftyürek, “Kürt halkı için inanılmaz fırsatlar var. Ancak aynı ölçüde ciddi engeller de söz konusu” diyerek mevcut tabloyu iki yönlü değerlendirdi.
Türkiye’nin son dönemde bölgesel politikalarına da değinen Çiftyürek, özellikle İran’daki gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade etti. Farklı siyasi ve ideolojik yapıların ortak bir zeminde buluşmasının önemine dikkat çeken Çiftyürek, geniş tabanlı bir birlikteliğin gerekliliğini vurguladı.

Yerelleşme Ve Ulus-Devlet Tartışması
Çiftyürek, konuşmasının devamında 21. yüzyılda yerelleşmenin giderek güç kazandığını belirterek Avrupa’daki örnekler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Avrupa Birliği’nin yaşadığı yapısal sorunlara da değinen Çiftyürek, kapitalizm ve ulus-devlet ilişkisine dikkat çekti.
Milliyetçilik kavramının evrensel bir olgu olduğunu ifade eden Çiftyürek, her milliyetçiliğin aynı olmadığını vurgulayarak tarihsel örnekler üzerinden farklı milliyetçilik türlerini karşılaştırdı. Emperyal amaçlarla ortaya çıkan milliyetçilik ile varlık mücadelesi veren toplumların milliyetçiliği arasında fark bulunduğunu dile getirdi.

Süreç Ve Mücadele Değerlendirmesi
Konuşmasında bölgesel gelişmelere de yer veren Çiftyürek, farklı coğrafyalarda yaşanan süreçlerin devam ettiğini belirtti. Türkiye’de geçmişte yürütülen çözüm sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çiftyürek, sürecin mevcut durumda ilerleme kaydedemediğini ifade etti.
Çiftyürek, bu noktada sivil ve demokratik mekanizmaların önemine dikkat çekerek, toplumsal düzeyde daha güçlü bir katılımın gerekliliğine işaret etti.

Marksizm Tartışmaları Öne Çıktı
Panelde söz alan akademisyen-yazar Zozan Goyi ise konuşmasında Marksizm üzerine yürütülen tartışmaları ele aldı. Marksizmin tamamen reddedilmesine karşı çıkan Goyi, bu yaklaşımın toplumsal analiz açısından önemli bir çerçeve sunduğunu belirtti.
Goyi, “Marksizm, bazı yönleriyle eleştirilebilir ancak ekonomik gerçekliği anlamada önemli bir araçtır” diyerek, ideolojik tartışmalarda dengeli bir yaklaşımın gerekliliğine vurgu yaptı.

Toplumsal Analiz Ve Yeni Yaklaşımlar
Teknolojik gelişmelerin üretim süreçlerini dönüştürdüğünü ifade eden Goyi, buna rağmen emek, üretim ve ekonomik ilişkilerin toplumsal yapıyı belirlemeye devam ettiğini söyledi. Marksizmin farklı alanlarda yeniden yorumlandığını dile getiren Goyi, özellikle kadın çalışmaları ve ekolojik tartışmalarda bu yaklaşımın etkisinin sürdüğünü kaydetti.
Ulusal mücadeleler açısından da Marksist teorinin etkisine değinen Goyi, birçok hareketin bu düşünceden ilham aldığını belirtti. Marksizmin bir dogma değil, aynı zamanda bir yöntem ve analiz biçimi olduğunu ifade eden Goyi, toplumsal olayları anlamada sunduğu çerçevenin önemine dikkat çekti.
Etkinlik, katılımcıların yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.






